Varis: Sadece Estetik Bir Sorun mu, Yoksa Damar Sağlığı Uyarısı mı?
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İlknur Cihan, varis hastalığının yalnızca estetik bir sorun olmadığını; damar sağlığının önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, hastalığın nedenleri, belirtileri ve modern tedavi yöntemleri hakkında merak edilenleri anlatıyor.
“Bacaklarımda ağırlık hissediyorum… Akşam olunca sanki kurşun gibi. Ayak bileklerim şişiyor, geceleri kramp giriyor. Aynada mor-mavi damarlar belirginleşti.
Acaba bu varis mi, yoksa sadece yorgunluktan mı?” Bu cümle, hastalarımızdan sıkça duyduğumuz bir başlangıç hikayesi. Gün boyu ayakta kalan, iş gereği uzun süre hareket eden ya da tam tersi, masa başında oturan pek çok kişi benzer şikayetlerle başvuruyor.
Varis, yalnızca estetik bir sorun değil; toplardamar sisteminin kronik bir hastalığıdır.
Varis, toplardamarların içindeki kapakçıkların görevini tam olarak yapamaması sonucu ortaya çıkar.
Normalde bu kapakçıklar, kanın kalbe doğru akışını sağlar. Ancak kapakçıklar zayıfladığında veya hasar gördüğünde kan geriye kaçar (reflü).
Bu geri akım, damar duvarlarını genişletir ve yüzeye yakın damarlar kıvrımlı, belirgin bir hal alır. Yani varis, bacaklardaki dolaşım bozukluğunun gözle görülebilen bir yansımasıdır.
Varis, bazı mesleklerde ve yaşam tarzlarında daha sık karşımıza çıkar:
• Uzun süre ayakta duran veya oturan meslek gruplarında (öğretmen, cerrah, kuaför, hemşire gibi)
• Genetik yatkınlığı olan kişilerde
• Gebelik döneminde
• Fazla kilolu veya hareketsiz yaşam süren bireylerde
Kadınlarda, hormonel faktörlerin etkisiyle erkeklere oranla yaklaşık üç kat daha fazla görülür.
Varis hastaları genellikle şu şikayetlerle başvurur:
• Gün sonunda artan bacak ağrısı, yanma ve ağırlık hissi
• Bilek çevresinde şişlik (ödem)
• Kaşıntı ve ciltte renk değişikliği
• Gözle görülür kıvrımlı damarlar
• Geceleri kramplar
Bazı kişilerde bu belirtiler damar belirginleşmeden bile önce ortaya çıkabilir.
Bu nedenle görünür varis olmadan da “varis hastalığı” gelişebilir.
Varis kendiliğinden geçmez; ancak erken tanı ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir.
Günümüzde modern fleboloji yöntemleri (örneğin köpük skleroterapi, EVLA, EVRF, CLaCS) sayesinde hastalar günübirlik işlemlerle tedavi edilip kısa sürede normal yaşamlarına dönebiliyor.
Artık uzun ameliyat izleri veya günlerce yatak istirahati gerekmiyor.
1. Uzun süre hareketsiz kalmayın; her saat başı kısa yürüyüşler yapın.
2. Varis çorabını doğru ölçüyle, doktor önerisiyle kullanın.
3. Akşamları bacaklarınızı kalp seviyesinin biraz üstüne kaldırın.
4. Günlük su tüketiminizi artırın, sıcak banyolardan kaçının.
En önemlisi, “Benimki sadece estetik bir sorun” demeyin. Varis, damar sağlığınızın bir uyarı sinyalidir.
Unutmayalım; varis, sessiz ilerleyen ama erken fark edildiğinde kolayca yönetilebilen bir damar hastalığıdır.
Bacaklarımız sadece bizi taşımakla kalmaz; hayatın yükünü de taşır.
Onlara biraz dikkat, biraz hareket ve doğru tedaviyle sağlıklı adımlar atmak mümkün.