"Yenidoğana yapılan tarama testi ihmal edilmemeli"

A A

24.01.2022 - 12:35 | Haber Kaynağı: İHA

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Enver Şimşek, yenidoğana yapılan tarama testinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

"Yenidoğana yapılan tarama testi ihmal edilmemeli"

Prof. Dr. Şimşek, katıldığı programda, çocuklarda görülen tiroid hastalığında hamilelik ve yenidoğan dönemi etkilerinin belirleyici olduğunu belirtti. Şimşek, “Beyin gelişimi üzerine en etkili hormonumuz tiroid hormonudur. Beyin gelişimi hamileliğin başlangıcından itibaren hızla ilerlediğinden fetal yaşam dediğimiz hamilelik döneminde tiroid hormonlarının normal olması gerekir. Annenin tiroid fonksiyonları normalse fetüsta tiroid hastalığı olsa bile anne bebeğini korur.

Ancak annede tiroid hormonu düşükse bebeğini koruma şansı olmayacaktır ve bebeğin beyin gelişimi daha fetal yaşamda etkilenecektir.” dedi.

Yenidoğan döneminde bebeğin topuğundan alınan bir damla kanla yapılan tarama testinin önemine değinen Prof. Dr. Şimşek ailelerin taburcu olmadan önce bu testin yapılıp yapılmadığından emin olmaları gerektiğinin altını çizdi. “Eğer bebekteki topuk kanında hipotiroidi saptanırsa erken tedaviyle çocuğun hiç zarar görmeden beyin gelişiminin olumsuz etkilenmesi engellenir. Tanı atlanırsa beyin gelişimi geri dönüşümsüz bozulacağından çok ciddi zekâ gelişim bozukluğu olacaktır” diye konuşarak Sağlık Bakanlığının tarama programının bu yöndeki olumsuz gelişmeleri engellediğini belirtti.

Süt çocuklarının tiroid hormonlarının en önemli etkilerinden birisinin büyüme, gelişme üzerinde görülebildiğini belirten Prof. Dr. Şimşek çocuğun gelişiminin duraksaması halinde mutlaka tiroid hormonlarının kontrol edilmesi gerektiğini kaydetti. Diğer yaş gruplarında da hipotiroidin metabolizmalar üzerindeki etkileri üzerinden değerlendirilebileceğini, bunların sağlık kontrollerinde hekimler tarafından tespit edilebileceğini söyledi.

Çocuklarda tiroid nodülünün erişkinlere oranla daha az görüldüğünü ancak tiroid nodüllerinin kötü huylu olma ihtimalinin erişkinlerden yaklaşık on kat daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Şimşek, nodül tipi belirlemesinin oldukça önemli olduğunu kaydetti. Nodül tipinin çocuğun ve ailenin sağlık öyküsü, fizik muayenesi, görüntüleme yöntemleri ve biyopsiyle alınan materyallerin değerlendirilmesiyle belirlenebileceğini ifade etti. Paratiroid bezi hastalığına yol açabilecek hekim kaynaklı komplikasyonlara da değinen Prof. Dr. Şimşek, bu hastalığın çocuklarda oldukça nadir görüldüğünü ancak tiroid bezlerinin alınması gerektiği durumlarda bu ameliyatın mutlaka çok deneyimli cerrahlar tarafından yapılması gerektiğinin altını çizdi.