Koronavirüse karşı bu önerileri günde iki kez tekrar edin!

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu Hürriyet'teki köşesinde koronavirüsten korunmak için yapılması gerekenleri anlattı.



Hepimiz her şeyi öğrendik. Hepimiz yeterince bilgilendik. Ama tecrübeler ve gözlemlerim bana “Tekrarda fayda var Osman Hoca” diyor. İsterseniz gelin, “Sıkıldık artık hocam” filan demeyi bırakın ve şu on emri günde en az iki kez tekrar edin. İşte o mühim ayrıntılar, daha doğrusu emirler...

İLK BEŞ

1) Mümkünse zorunlu olmadıkça evden çıkma.

2) Evinde de hijyene uymaya devam et.

3) Misafir kabul etme. Misafirliğe gitme. Aile büyüklerini ziyareti ertele.

4) Alışverişe erken saatlerde, marketler tenha iken git. Sırada beklerken 2 metre mesafesine uy. Market ürünlerinin ambalajlı olanlarını tercih et. Sadece satın alacağın ürüne dokun. Seçmece ürünlerden uzak dur. Para değil, kredi kartı kullan.

5) Eve dönüşlerde ayakkabını kapıda bırak. Elini dikkatle yıka ya da dezenfekte et. Alışveriş paketlerini eve sokma veya süratle çöpe atmaya çalış. Elbiselerini çıkar ve balkonda havalandır. Mümkünse ev halkıyla temas etmeden evvel duş al.

İKİNCİ BEŞ

1) Evde hijyeni sürdür. Aileni koru. El ve beden temizliğini, evi sık sık havalandırma tedbirini sürdür.

2) Uykuna özenli ol. Dinlenmeyi unutma. Beslenmeyi sürdür ama abartma. Protein zengini bitkisel ve hayvansal besinlerle vitamin, mineral, antioksidan zengini sebzeler ve meyveleri tercih et.

3) Bilinçsiz takviye alma. İmkânın varsa D vitamini takviyesi almayı düşün.

4) Sakin, mutlu, huzurlu, eğlencesi eksik olmayan olumlu beklentilere yönel. Panik yapma, korkma, endişeli olma. Evde güzel vakit geçirebileceğin bahaneler oluştur. Hafif egzersiz çalışmaları yap ki bedenin güçlü kalsın.

4) Sakin, mutlu, huzurlu, eğlencesi eksik olmayan olumlu beklentilere yönel. Panik yapma, korkma, endişeli olma. Evde güzel vakit geçirebileceğin bahaneler oluştur. Hafif egzersiz çalışmaları yap ki bedenin güçlü kalsın.

5) Ateş, boğaz ağrısı, öksürük, nefes darlığı, kas eklem ağrıları beşlisinden ikiden fazlası varsa tıbbi yardım iste. İzolasyon ve sosyal mesafeyi anında uygulamaya geçir ve test için ilgili yerlere bilgi ver.

Hangi el daha güvenli

Temizliğine gereken özen gösterilen, belirli aralıklarla sabunlu suyla bir güzel ovularak temizlenen veya dezenfektan sıvılar, kolonyalarla virüslerden arındırılan ellerin ikisi de tabii ki güvenli. Ama soru “Hangi el?” olunca öncelik “sağlak” iseniz sol, “solak” iseniz sağ elinizde olsun. Kapı koluna dokunurken, bir cisim alırken vs zaman zaman bu yolu deneyin. Nedeni şu: Koronavirüs solunan havadan ziyade virüsle kirli yüzeylere dokunan ellerden ağız ve buruna giriyor. Ağız, burun ve yüzle normalde kullandığınız elin daha sık temas edebileceğini unutmayın. Zaman zaman öbür elinizi de kullanmaya çalışın.

Sakal bıyık risk mi

Bu soruyla ilk defa NTV’deki programımda karşılaştım. Sonrası yeni ve çakma sağlık kaynağımız “sosyal medya”dan geldi. Barcelona’nın yıldız futbolcusu Messi’nin bulaşma riskini azaltmak için sakallarını kestiğini açıklamasını takiben sakal kesme uygulaması neredeyse koronavirüs salgınından daha da hızlı yayıldı. Peki doğru mu? Etkili mi? Benim yanıtım “Hayır”. Sakallı biri olmanız belki “el-yüz teması” olasılığınızı arttırabilir ama sakalınız virüslerin olasılığını etkilemez. Karar “bilimsel” değil, “kişisel” bir tercihtir.

Muhteşem Süleyman boşuna söylememiş

İtalya’da koronavirüs teşhis edilen ve ‘Bay Mattia’ rumuzlu ülkenin ‘1 numaralı’ hastası tamamen iyileşerek evine döndü. Taşıdığı virüsü hamile eşi, babası ve tedavisini üstlenen doktorlara da bulaştıran Mattia, iki haftadan daha uzun bir süre yoğun bakımda solunum destek tedavisi de gördü. Eve dönerken gazetecilerin “Ne diyeceksiniz?” sorusuna verdiği yanıt çok önemli: “Rahatça nefes alıp vermek ne güzel şeymiş!” Neredeyse 500 yıl sonra muhteşem Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın dediği noktaya yeniden gelmek ne acı... Bu salgın sağlığımızın kıymetini bize yeniden öğretti. Alınacak ilk ders budur.

Kimler daha dikkatli olmalı

Koronavirüsün sistemik etkilerinin yaşamı tehdit edebilen tatsız sonuçları var. Zatürre/akut ve ağır solunum yetmezliği bunların en önemlisi. Eldeki veriler bu gibi tatsız durumlara, özellikle de kalp-damar hastalarında, sigara içenlerde, şeker hastalığı veya KOAH tanısı bulunanlarda ve hipertansiyonu olanlarda durum çooook daha riskli. Bu gibi sorunları olanların “Evde kal” çağrısına aksatmadan uymaları şart.

Tat ve koku kaybına dikkat
Covid-19 enfeksiyonunda ateş, boğaz ağrısı, öksürük, nefes darlığı ve daha az oranda da ishal, karın ağrısı gibi işaretler var. Sanırım Hürriyet’te geçen hafta yazdığımız “tat ve koku duyusu kaybı” da giderek öne çıkan bir belirti haline geliyor. Önce bir Alman viroloji uzmanından gelen bu uyarı, şimdi İngiliz ve Amerikalı uzmanlarca da onaylandı. Amerikalı ve İngiliz uzmanlar sadece koku veya tat kaybı olanların da koronavirüs taşıyıcısı olabileceklerini belirtiyorlar. Basit ve önemli bir bilgidir, akılda tutulmalıdır.
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS