Günümüzün en korkulan hastalığı

Günümüzün en korkulan hastalığı

Yaşlılıkta en sık görülen sağlık sorunlarından birinin alzheimer ve bunama olduğunu söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Filiz Gözeten Yetiker, yaşlanmanın bir hastalık olmadığını ancak yaşlandıkça hastalık gelişme riskinin arttığını belirtti.

Yaşam sürelerinin uzaması ile yaşlı nüfusun dünya genelinde arttığını ve bunun bir sonucu olarak alzheimer hastalığının önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini belirten Dr. Yetiker, “Yaşlı kişi hayatının sonlarına ulaşmış, yaşamsal fonksiyon kapasiteleri azalmış çevresiyle ilişkisi güçleşmeye başlamış kişidir” dedi. Alzheimer hastalığının en sık görülen demans (bunama) nedeni olduğuna işaret eden Dr. Filiz Gözeten Yetiker, "İstatistiklere göre 60 yaş ve üzeri grupta yüzde 5-11, 85 yaş ve üzeri grupta yüzde 50 oranında alzheimer görülme riski bulunuyor. Alzheimer hastalığı sadece hastaları değil aynı zamanda alzheimer hastalarına bakmak zorunda olan bireyleri içerisine alan oldukça kapsamlı bir sağlık sorunudur. Alzheimer beyin korteksinin sorumlu olduğu üst düzey fonksiyonların bozulması sonucu oluşan, hastaların günlük yaşamlarını alışılagelmiş şekilde sürdürmesini engelleyen, giderek ilerleyen kronik bir hastalıktır” dedi.


En dikkat çekici belirti 'unutmak'


Alzheimer hastalığında ilk ve en dikkat çekici belirtinin ‘unutmak’ olduğunun altını çizen Dr. Yetiker, “Birinci başlangıç evresi, yaklaşık 2-4 yıl sürmektedir. Hastalık dalgınlık ve unutkanlıklar ile başlar giderek ilerleyen unutkanlık, motivasyonda azalma, dürtülerde azalma, kolay üzülme, çabuk heyecanlanma yer zaman algısında bozulmayla özetlenen evredir. Unutkanlık nedeniyle sık sık özel eşyalarını kaybederler, eşyaları koydukları yeri hatırlamakta güçlük çeker ve bunları hatırlamak için listeler yaparlar. Kelime hazineleri kaybolur, objelere karşı isimlendirme bozukluğu yaşarlar, kişilerin önce isimlerini sonra da yüzlerini unuturlar.


Uzak hafıza korunmuş olup hatırlanamayan şeyler için listeler yapılması ve ipuçları verilmesi bu dönemde işe yarar. Bu evrede konuşma daha az akıcı hale gelir ve özellikle karmaşık konular konuşulurken sözcük bulma zorluğu yaşanabilir. İkinci ilerleyici evre; 2-12 yıl sürer. Bulgular genellikle bu dönemde fark edilir ve tanı bu devrede konulur. Bellek bozuklukları belirgindir. Depresyon, sosyal çekilme, ajitasyonlar vardır. Karar vermekte zorlanırlar, araç kullanmakta zorlanırlar. Üçüncü terminal evre; bir yıl veya daha fazla devam eder. Hastalar yakın aile bireylerini tanıyamazlar. Yazılı ve sözlü iletişim kuramazlar, kuşkucu ve güvensiz olurlar. Ajitasyon ve halüsinasyonlar gözlenir sürekli bakım gereksinimi duyulan evredir" ifadelerini kullandı.


Depresyon en sık görülen durum bozukluğu


Alzheimer hastalarında en sık görülen duygu durum bozukluğunun depresyon olduğunu ifade eden Dr. Filiz Gözeten Yetiker, “Buna aşırı huzursuzluk ve anksiyete de eşlik eder. Mutsuz, karamsar, isteksiz, olabilirler. Hastalık ilerledikçe görsel ve işitsel halüsinasyonlar olabilir, psikotik belirtiler ortaya çıkabilir. Alzheimer hastalarının yüzde 75’inde depresyon yüzde 20’sinde saldırgan davranışlar, yüzde 15’inde halüsinasyonlar gözlenir. Tuvalet ve banyo gereksinimlerinin giderilmesinde bağımsızlık giderek azalır. Zamanla yürüme ve denge bozuklukları, düşme, konuşma ve yutma bozuklukları bulguları eklenir. Hastalar günlük yaşamlarında daha önce yapamadıkları rahat konuşmalar, cinsel içerikli uygun olmayan söz ve davranışlar sergileyebilirler” şeklinde konuştu.


'Alzheimer hastalığı için en önemli risk faktörü yaşlanma'


Alzheimer hastalığında rol oynayan etmenlere de değinen Yetiker, sözlerini şöyle tamamladı: “Demansın (unutkanlık) en sık nedeni olan alzheimer hastalığı için en önemli risk faktörü, yaşlanmadır. Diğer risk faktörleri arasında cinsiyet, düşük eğitim seviyesi, ailede demans varlığı, bilinç kaybı oluşturan kafa travması, majör depresyon, vasküler damar tıkanıklıkları, hipertansiyon hiperlipidemi, plazma homosistein düzeyinin yüksek olması, hipotroidi, bazı toksik ve zararlı durumlara maruz kalmak, diyabet sayılabilir. Ayrıca kötü uyku kalitesi, gündüz sürekli uyuklama hali gibi farklı uyku problemlerinin de bilişsel fonksiyonlara zarar verdiği görülmüştür.”

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS