Türkiye’den Tıp Tarihine Geçen Operasyon: 8 Hayat Aynı Anda Değişti! KARACİĞER NAKLİNDE Tarihi Adım... Dr. Demet Erciyes Yazdı...
Türkiye, karaciğer naklinde dünya çapında ses getirecek bir başarıya imza attı. İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde gerçekleştirilen 8’li çapraz karaciğer nakli, 8 hastaya yeni bir yaşam umudu oldu. Prof. Dr. Sezai Yılmaz ve ekibinin gerçekleştirdiği operasyon, Türk tıbbının geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun duyurduğu 8’li çapraz karaciğer nakli, Türkiye’nin sağlık alanındaki en dikkat çekici başarılarından biri olarak kayıtlara geçti. İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde Prof. Dr. Sezai Yılmaz ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyon, yalnızca 8 hastaya umut olmakla kalmadı, Türk tıbbının dünyadaki iddiasını da ortaya koydu. Türkiye’nin karaciğer naklindeki uzun bilim yolculuğu, bugün canlı vericili ve çapraz nakillerde ulaşılan ileri seviye ile yeni bir döneme taşındı.
Doktor Demet Erciyes, tıp tarihine geçen ameliyatı Milliyet'teki köşesinde yazdı... İşte o yazdı... Bazen bir haber sadece sağlık dünyasını değil, bir ülkenin bilimde geldiği noktayı da anlatır. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun açıkladığı, İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde gerçekleştirilen 8’li çapraz karaciğer nakli de işte böyle bir başarı hikâyesidir. Prof. Dr. Sezai Yılmaz ve ekibinin gerçekleştirdiği bu operasyon, tıp tarihinde önemli bir adımdır. Ama bu başarı aslında bugün ortaya çıkan bir hikâye değil. Türkiye’nin karaciğer naklindeki yolculuğu, yıllar önce büyük emeklerle başlayan ve bugün dünya standartlarına ulaşan uzun bir bilim yolculuğudur.
Karaciğer, vücudumuzun sessiz kahramanlarından biridir. Kanı temizler, zararlı maddeleri etkisiz hale getirir, enerji üretimine katkı sağlar ve yaşam için gerekli birçok görevi yerine getirir. Ancak bazı hastalıklarda karaciğer görevini yapamaz hale gelir. İşte o noktada karaciğer nakli, hastalar için yeni bir hayatın kapısını açar.
Genellikle ileri evre siroz hastaları, karaciğer yetmezliği gelişen kişiler, bazı karaciğer tümörleri bulunan hastalar ve ilaçla ya da diğer tedavilerle düzelmeyen ciddi karaciğer hasarları yaşayan kişilere nakil gerekebilir.Karaciğer nakli, hastalıklı karaciğerin yerine sağlıklı bir karaciğer parçasının veya uygun bir karaciğerin yerleştirilmesidir. Bu süreç yalnızca bir ameliyat değildir, büyük bir ekip çalışması, teknoloji, deneyim ve yılların birikimini gerektirir.Bugün Türkiye’nin ulaştığı noktayı anlamak için geçmişte bu alana öncülük eden isimleri de hatırlamak gerekir.Türkiye’de karaciğer naklinin gelişiminde en önemli isimlerden biri hiç kuşkusuz Prof. Dr. Münci Kalayoğlu’dur. Türkiye’nin ilk karaciğer naklini gerçekleştiren hekim olarak tanınan Kalayoğlu, organ nakli alanında yaptığı çalışmalarla dünya çapında saygınlık kazanmış bir cerrahtır. Diğer güçlü isimlerinden biri de Prof. Dr. Yaman Tokat, karaciğer nakli ve hepatobiliyer cerrahi alanında Türkiye’de ve dünyada birçok nakil merkezinin gelişimine katkı sağlayan hekimlerden biridir.Canlı vericiden yapılan karaciğer nakillerinde karaciğerin kendini yenileyebilme özelliğinden faydalanılır. Vericiden alınan karaciğer parçası alıcıda zaman içinde büyüyerek görev yapmaya devam eder. Bu özellik, canlı vericili nakilleri mümkün kılan en önemli faktörlerden biridir.
Bir hasta için gönüllü olan verici tıbben uygun değilse, başka bir hasta-verici çiftiyle eşleştirme yapılır. Böylece birbirine doğrudan uyamayan iki aile arasında karşılıklı nakil gerçekleştirilir.Türkiye bugün organ nakli alanında önemli merkezlere sahip ülkelerden biridir. Özellikle canlı vericili karaciğer nakillerinde elde edilen deneyim, Türk hekimlerinin dünya çapında tanınmasını sağlamıştır.