Koroner arter hastalığı ve tedavisinde önemli noktalar

Koroner arter hastalığı ve tedavisinde önemli noktalar

Koroner damarların tıkanması sonucu kalp krizi riskinin meydana geldiğini belirten Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, koroner arter hastalığının tedavisindeki önemli noktaları sizler için anlattı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Günümüzde hepimizin bildiği gibi kalbi besleyen koroner damarların tıkanması sonucu kalp krizi meydana gelmektedir. Koroner anjiografi çekilmesiyle %70 ve daha fazla oranda darlık olan koroner atardamar tespit edilip müdahale planlanır. Bu müdahale stent (genişleterek açan tel kafes) yerleştirilmesi veya koroner bypass ameliyatı şeklinde olmaktadır. Genellikle de birden fazla koroner atardamarda yaygın lezyon olursa ameliyat önerilir.

Koroner arter anatomisi, sol ve sağ çıkıştan orjin alan ve solda ikiye ayrılan üç ana arter ve bunların yan dallarından oluşmaktadır. Aterosklerotik (kolesterol plakları) lezyonlar koroner arteri bazen tam tıkayabilir, sonucunda da eğer bu uzun yıllar içinde gelişmişse beslediği alana diğer dallardan kollateral (yan dallar) oluşur ve belirti vermeyebilir veya hafif göğüs ağrıları olur. Tesadüfen koroner anjiografide tespit edilir. Bu nedenle her zaman myokard infarktüsü (kalp krizi) ortaya çıkmayabilir. Kriz olsun veya olmasın darlık olan arterdeki lezyona müdahale gereklidir.

Diyabet, hiperkolesterolemi, sigara içme, obezite (şişmanlık) , sedanter yaşam (hareketsizlik) ve genetik yapı koroner arter hastalığı riskini yükseltir. Bu hastaların mutlaka koroner anjiografi kontrolünü yaptırmaları kalp krizi riski yaşamasını önler. Yani kalp beslenmesinin bozulması (myokard infaktüsü) olmadan tespit edilmesi ameliyatın riskini azaltır ve ameliyattan daha fazla fayda görmesini sağlar.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Haberlerimizi Google'da takip edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Hastaların ameliyata hazırlanma aşamalarında antiagregan (kan sulandırıcı ilaçlar) tedavisi kesilir, fakat kalp krizi riski varsa yani tıkalı arterdeki lezyon kritik ise cilt altı kan sulandırıcı ilaçla tedavisi devam ettirilir. Şahdamarı ultrasoundu çekilir ve solunum egzersizleri başlanır. Günümüzde koroner bypass ameliyatları darlık veya tıkanıklık olan damar sayısı, yeri ve arter çapına göre minimal invaziv ve/veya çalışan kalpte yapılabilir.

Minimal invaziv (az hasarlı küçük kesi) yöntemler koltukaltı, meme altı, parsiyel sternotomi (kısmi iman tahtası kesisi) gibi hastanın fiziki yapısı da göz önüne alınarak tercih edilir. Amaç arterdeki tıkanıklığın ilerisine ana atardamardan kan akımını sağlayacak yeni damar grefti oluşturmaktır. Greft olarak genellikle bacaklardan alınan toplardamar kullanılır ve bu toplardamarın çıkarılırken hasar görmemesi, çekiştirilmemesi, esnetilmemesi çok önemlidir, çünkü damarın içyapısındaki doku çok hassastır ve hasarlanırsa kısa zamanda tıkanmasına neden olabilir. Hastaların bacakta çok büyük kesi olmaması için tercih nedeni olan endoskopik safen çıkarılması bu nedenle çok doğru olmayabilir. Bu toplardamar hemen cilt altında seyrettiği için kapatılması sonucu komplikasyon olmaz ve skar dokusu kısa sürede belirsizleşir. Diğer taraftan göğüs içi arter olan LIMA (sol internal mammarian arter) özellikle kalbin ön yüz koroner arterleri (LAD, Diagonal arterler) için tercih edilir. İyi yapılan anastamoz sonucu patent kalma oranı yüksektir fakat çapı ve akımı çok iyi olmadığı için yapılan bacak toplardamarı da tıkanır düşüncesi doğru değildir.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Koroner bypass ameliyatları sonrası erken mobilizasyon (ayağa kalkma ve hareket), erken günlük yaşama dönme büyük önem taşır. Bu nedenle genellikle 5-6 günlük hastane yatışı sonrasında taburcu olan hasta günlük yürüyüş gibi egzersizlerini aksatmamalı fakat yorulunca da aşırıya kaçmamalıdır. Kolesterol yönünden zengin besinlerden kaçınmalı, sigara kesinlikle içmemelidir. Diyabet hastaları kan şekeri kontrolünü iyi takip etmeli ve stabilleşmesini sağlamalıdır. Yıllık ve aylık kontrollerini de aksatmaması önemlidir. Unutmayalım ki erken teşhis hepsinden önemlidir.

Sıradaki Haber
Sıradaki Haber