Koronavirüsle ilgili merak edilenler

Koronavirüsle ilgili merak edilenler

Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Selda Kömeç, Corona virüsü hakkında bilinmesi gerekenleri ve merak edilenleri sizler için anlattı.

 

Koronavirüsler memelilerde ve kuşlarda enfeksiyon yapabilen, birçok alt tipi bulunan virüslerdir. İlk defa 1960 yılında etken saptanmıştır. İnsanda enfeksiyon yaptığı bilinen 7 alt tipi mevcuttur. Bunlardan özellikle SARS-CoV ve MERS-CoV geçmişte salgınlara neden olmuştur. En son olarak da 12 Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde çıkan yeni adıyla COVID-19 alt tipi de maalesef salgınlara neden olmuştur. 10 Mart 2020 tarihi itibarı ile Dünyada 84 ülkede, 113 bin 584 kişiye bulaştı, salgında şimdiye dek 3 bin 996 kişi hayatını kaybetti. COVID-19 salgını, enfekte vaka sayısı, can kaybı ve yayılma hızı bakımından son 20 yılda etkili olan Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu (SARS) ve Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) gibi koronavirüs salgınlarından daha şiddetli bir etki gösterdi.

Hastalık belirtileri nelerdir?

Genelde enfeksiyon, bulaştan 5 gün-2 hafta sonra belirti vermeye başlar. Virüs diğer gribal enfeksiyonlar gibi öksürük, aksırık yolu ile havaya yayılan damlacıklardan bulaşır.

Hastada ateş, titreme, burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı görülür. Bazen bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi mide-bağırsak şikâyetlerine de neden olabilir. Genelde hastalık hafif seyreder. Bazıları enfekte olur ama hasta olmaz. Çoğu hasta (%80) hiçbir tedavi almadan iyileşir. Fakat hastalanan 6 kişiden birinde belirtiler biraz daha ağır seyreder ve tedaviye ihtiyaç duyulur.

Bağışıklık sistemi hastalığın üstesinden gelemezse ve durum ilerlerse dispne (solunum sıkıntısı) ve pnömoni (akciğer enfeksiyonu) oluşabilir. Daha ağır vakalarda çoklu organ yetmezliği ve ölüm görülmektedir. Ağır hastalık tablosu daha çok, kalp ve akciğer hastalığı, kanser veya şeker hastalığı, bağışıklık sistem yetersizliği olanlarda görülür.

Tanısı için testler var mı?

Hastalıktan şüphelendirecek spesifik bir laboratuvar testi yoktur. Klinik olarak şikâyetlerin varlığı ve salgın olan bölgelere seyahat hastalıktan şüphe etmenin tek yoludur. Tanıda virüs RNA’sını saptamaya yönelik testler vardır ancak bunlar rutinde uygulanabilir değildir. Çünkü hem pahalı hem de sonuçlanma süresi uzun olan testlerdir. Sağlık Bakanlığı Coronavirüs rehberi yayınlamıştır. Şüpheli vakalardan alınan örnekler bu rehberdeki laboratuvarlara gönderilerek çalışılmaktadır.

Tedavisi var mı?

Koronavirüs için kullanılabilecek spesifik bir antiviral tedavi yoktur. Antibiyotikler de tedavide etkisizdir. Şikâyetlere yönelik (ateş düşürücü, öksürük ve burun akıntısı ilaçları, vb) tedavi verilir. İstirahat, dengeli beslenmek ve evde kalmak hastalığın kısa sürede geçmesinde etkilidir. Sonuçta hastalığı tedavi edecek tek şey aslında vücudun bağışıklık sistemidir. Solunum sıkıntısında solunum desteği verilerek, gerekirse de yatarak tedavi edilmelidir.  Aşı çalışmaları devam etmekle birlikte henüz bir sonuca varılmamıştır.

Korunmak için ne yapmalıyız?

Vücudun bağışıklık sisteminin üst düzeyde tutmak hastalık bulaşından korunmak için önceliklidir. Dengeli beslenme, düzenli uyku, stresten uzak durmak, egzersiz yapmak, hijyen kurallarına uymak, sigara ve alkolden uzak durmak bu açıdan önemlidir. Özellikle ellerin sık sık yıkanması, öksürük ve hapşırık durumunda mendil kullanılması, yabancı yüzeylerle temastan sonra ellerin yüze, buruna, ağza ve gözlere temas ettirilmemesi gereklidir. Hasta olan kişilere 1 metreden fazla yaklaşılmamalıdır. Hasta kişilerden ve kapalı mekânlardan mümkün olduğunca uzak durulması gerek Coronavirus gerekse diğer virüs enfeksiyonlarından korunmada etkilidir.

Özellikle salgın olan ülkelere ziyaret etmiş kişilerin 14 gün içinde sağlık durumlarında değişiklik olduğu, yüksek ateş, öksürük, hapşırık ve solunum sıkıntısı geliştiğinde sağlık kurumuna müracaat etmeleri gerekmektedir. Burada en önemlisi toplumsal bilinç geliştirmektir. Sadece kendimizi değil başkalarını da korumalıyız. Hasta kişilerin, ister koronavirüs olsun isterse diğer viral etkenler, başkalarına bulaştırmamak için de dikkat etmesi gerekir. Bulaş zincirini kırmak bu şekilde sağlanır.

Ülkemiz için tehlike yaratır mı?

Şu anda Dünyada birçok ülkede, hatta bize komşu olan ülkelerde de salgınlar görülmektedir ve ölümlere de neden olmuştur. Bulaş yolunun çok kolay olduğu ve dünyanın ulaşım araçları ile ne denli küçük olduğu da düşünülürse ülkemiz de aynı şekilde risk altındadır. Son bilgilere göre haziran aylarına kadar bulaşların devam edeceği ön görülmektedir.

COVID-19 cansız ortamda yaşayabilir mi?

Eldeki bilgilere göre COVID-19’un dış ortam koşullarındaki cansız yüzeylere el ile temas sonrası eller aracılığı ile bulaşma olasılığı zayıf olduğu kabul edilmektedir. Ancak canlı ya da cansız yüzeylere temas ettikten sonra ellerin yıkanması ya da alkol bazlı el dezenfektanları ile temizlenmesi çok büyük önem taşımaktadır.

Sonuçta;

Unutulmaması gereken COVID-19 yeni saptanmış bir virüstür ve tam olarak bütün özellikleri anlaşılamamıştır. Takip eden günlerde daha fazla bilgi elde edilecek, belki de spesifik antiviral tedavi ve aşı geliştirilebilecektir. Bu zamana kadar bağışıklık sistemini güçlü tutmak, özellikle el hijyenine dikkat etmek ve hasta kişiler ve kalabalık ortamlardan uzak durmak önemlidir.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS