Meme kanseri sonrası lenfödemden korunmak için 10 etkili yöntem

Meme kanseri sonrası lenfödemden korunmak için 10 etkili yöntem

Meme kanseri olan her 4 kadından 1’inde görülen lenfödem sıklıkla kolda şişlik, ağrı, ciltte sertlik ve hareket kısıtlılığı ile ortaya çıkıyor. Kadınların yaşam konforunu azaltan bu sorun, tedavide geç kalınması durumunda kalıcı hale gelebiliyor. Prof. Dr. Gülten Karaca, lenfödem hastalığı ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Meme kanseri kadınlar arasında en sık görülen kanser türleri arasında ilk sırada yer almakta ve görülme oranı gittikçe artmaktadır. Meme kanserinde koltukaltı lenf bezlerinin tümör tarafından basıya uğraması, cerrahi tedavi sırasında ilgili lenf bezlerinin alınması ya da tümörün tedavisi sırasında uygulanan radyoterapi nedeniyle lenfatik akışın bozulması el-ön kol ve kolda lenfödeme yol açmaktadır. Meme kanseri tedavileri sonrasında her 4 kadından birinde lenf ödem görülmektedir.


Dolaşım sisteminin önemli bir parçası olan lenfatik sistem, bağışıklık fonksiyonları açısından hayati önem taşımaktadır. Lenfödem, çeşitli nedenlerle lenfatik akıştaki bozulmayla proteinden zengin sıvının hücrelerarası alanda birikerek su çekmesi ile kol ve bacaklar başta olmak üzere yüz veya boyunda lenf sıvısının birikmesiyle meydana gelmektedir. Travma, hamilelik, obezite, enfeksiyon ve aşırı yük taşımakla birlikte tetiklenebildiği gibi, çoğunlukla kanser hastalarında görülmektedir. Önlenebilir bir hastalık olan lenfödem, başladıktan sonra ilerleyici ve kronik hale gelerek yaşam kalitesini bozmaktadır.


Bu belirtilere dikkat!


Lenfödem genellikle kendini el üstünde ve kolda şişlik, ağrı ve kol hareketlerinde kısıtlılık şikayetleri ile göstermektedir. Bununla birlikte etkilenen koldaki deri sertleşmektedir. Tırnak batması, cilde travma gibi tetikleyici nedenlerle lenfödemli kolda selülit adı verilen enfeksiyon da görülebilmektedir. Bu gibi durumlarda ısı artışı, sızlama, ağırlık hissi, karıncalanma, kızarıklık ve daha şiddetli ağrıya rastlanılmaktadır.


İki kol arasındaki ölçüm farkı lenfödemin derecesini belirler


Hastalığın tanısının konulması için hastanın iki kolunun belirli bölgelerinin çevre ölçümleri yapılmaktadır. Ölçümlerde iki santimden fazla fark çıkması lenfödem olarak değerlendirilmektedir. Bu farkın 6 santim ve üzerinde çıkması ise ağır derecede lenfödem olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte derinin görünümü, ısı artışı, lenfödem veya selülit oluşumu, teşhis için önemli bulgular arasında yer almaktadır. Bu şikayetleri yaşayan hastaların Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzman hekimine başvurması gerekmektedir. Ayrıca hastalara onkoloji, radyasyon onkolojisi ya da genel cerrahi kliniğinde tedaviler sırasında el veya kol bölgesinde şişlik oluşabileceği bilgisinin önceden verilmesi gerekmektedir.


Lenfödem tedavisinde kullanılan çok bileşenli bir tedavi yaklaşımı olan "Kompleks Boşaltıcı Tedavi” uygulamaktadır. Kompleks boşaltıcı terapi; manuel lenfatik drenaj, bandajlama, egzersiz ve cilt bakımından oluşan hasta eğitiminin kombinasyonundan oluşmaktadır. Bu tedavi yöntemleri; Lenfödem eğitimi sertifikası olan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı ve Lenfödem Fizyoterapisti tarafından uygulanmalıdır. Kompleks boşaltıcı terapi ile koldaki şişliğin azaltılması ve kazanılan durumun korunması amaçlanmaktadır. Bu yöntem masaj salonlarında yapılan sıradan gevşeme masajlarıyla aynı anlama gelmemektedir.


Manuel Lenfatik Drenaj: Manuel Lenfatik Drenaj (MLD) hafif, yavaş, ritmik hareketlerle hafif basınç uygulayarak birikmiş olan lenfatik sıvıyı, sağlam lenfatik yolları kullanarak dolaşıma katmayı sağlamaktadır. Diyafram solunumuyla kombine edilmektedir.


Kompresyon Terapisi: MLD sonrası lenfödemli kola kompresyon bandajı uygulanarak ödem azalmasının devamlılığı sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu işlem, parmak ucundan başlayarak, yukarıya doğru azalan basınçla çok katlı bandajlama şeklinde uygulanmaktadır. Lenfödemi azaltıcı egzersizlerin bandajlı halde yapılması önem taşımaktadır.


Egzersiz: Lenfödem egzersizleri kas aktivitesini artırarak lenfatik ve venöz dönüşü artırmaktadır. Bu işlem kompresyon bandajları veya kompresyon giysisi hastanın üzerindeyken yapılmalıdır. Hastanın egzersiz kapasitesine, önceki spor geçmişine ve var olan kas kuvvetine göre kişiye özel planlanan aerobik kuvvetlendirme ve solunum egzersizleri önerilmektedir. Diyaframatik solunum egzersizleri lenfatik dönüşü artırmaktadır.


Deri ve Tırnak Bakımı: Lenfödemde cilt kuru, çatlamış ve bölgesel bağışıklık sistemi de bozulduğu için enfeksiyonlara yatkın durumda olmaktadır. Bu nedenle deri hijyeni ve tırnak bakımının iyi olmaması selülit adı verilen enfeksiyona ve mantara sebep olabilir. Mineral yağ bazlı sabunlarla günlük temizlik, derideki pullanma ve bakterilerin giderilmesi sağlanmaktadır.


Lenfödemden korunma yöntemleri


1. Cilt her zaman temiz tutulmalı ve iyice kurulanarak ıslak bırakılmamalıdır.
2. Kesikler, kedi ve köpek tırmalaması, sinek ya da böcek sokmaları gibi enfeksiyona yol açacak travmalardan korunulmalıdır.
3. Lenf bezi alınan koldan kan aldırılmamalı, enjeksiyon yapılmamalı ve tansiyon ölçülmemesine dikkat edilmelidir.
4. İç çamaşırı, kıyafet ve takılar lenf dolaşımını engelleyecek kadar sıkı olmamalıdır.
5. Ütü, süpürme, el işi, ağır yük kaldırma gibi uzun süreli ve yoğun aktivitelerden kaçınılmalıdır.
6. Doktor tarafından planlanmış uygun egzersizler yapılmalı, kol uzun süre hareketsiz bırakılmamalıdır.
7. Lenfödem riski olan kol üzerine yatılmamalıdır.
8. 8-Etkilenmiş elin tırnaklarını keserken deri kesilmemeli, manikür yaptırılmamalıdır.
9. İstenmeyen tüyler tıraş makinası yardımıyla alınmalı, jilet kullanılmamalıdır.
10. Lenfödemi olan hastalar sıcak su, hamam, sauna ve kaplıca suyuna maruz kalmamalı ve güneşlenmemeye özen göstermelidir.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS