Migren ataklarına, yoğun baş ağrılarına alternatif çözüm

A A

19.03.2022 - 11:21

Migren toplumda görülen baş ağrısının en sık sebeplerinden biridir. Çocuklar dahil her yaş grubunda gözlemlenebilen bu ağrılı durum özellikle doğurganlık dönemindeki kadınlarda daha sık görülüyor. Migren nedeniyle günlük hayatın yanı sıra, çalışma ve eğitim hayatında ciddi zorluklar çekilebiliyor. Düzenli yaşam, migrene karşı doğru beslenme ile atakların sıklığı ve yoğunluğu azaltılabiliyor. Kronik baş ağrısı ve migren atakları için yapılan botoks uygulaması, ilaca karşı duyarlılığı olan hastalar için alternatif çözüm olmuş durumda.

Migren ataklarına, yoğun baş ağrılarına alternatif çözüm

Migren tipi baş ağrısı toplumun genelinde sıklıkla görülen şikayetler arasında yer alıyor. Çocuklar dahi, her yaş grubunda gözlemlenebilen bu ağrılı durum özellikle doğurganlık dönemindeki kadınlarda daha sıklıkla görülüyor.

Migren ataklarına eşlik eden durumlar genellikle bulantı, kusma, ışık, ses ve kokuya karşı hassasiyet.

Tedavisi mümkün olan migren için migren botoksu, ilaç kullanmak istemeyen, çoklu ilaç kullanan veya ilaçlara karşı duyarlığı olan hastalar için alternatif bir tedavi yöntemi.

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkü Figen Demir "Özellikle üretkenlik döneminde kadınlarda daha sıklıkla karşımıza çıkan migrende bu farklılığın temel sebebi hormonal döngüdeki fizyolojik değişimler" diyor.

Bugün için neden olduğunu bilmediğimiz migrenin genetik geçişi ile ilgili elimizde güçlü deliller bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Demir, "Bu durum o kadar belirgindir ki, migrenli bireylerin ailelerinde bu ağrılı durumdan şikayet eden en az bir kişinin daha olması sıklıkla karşılaştığımız bir özelliktir." diyor.

Doç. Dr. Demir, "neden oluştuğu ile ilgili yeterli bilgimiz olmamasına karşın tetikleyici unsurlardan da söz edebiliriz" diyor.

Özellikle migrenle uzun süredir mücadele ettiği için farkındalıkları oluşmuş olan hastalar ağrılarını tetikleyen faktörleri çok iyi tanımlayabiliyor.

Bunların başında uykusuzluk, açlık, stres, ıslak saçla dolaşmak, lodos, havasız ortam, susuz kalmak ve bazı gıdalar geliyor.

Tetikleyici gıdalar hastadan hastaya farklılık gösterebiliyor. Bunların arasında özellikle mayalı içecekler, alkol, çikolata, kabuklu deniz ürünleri yer alıyor.

Migren düzensizlik ortamında ortaya çıkma eğiliminde bir rahatsızlık. Bu nedenle tedavide öncelikle atakları tetikleyen unsurlardan korunulması yanında mümkün olduğu kadar düzenli saatlerde uyunup uyanılması gerekiyor.

Özellikle hafta sonları standart uyku süresinden daha fazla veya eksik uyumak da ağrı tetikleyicisi olabiliyor.

Ayda 2 atak veya 48 saatten daha az ağrılı olan hastalar seyrek ataklı olarak nitelendiriliyor ve analjezik tedavi ile şekillenen atak tedavisi ile takip ediliyorlar.

Standart ağrı kesiciler ile ağrıları geçmeyen hastalara normalde ağrı kesici olmayan fakat migren ağrılarını sonlandırabilin triptanlar denilen ilaçlar seçilmiş hasta gruplarında kullanılabiliyor.

Bu ilaçların hekim tavsiyesi ile kullanılması gerekli, çünkü kullanılmaması gereken, yani kontendike olduğu hasta grupları da mevcut!

Günlük ağrı kesici kullanımı ağrıların daha da şiddetli ve geçmeyen hale gelmesine neden oluyor.

Son 3 ayda, ayda 15 günden fazla ağrılı gün sayısı olması halinde kronik migrenden bahsediliyor.

Kronik migren uzun yıllardır hastalığa sahip olmak dışında çeşitli sebeplerden dolayı oluşabilir.

Özellikle günlük ağrı kesici kullanımı ağrıların daha da şiddetli ve geçmeyen hale gelmesinin baş nedeni olarak sayılabiliyor. Belli bir noktadan sonra ağrı kesici alımı ve ağrı kısır bir döngü içine giriypr; kişi ağrısı arttığı için ağrı kesici alır, ağrı kesici aldığı için ağrılar daha şiddetleniyor.

Bu nedenle aşırı ağrı kesici kullanımının da önüne geçmek amaçlı sık ağrısı olan hastalarda uzun sürebilen koruyucu tedavi programı uygulamak gerekiyor. Bun tedaviler için de temelde, depresyon, hipertansiyon, aritmi, epilepsi için kullanılan bazı ilaçları etkilerinden faydalanmak amaçlanıyor.

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkü Figen Demir, uzun süreli ilaç kullanımı yerine alternatif tedavi olarak migren botoksunu öneriyor; "Bu tür uzun süreli koruyucu ilaç tedavilerine ek olarak botoks enjeksiyon tedavi yöntemi de uzun yıllardır kullanılan güvenli alternatiflerden biridir." diyor. 

Bakterilerden elde edilen bir çeşit protein olan botoks, uygulandığı bölgede kaslarda geçici bir zaaf oluşturuyor. Bu mekanizması nedeniyle, estetik amaçlı kırışıklık görünümünü azaltmak için özellikle estetik doktorları tarafından sıklıkla kullanılıyor.

Migrende ise aynı mantıkla tetikleyici olan belli kas gruplarını hareketsiz bırakarak ağrının uyarılmasını engellemek amaçlanıyor
Migren tedavisi için yapılan botoks enjeksiyonları, genel itibariyle estetik amaçlı kullanılan noktalardan farklı; alın şakak, kafanın arkasındaki çıkıntılar ense ve boyun gibi belirli standart 31 noktaya yaklaşık 1,5 flakon uygulama yapılıyor. Bu nedenle bu işlemin sadece nöroloji uzmanlarının kontrolü dahilinde yapılması gerekiyor.
Uygulama öncesi lokal anestezik maddeler kullanılabiliyor ancak genel olarak ağrısız kabul edilebilecek bir işlem.
15-20 dakikada uygulama yapılıyor.
1 hafta sonra etkisi görülmeye başlanıyor ve yaklaşık 4-5 ay etkinliği devam ediyor.
Botox tedavisi için tek handikap ise etkinlik süresi bitiminde tekrarlayan uygulama gerekliliği.
Migren için botoks işlemi yapılamayan bazı hasta grupları var.

Gebelerde, emzirenlerde, kas hastalığı veya botoks alerjisi olanlarda kullanılamıyor.

Özellikle çoklu ilaç kullanan veya ilaç kullanmak istemeyen hastalar için uygun bir alternatif.