Viral enfeksiyonlar kabusunuz olmasın

Viral enfeksiyonlar kabusunuz olmasın

Kadınların büyük bir kısmının hayatı boyunca en az bir kere karşılaştığı vajinal enfeksiyonlar, kadın doğum kliniklerine gebelik dışındaki en çok başvuru nedeni arasında yer alıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Meriç Çağrı Ağır, kadınların kâbusu haline dönüşen vajinal enfeksiyonların tedavisi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Sağlıklı bir kadında vajinal ıslaklık ve akıntının var olduğunu ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Meriç Çağrı Ağır: “Sağlıklı kadınlarda görülen vajinal ıslaklık ve akıntı miktarı çok azdır. Akıntı, renksiz ve kokusuzdur. Temelde farklı şikayetlere neden olması beklenmez.

Vajina, steril değildir. Vücudumuzun birçok yerinde olduğu gibi vajinada da birlikte yaşadığımız mikroorganizmalar bulunur. Bu mikroorganizmalara normal vajina florası adını veriyoruz.

Normal vajina florası, vajinanın pH değerinden, yani asidik mi, bazik mi olduğundan, kişinin yaşından, hormonal durumundan, cinsel yaşamından, kullandığı doğum kontrol yönteminden (spiral kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı gibi) veya hastanın kullanıldığı ilaçlardan etkilenir. Normalde vajina pH’ı asidiktir ve enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Vajinanın asidik pH'ını sağlayan en önemli etkenlerden biri östrojen hormonudur.” dedi.

Gereğinden fazla vajinal temizlik zararlı

Menopoz sonrası östrojen hormonunun azalması ya da vajinal pH’ın yükselmesi sonucu vajinanın bazik hale geleceğini ve bu durumda enfeksiyonlara açık hale gelindiğini vurgulayan Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Meriç Çağrı Ağır, “Kullanılan antibiyotikler ya da fazla vajinal temizlik, kadınların normal florasını bozabilir.

Normal flora bozulduğu zaman, bakteriler ve mantarlar o bölgeye yerleşerek enfeksiyona yol açabilirler. Ortak tuvalet kullanımı, çok partnerli yaşam, şeker hastalığı veya savunma sistemimizi baskılayan herhangi bir hastalığın olması, sıkı ve terlemeye neden olan kıyafetlerin giyilmesi, vajinal enfeksiyonların oluşumunda ve ilerlemesindeki en sık nedenler arasında yer alır.” dedi.

Doğru tanı, doğru tedavi getirir

Vajinal enfeksiyon sorunu yaşayan kadınların tedavisinde ve diğer tüm tedavilerde en önemli aşamanın doğru tanı olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Meriç Çağrı Ağır, “Doğru tanı, doğru tedavi getirir. Bundan dolayı vajinal enfeksiyon sorunu yaşayan hastaların şikayetleri, iyi bir şekilde dinlenmelidir. Hastanın şikayetleri büyük oranda yol göstericidir.

Kaşıntı ve süt kesiği şeklindeki akıntı daha çok mantar enfeksiyonu gösterirken, sarı, yeşil kokulu akıntı, bakteri enfeksiyonları gösterebilir. İlişki esnasında akıntı ile beraber karın ağrısının olması, enfeksiyonun rahime yumurtalıklara doğru ilerlediğinin göstergesi olabilir ve bu durum kronikleşebilir. Tedavi edilmezse bazen kısırlığa bile neden olabilir.

Menapoz dönemindeki kadınlarda ise östrojen hormonu eksikliği, vajinada kuruluk yapar. Vajinal kuruluk, hem kaşıntı hem de ağrı sebebidir.

Tüm bu şikayetler dikkate alınarak, hastanın gerçekten bir enfeksiyonu mu olduğu, yoksa menopoz dönemindeki kuruluk nedeniyle mi kaşıntı oluştuğu, çok iyi bir şekilde tespit edilmelidir. Belirlenen nedenlere yönelik bir tedaviye başlanması yerinde olacaktır. İlk tercih olarak ilaç tedavisine başlanması doğru sonuçlar vermeyebilir.” diye konuştu.

Her ilaç her hastada başarı sağlamayabilir

Vajinal akıntının her zaman bir enfeksiyonun göstergesi olmadığını aktaran Ağır, “Vajinal enfeksiyon şikayeti ile baş vuran hastalarda, bazen kullanılan pedlere, çamaşırların yıkandığı deterjana veya vajina temizleyicilerine karşı alerji de olabiliyor. Bu nedenlerin de çok iyi irdelenmesi gerekir. Nadiren de olsa vajinal akıntı, rahim ağzı kanserinin ilk bulgusu olabiliyor. Bu durumda smear testi yapılabildiği gibi vajinal kültür testi de yapılabilir.

Vajinal enfeksiyon tedavisi düzenlenirken, dikkat edilmesi gereken noktalardan ilki; doğru tedavi ile hastanın mevcut şikayetinden kurtulmasıdır. İkinci önemli nokta ise; vajinal enfeksiyonun tekrar etmemesi için alınması gereken önlemlerdir.

Tedaviyi düzenlerken, aynı zamanda hastanın daha önce hangi ilaçları kullandığının tespiti yerinde olacaktır. Vajinal enfeksiyonların büyük kısmı aynı tarz ilaçlarla tedavi ediliyor. Tedavide kullanılan ilaçların belli bir kısmı, hastalarda ciddi konfor ve tedavide başarı sağlanırken, belli bir kısmı ise sonuç vermeyebiliyor.

Hastalara uygun tedavi yönteminin belirlenmesi ya da var olan tedavi yönteminin yeniden düzenlenmesi, doğru sonuç almak için yerinde bir müdahale olacaktır.

Hastanın süreçleri çok iyi analiz edilmeli ve doğru tedavi algoritmalarının planlanması çok önemlidir. Doğru tedavi ile hastadaki sağlık sorununun çözüme kavuşturulması kadar önemli bir diğer konu da hastalığın tekrarlamasını önlemek için gerekli tüm tedbirlerin alınmasıdır.” şeklinde konuştu.

“Vajinal akıntı kaderiniz değil, tedavi edilebilir”

Vajinal akıntı sorunu yaşayan hastaların tedavi süreçlerinde gözlemlenen durumlar hakkında konuşan Ağır, şunları söyledi: “Vajinal akıntı sorunu yaşayan hastalar, doktora başvururlar ve ilaç tedavisine başlanılır. Sonrasında hasta tedavi olur. Hasta ilacı kullanırken rahattır ancak ilacın bırakılmasını takip eden 5 - 7 gün sonra aynı şikayet yeniden başlar.

Bu noktada hastanın nerede yanlış yaptığı, yani bu enfeksiyon neden tekrar ettiği ve hastalığın tekrarlamaması için nelerin yapılması gerektiği çok iyi bir şekilde irdelenmeli ve bu kapsamında bir önlem alınmalıdır.

Sürekli tekrarlayan hastalık sonrasında tedavi de yineleneceği için hasta vajinal akıntıyı kaderiymiş gibi algılar ve bu şekilde yaşamaya çalışır. Bu durum ciddi anlamda sağlık sorunlarına yol açabileceği gibi aynı zamanda aile bütünlüğünü de tehdit edebilir.” diye ifade etti.

Vajinal akıntı ile baş etme yolları hakkında da konuşan Ağır, tavsiyelerini şöyle sıraladı:

* Vajinal akıntının tedavisinde, etkene göre ilaçlar seçilmeli, tuvalet sonrası temizlik yapılırken önden arkaya doğru temizlemeye dikkat edilmelidir.

* İç çamaşırlarının pamuklu seçilmesine dikkat edilmeli ve mümkünse iç çamaşırları ütülenmesi enfeksiyon oluşumunu engellemek için faydalı olacaktır.

* Probiyotikler ile immün sistem (bağışıklık sistemi) güçlendirilmelidir.

* Vajinal pH'ın yeniden asidik duruma gelmesinin sağlanması için flora düzenleyicileri kullanılabilir.

* Özellikle rahim içinin yıkanmaması önemlidir.

* Kilo vermek de ciddi anlamda bir rahatlama sağlayabilir.

* Sıkı pantolon ve dar iç çamaşırı kullanımından kaçınmak faydalı olacaktır.

* Genital bölgenin kuru kalmasını sağlamak da oldukça önemlidir.

* Düzenli vajinal muayeneler ihmal edilmemeli ve muayene olmaktan çekinmemelilerdir.

* Vajinal enfeksiyon şikayeti yaşayan hastalar, muayeneye olmaktan veya hep aynı şikayetten dolayı muayeneye gitmekten çekinmemeleri, sağlıkları açısından önemlidir.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS