“Her şeyi sizden daha iyi bilecek çocuğunuz var”

  1. Sağlık
“Her şeyi sizden daha iyi bilecek çocuğunuz var”
“Her şeyi sizden daha iyi bilecek çocuğunuz var”

Eskiye dair genel olarak ne görürsek ‘vayy be’ diye başlarız cümleye. Pişmanlıklarımız, özlemlerimiz, anılarımız canlanır. Mesela; ben en çok sokaklarda özgürce koşmayı özledim...

Nerede o eski çocuklar, ya da çocukluk değil de nerede o eski zamanlar demek lazım. Ne mi değişti? İnsanlar tabi ki.  Ben çocukken, ikindi vakti sokağa çıkıp, akşam ezanı okunasıya kadar, diye ayrıca bir vakit söz konusuydu, işte o vakit eve girerdik. Sokak vakti gelesiye kadar evde kıvrım kıvrım kıvranırdık. Koştururken, bisiklete binerken, ip hoplarken zaman öyle hızlı geçerdi ki, ezanı duyan çocuklar birer birer çil yavrusu gibi evlerine dağılırken yorgun ama gün bitti diye üzgün olurdu. Neden üzgün; çünkü, erkekli kızlı futbol oynarlardı, bisiklete binerlerdi hep birlikte, bir üst mahalleden geçerken çok havalı hissederlerdi kendilerini. Toplanıp çete gibi dolaşınca kendilerini çok güçlü sanarlardı, bizdeki çete anlayışı, kızlı erkekli kardeş gibi gezdiğimizi göstermenin gücüydü.

Her mahallede okul yoktu o zamanlar, biz de başka yere giderdik hem de anayol falan geçerdik. Küçük kardeşimizi elinden tutup dışarı çıkartıp, göz kulak olabilirdik. Şimdi bırakın küçük kardeşini abisine, ablasına emanet etmeyi, kendi çocuğunun üstünden gözünü ayıramıyorsun korkudan. Parklarda, okul çıkışlarında çocuktan çok anne, baba görüyoruz. Sabah ve akşam saatlerinde trafikte okul servisleri dolu. Mecburuz. Şartlar bunu gerektiriyor.

Mahalle dedim evet semt demedim, hiç de utanmadan dedim. Demode mantığına bayılıyorum, bana çocukluğumu anlatıyor, elimizde telefonla, tabletle gezmediğimiz, terden suya batasıya kadar koşturup, toz duman gezdiğimiz günleri, sokaklarda kendimizi özgür ve mutlu hissettiğimiz günleri, akşamları telefonla uyarılmadan eve girme vaktinin akşam ezanı olduğu günleri. Eskiden çocuklar saftı şimdikiler hazır cevap, pek akıllılar diyoruz ya işte o saf günlerimizi özledim ben. Hiç sevmedim bu güvensiz sokakları, okulları, maddiyata dayalı eğitim sistemini, sosyal yaşantıyı. Sosyalleşmenin alışveriş merkezine gitmek olmadığı zamanı istiyorum. Modern dünyaya ayak uydurmaya çalışırken yoruluyorum. Folik asit çocuklarımızın zekâsına aklım ermiyor çoğu zaman. 4 yaşındaki çocuğumun verdiği cevaplar karşısında afallayıp kalıyorum. “Göktuğ hastalanmışsın, geçmiş olsun.” “ Evet, çok teşekkür ederim, yeterli beslenemediğim için bağışıklık sistemim çökmüş.” Bize geçmiş olsun dediklerinde, cevap verirken utanırdık, annemizin arkasına saklanırdıkJ . Şimdi çatır çatır alıyorsun cevabını en bilimselinden.

Özlemlerim geri mi bırakıyor beni şu andan, hayır tabi ki. Akıllı telefonlar, tablet ve teknoloji gerçeği… Her şeyi bilmek zorundayız, çünkü evde sizden daha iyi bilmeye hazır çocuğunuz var ve onu kollamak için teknolojiyi, moda olan her mecrayı yakın takibe almak zorundasınız. Sadece çocuk için demek de yanlış çünkü, sohbetler, yaşam tarzları hep yeni nesile uygun, çağa ayak uydurmak gerekiyor, ama abartmadan…

Çocuğumu hiçbir zaman sokaklarda özgürce oynamasına izin veremeyeceğim, en azından hükmümün sürdüğü yere kadar yakın takip, sonrası uzaktan. Her daim gölgemin üstünde olması gerekiyor, çünkü benim gölgemin olmadığı yerlerde acımasız başka gölgeler olabilir. Tam olarak ne zaman bu kadar korkak, paranoyak olduk bilmiyorum ama ortalıkta bu kadar pedofilik durumlar, vicdansız insanlar olduğu sürece çok rahat olmamak gerekecek. Belki de en başa dönüp insanlar ne zaman bu kadar kötü, acımasız olmaya başladı, bunu araştırmak gerekir.

Çocukla çocuk olup, eğitimi de sıfırdan geri alıp, birlikte başlamak en doğrusu diye düşünerek ben kendi ayarlarımı sıfırladım. Yeni neslin, teknolojinin hızına başka türlü yetişemeyeceğime karar verdim.

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS