Hasta Bina Sendromu'nda ne yapmak gerekir?

Hasta Bina Sendromu'nda ne yapmak gerekir?

Kapalı ortamlarda yaşayan veya buralarda çalışan insanların sıklıkla baş ağrısı ve üst solunum yolu şikayetlerinin olduğunu sıklıkla duymuşunuzdur. Özellikle kalabalık ve uğultulu ortamlarda aydınlatma ışıkları, toz, gürültü, sigara içimi, atopik hastalık öyküsü ve psikososyal hoşnutsuzluk gibi oldukça farklı faktörler görülebiliyor. Peki, Hasta Bina Sendromu nedir? Hasta Bina Sendromu belirtileri nelerdir? Hasta Bina Sendromu'nda ne yapmak gerekir? İşte Hasta bina sendromu ile ilgili bilmeniz gerekenler…

Kalabalık, aydınlatması zayıf ve sesli konuşmaların bir uğultuya dönüştüğü bir işyeri düşünün. Bir süre sonra da kendinizi yorgun, bitkin, stres altında ve sinirli hissetmeye başlarsınız. Hasta hissiyatına kapılır ve şikayetleriniz artar. Belki de birçoğumuz bu ve buna benzer şikayetler yaşadınız. Bu adı aslında “Hasta Bina Sendromu”.


Hasta bina sendromu, bazı binaların insan üzerinde yarattığı etkilerin hastalık olarak dışa vurumu olarak nitelendiriliyor. İnsanların hastalık şikayetlerinin olması ve binadan uzaklaştıklarında şikayetleri gerilemesi şeklinde seyreder. Şikayetler ani olarak meydana gelir. Gözde kızarıklık, gözde kaşıntı, burun tıkanıklığı, nezle, ciltte iritasyon, baş ağrısı, halsizlik ve nefes darlığı ile seyreder.


Hasta bina sendromundan korunma ve kontrol için yapılması gerekenler arasında hava dağılım hızını artırmak, ısıtma ve havalandırma sistemlerinin standartlara uygun yapılması, eğer güçlü kirleticiler mevcutsa (tuvalet, fotokopi ve printer kullanılan alanlar gibi) havanın doğrudan dışarı atılması gibi önlemler bulunuyor.


Açık ofis dizayn hava temizlenmesi için koruyucu bir yöntemdir. Doğal ışığın girmesini sağlayan tavan pencereleri, teras bahçeleri, karbonmonoksidi ve formaldehidi emen iç ortam bitkileri, binada yaşayanlar arasında iletişimi artırmak, sigara yasağını uygulamak da alınması gereken diğer tedbirlerdir.


Almanya kaynaklı bir alan çalışmasına göre de bina biyolojisinde dikkat edilmesi gerekenler arasında binanın jeolojik olarak uygun yerde olması (yaşam alanları endüstri merkezlerinden ve ana trafik arterlerinden uzakta olmalıdır ve yeterli yeşil alan boşluğu içermelidir), inşaatta doğal, katkısız ve nontoksik malzeme kullanılması, duvarlar, tavan ve tabanların küf oluşumuna yatkın olmaması, zeminin su geçirmez olmasıdır.


Doğal havalanan binalarda çalışanların havalandırmalı binalarda çalışanlara göre her zaman daha az şikayetleri mevcuttur.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS