İlginç yasaklar ülkesi: Singapur

Gökdelenlerin, dev bahçelerin, ilginç yasakların, kuralların ve zenginliğin ülkesi Singapur…



Singapur, Sanskritçe’de ‘Aslan Şehri’ anlamına geliyor. Malay yarımadasının güneyinde yer alan ülke dünyanın nadir şehir devletlerinden biri. 710 kilometrekare yüz ölçümüne ve 5 milyon nüfusa sahip.

Diğer Güney Asya ülkelerinin aksine bir Batı ülkesini andırıyor. Baktığınız her yerde gözünüze lüks çarpıyor. Lüks otomobiller, mağazalar, binalar, moda afişlerinden fırlamış insanlar…

Ülkede en çok dikkat çeken şey ise yasaklar listesi. Ülkede anlamlandırılmayacak birçok yasak var. İşte onlardan bazıları:

Sakız çiğnemek

Sakız çiğnemenin yasak olduğunu öğrenince çok şaşırdım ve anlam veremedim. Fakat sıcak ülkede yerlere atılan sakızlar başta metro olmak üzere birçok araçta sorunlara neden olduğu için çözümü yasakta bulmuşlar.

Kırmızı ışıkta karşıya geçmek

Yolun karşısına geçmek için doğru yerleri kullanmalısınız yoksa bedeli yüzlerce dolar olabilir.

Toplu taşımada yiyip içmek

Toplu taşımada yiyip içmek yasak. Özellikle durian denilen meyve ile toplu taşımaya dahi binemiyorsunuz.

Taksi durdurmak
Singapur’da yol üzerinde taksi durduramazsınız. Taksiye binebilmek için durağa gitmeniz gerekir.
Yabancıların ev satın alması

Yabancılara ev satışı yapılmıyor. Eğer Singapur vatandaşı değilseniz yalnızca 99 yıllığına ev kiralayabilirsiniz.

Araç satın almak

Araç satın almak elbette yasak değil fakat nereye park edeceğinizi bildirmezseniz araç satın alamıyorsunuz.

Kirli araçla trafiğe çıkmak

Böyle bir zenginliğin içine kirli araçla çıkmanıza izin vermezler elbette.

Asansöre işemek
Singapur’da anlam veremediğim yasaklardan biri de asansöre işeme konusu. Ne diye böyle bir uyarı yapılır diye düşündürüyor. Fakat bir karşılığı var demek ki.

İnsanlar bu kurallara dikkat ediyor çünkü en hafif ceza bile yüzlerce dolardan başlıyor ve kamçı cezası bu ülkede hâlâ geçerli. En ağır ceza ise uyuşturucu satıcılarına. Ülkeye uyuşturucu sokmanın cezası idama kadar varabiliyor.

Bu yasaklardan kaçmak pek mümkün olmuyor çünkü her yerde güvenlik kameraları ile izleniyorsunuz. Tüm bunlar Michel Foucault’nun gözetim toplumunu hatırlatıyor. Her şeyin kayıt altıda alındığı, kuralların ve yasakların geçerli olduğu bir dünya

Yine de insanlar burada yaşamaktan büyük haz alıyor gibi. Ne de olsa lüksün cezbediciliği… Ben şahsen Hindistan, Bangladeş gibi yerleri tercih ederim. Kirli sokaklarını, geleneklerini, eski evlerini, ilginç kokan yemeklerini ve insanlarını… Lüksten ziyade yaşanmışlığı tercih ederim, Doğu’nun kendine has o ruhunu, yaşanmışlık kokusunu... Bertan Rona’nın deyimiyle: ¨Modernizm bizi; kokusu olmayan, orta sınıf, steril bedenlere çevirmek istiyor. Oysa koku, yaşanmışlıktır.¨

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS