Osmanlıda da kullanılıyordu: Bentonit kili ne işe yarıyor?

Osmanlıda da kullanılıyordu: Bentonit kili ne işe yarıyor?

Bentonit kili, Osmanlı döneminde 'yaşayan toprak' adıyla anılıyor ve salgın hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla kullanılıyordu. Corona virüs salgını ile birlikte adı yeniden gündeme gelen bentonit kilinin bağışıklığı güçlü hale getirdiği belirtiliyor. Peki, bentonit kili nedir? Bentonit kili nasıl kullanılır? Bentonit kilinin faydaları nelerdir? İşte cevabı...

Çağın hastalıklarının incelenmesinde bir önceki yüzyıla nazaran çevresel faktörler önemli bir yer tutuyor. Solunan havada, tüketilen gıdalarda ağır metal toksinleri olarak anılan cıva, kadmiyum, benzen, kurşun gibi maddeler bulunabiliyor ve metabolizmaya karışan bu tür maddeler, çeşitli rahatsızlıklara neden olabiliyor.

Aynı şekilde endüstriyel gıdalardaki genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), üretimde kullanılan tarım ilaçları ve yapay şekerler de vücutta birikerek toksik maddeye dönüşebiliyor.

Vücutta biriken bu toksik maddeler sindirim sistemi rahatsızlıklarından depresyon ve cilt sorunlarına kadar pek çok hastalığa neden olabiliyor.

Bir tür volkanik kil olan bentonit kil ise içeriğindeki elektromanyetik negatif yük sayesinde bakteriyel ve toksik maddeleri güçlü bir şekilde tutarak vücut dışına atma özelliği ile tavsiye ediliyor.

Bentonit kili, hem ağız yoluyla alınarak hem de cilde sürülerek kullanılabiliyor. İçilebilir bentonit kil, vücuttaki zararlı patojenlere bağlanarak bu zararlı maddelerin bağırsaklardan kan dolaşımına karışmasını engelliyor ve vücuttan atılımını kolaylaştırıyor.

Sıvı olarak tüketilebildiğinde kolon temizliği, mide rahatsızlıklarının giderilmesi, mineral takviyesi ve detoks için kullanılabiliyor.

Cilt maskesi, kil lapası, kil banyosu, saç maskesi ve diş macunu şeklinde de kullanılabilen bentonit kil, bu şekilde kullanıldığında da deri üzerindeki ve ağız içindeki toksinlere bağlanarak bölgenin temizlenmesini sağlıyor.

Osmanlıda salgın hastalıklara karşı kullanılıyordu 
Salgın hastalıklar döneminde Osmanlı hekimlerinin ilk aldıkları önlem vücudun bentonit kil ile kuvvetlendirilmesiydi. Salgın hastalıklara karşı bedenin kendi gücünün yani bağışıklığın kullanılması çok eskiden beri öncelikle başvurulan bir önlemdi.

Korunmada öncelik 'tin-i mahtum' dedikleri kil toprağıydı. Bugün bentonit kili denen beyaz kil salgın başlar başlamaz ilaç olarak kullanılmaya başlanırdı.

Bu killer hap şekline getirilerek satılırdı. Osmanlı hekimleri salgınlarda her gün ara verilmeden yarım kil tabletini içmeyi tavsiye ederlerdi.

Bentonitin tüm virüslere karşı etkin olduğunu belirten Bentonit Uzmanı Maden Mühendisi Hamit Tecer, “Bentonit çok yüksek negatif iyon özelliği taşıdığı için içerisinde bulunan pozitif yüklü patojenlerin zararlı bakterileri ve tüm virüsleri mıknatıs gibi çekerek vücuttan atma kabiliyeti çok yüksektir.

Bu nedenle bentonitin korona virüsünde çok etkili olacağını düşünüyorum. Bentonit kili virüsleri sadece vücuttan atmakla kalmıyor, aynı zamanda toksin, ağır metal, radyasyon, bakteri ve enfeksiyona karşı da çok etkili olduğunu görüyoruz.

Bentonitin tüm dünyada özellikle Amerika'da tedavi edici ve bağışıklığı güçlendirici yönüyle ön planda olduğunu ve Türkiye'de de bu yönünü ön plana çıkarmak için çalışmalar yaptığını belirten Hamit Tecer şunları söyledi:

“Dünyada bentoniti sağlık alanında kullanan 30'dan fazla marka var. Dünya bentonit rezervinin yüzde 20'si Ünye-Fatsa bölgesinde bulunuyor."
 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS