Yaz mevsiminin en sağlıklı 5 meyvesi ve metabolizmayı bozan 5 hata!

Yaz mevsimi en sevdiğimiz meyvelerin de bol olduğu zaman. Peki hangi meyve ne kadar faydalı ve de en önemlisi doğru faydayı sağlamak için ne kadar tüketmek gerekiyor? Diyetisyen Selahattin Dönmez yaz mevsiminin en sağlıklı meyvelerini tek tek anlattı. Uzman isim metabolizmayı bozan 5 önemli hataya karşı da uyarılarda bulundu.



Çeşit çeşit meyvelerin pazarlarda yer aldığı yaz mevsiminde meyve yemeye dur demek biraz zordur. Çünkü kısa sürede çıkıp kısa sürede hızla mevsimi geçen bu meyvelerin tadına doyum olmuyor gerçekten. Avuç avuç kiraz, doyana kadar yeşil erik, şeftali, kayısı ve yeni dünya derken fazla meyve yediğimiz kesin. Evet yaz meyveleri çok yararlı ama onların da yerken bir tüketim miktarı var. Çünkü günde 20-50 gram kadar meyveden gelen früktozu aşmak karaciğerde yağlanmaya, hızlı kilo almaya neden olabilir. Bu nedenle en sağlıklı 5 yaz meyvesinin sağlığa yararları ve bir porsiyon eş değer miktarlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

KİRAZ: Kirazın diüretik etkisi ve pürin metabolizmasını düzenlemesinden dolayı gut hastalığında yararı hiç göz ardı edilemez diyebilirim.

Düzenli kiraz tüketiminin kandaki ürik asidin düşürülmesinde yarar sağladığı birçok araştırmada gösterilmiştir. Bolca potasyum ve polifenol içeren kiraz, kan basıncının dengelenmesinde de etkilidir.

Melatoninin doğal kaynağı olan kiraz, uyku düzensizliği yaşayanlar için yararlı olmakla birlikte glisemik indeksi de düşük olduğu için birçok meyveye nazaran kan şekerini de ani ve hızlı yükseltimiyor. Bir kase dolusu kiraz maksimum 100 kalori ve kiraz mevsiminde günde iki kase dolusu kadar yemek sağlıklı.

KAYISI: A vitamininin en iyi kaynaklarından biri olan kayısı diyet lifi açısından da zengin.

Bu sebeple hem göz sağlığı hem de kabızlık sorunu yaşayanlar için çok sağlıklı bir meyve. Her bir kayısı 15 kalori enerji veriyor o nedenle. Bir porsiyon için yedi adet taze kayısı sağlık yararı açısından ideal meyve porsiyonuna eşit olduğu için fazla yememek önemli.

YEŞİL ERİK: Aslında hem C vitamini hem de lif açısından değerli olan, ülkemize özgü yeşil erik tam bir bağışıklık sistemi güçlendirici etkiye sahip. Fakat yeşil erik sadece su içerir, aynen salatalık gibi istediğin kadar yiyebilirsin diyebileceğimiz bir meyve değil maalesef. Yeşil erik doğal endorfin salınımını arttıran, doğal bir enerji veren meyve ve bir avuç kadar yeşil erik 100 kalori içermektedir.

Niasin içerdiği için kan şekerini kontrolünde yardımcı özelliği de bulunur.

ŞEFTALİ: Şeftalide beta karoten ve C vitamini bulunuyor ama asıl önemli olan bu meyvede göz sağlığı için önemli rol oynayan zeaksantin ve lutein antioksidanlarının yüksek miktarda olması. Göz sağlığında faydaları çok etkili olan şeftali potasyumdan da zengin.

Hipertansiyon hastalarına tansiyonu düzenlediği için şeftaliyi mevsiminde her gün bir adet yemesini tavsiye ederim. Zayıflama diyetlerinde rahatlıkla tüketilebilecek meyvelerden biri, çünkü bir adedi yaklaşık 60 kalori. Günde iki adet şeftali en ideal porsiyon.

YENİ DÜNYA: Besleyici değeri en yüksek yaz meyvesi yeni dünyadır.

Folik asit, A, B6 ve C vitaminleri, karotenler ve luteinden zengindir.

Hamile ve emziren anneler için çok yararlı olan yeni dünya, pektinden de zengin olduğu için sindirimi rahatlatan nadir meyvelerden biridir. Bir avuç dolusu yeni dünya 80-90 kalori olduğu için 8-10 adedi bir porsiyon meyve eş değeri olarak sağlıklı beslenmede yenilmelidir.

METABOLİZMAYI BOZAN 5 ÖNEMLİ HATA

1 ŞİDDETLİ VE SIK KİLO VERME PROGRAMLARI UYGULAMAK:

Sık zayıflama diyetleri uygulamak özellikle dinlenme sırasında vücudun harcama enerjisini azaltarak genel metabolizmamızı da yavaşlatıyor.

Özellikle kas kaybı ile sonuçlanan zayıflama programları metabolizmayı önemli derecede yavaşlatıyor. Genelde çok kilo verimiyle sonuçlanan zayıflama programlarında metabolizmanın yavaşlaması sebebiyle yeniden kilo alımının olması çok doğal bir süreç olarak karşımıza çıkıyor.

2 KITLIK ŞEKLİNDE AÇ KALMAK:

Kıtlık yaşıyormuşçasına açlık diyetleri uygulamanın metabolizmayı anormal olumsuz etkilediğini unutmamak gerekiyor.

Bunu vücudumuzun tutumlu gen teorisiyle açıklıyor bilim insanları. Tutumlu gen teorisine göre anne karnında bebeğin gelişimi sırasında annenin karşılaştığı olumsuz çevre şartları ve yetersiz beslenme koşulları doğan bir bebeğin ileride Tip 2 diyabet hastalığına yakalanma riskini arttırıyor. Aynı şekilde yine tutumlu gen hipotezine göre uzun dönemde çok düşük kalorili besinlerle beslenmek zorunda kalan kişiler "tutumluluk genine" sahiplerse yüksek kalorili besinlere eriştiklerinde obezite hızla gelişiyor.

3 KAHVE, KIRMIZI ACI BİBER METABOLİZMAYI ETKİN HIZLANDIRMAZ:

Aslında metabolizmayı hızlandırmak için kahve, acı biber ve birçok baharatı tüketmenin metabolizmayı tahmin edilenden çok daha fazla hızlandıracağı fikri genel olarak kabul görmektedir.

Açıkçası metabolizmayı dengeleyen ve düşmesini önleyen en önemli kural aslında kahve, acı biber değil daha çok protein içeren besinlerdir. Kahve, acı biber, karabiber gibi baharatların metabolizma üzerine olumlu etkileri genel olarak bilimsel çalışmalarda çok çok az yani ihmal edilebilir düzeydedir.

4 KASLARINIZI YAŞAM BOYU YAPILANDIRIN:

Eğer yaşa bağlı kas kaybını azaltıp, hatalı beslenme uygulamalarıyla kaybolan kasın önüne geçebilir ya da arttırabilirseniz metabolizma hızının düşüşünü de en etkin bir şekilde korumuş olursunuz.
Daha fazla kasınız varsa yediğiniz yiyeceklerden gelen kalorileri daha hızlı yakarsınız. Hafif ağırlıklar veya dayanıklılık egzersizleri ile kaslarınızı yapılandırabilir, metabolizma düşmesinin önüne geçebilirsiniz.

5 KARŞI KOYAMADIĞIMIZ YAŞLANMA METABOLİZMAYI YAVAŞLATIR:

Yaş aldıkça aynı miktarda kas ve yağ dokusuna sahip olsanız dahi metabolizma maalesef kademeli olarak yavaşlıyor. Yani 60 yaşında istirahat halindeyken 20 yaşına göre daha az kalori yakmak kaçınılmaz oluyor.
Bu sürekli azalmanın 18 yaşından itibaren başladığını ve bunun neden gerçekleştiğini bugüne kadar araştırmacıların cevaplayamadığı bir metabolizma sorusu olduğu belirtiliyor. Her şeyi hemen hemen aynı tutsanız bile yaşlandıkça enerji ihtiyaçlarınız neden düşüyor sorusu en büyük gizem. Bu nedenle en azından değiştirebileceğimiz ve kontrol altına alabileceğimiz doğru aktivite ve sağlıklı beslenmenin yaşam boyu metabolizma üzerinde en etkili koruyucu faktör olarak görüldüğü belirtiliyor.

(Sabah)

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS