Dünya Kupası'ndan erken elenmemizin 6 nedeni
Türkiye, 24 yıl aradan sonra büyük umutlarla katıldığı 2026 Dünya Kupası’ndan grup aşamasında ayrıldı. Avustralya’nın ardından Paraguay’a da 1-0 kaybeden Ay-yıldızlılar, turnuvaya erken veda etti. 26 Haziran’da ABD ile oynanacak son grup maçı artık sadece prestij için sahada olacak.
Türkiye, 24 yıl aradan sonra büyük umutlarla katıldığı 2026 Dünya Kupası’ndan grup aşamasında ayrıldı. Avustralya’nın ardından Paraguay’a da 1-0 kaybeden Ay-yıldızlılar, turnuvaya erken veda etti. 26 Haziran’da ABD ile oynanacak son grup maçı artık sadece prestij için sahada olacak.
Peki, finale kadar uzanacağı konuşulan Milliler’in defteri neden bu kadar erken kapandı? İşte başarısızlığın perde arkasındaki en önemli 6 faktör:
Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın belirlediği 26 kişilik kadro, daha ilan edildiği günden itibaren yoğun eleştiri aldı. İtalyan çalıştırıcının “iskelet kadro” olarak gördüğü dar bir oyuncu grubu üzerinden gitmesi, bazı isimlerin kadroya dahil edilmesi ve bazı önemli isimlerin dışarıda kalması tartışmaları beraberinde getirdi.
Montella, Avustralya ve Paraguay maçlarında taktiğini değiştirmekte zorlandı. Maç içinde B planı üretemeyen İtalyan teknik adam, özellikle Paraguay karşısında 10 kişi kaldıkları dakikalarda bile ikinci forveti çok geç oyuna soktu. Topu ayakta tutma ve şut denemelerine dayalı sınırlı yaklaşım, hücumda üretkenliği engelledi.
Turnuva öncesi gruptan çıkmanın ötesinde “final” hedefleri konuşulması, hem kamuoyunda hem de takım içinde gereğinden fazla iyimserlik yarattı. Futbolcuların kendilerini “dev aynasında” görmeye başlaması, sahada ayakları yere basmayan bir mentaliteye yol açtı.
Arda Güler beklenen etkiyi gösteremedi, sakatlığı bulunan Kenan Yıldız vasatın altında kaldı. Hakan Çalhanoğlu kendi standartlarının çok gerisinde oynarken, Kerem Aktürkoğlu, Yunus Akgün ve Uğurcan Çakır gibi isimler de uluslararası düzeyde yeterliliği tartışılır performanslar sergiledi.
Play-off’tan gelen Milliler, kamp için Arizona’yı kabul etmek zorunda kaldı. Yoğun sıcaklık, ideal hazırlık ortamını olumsuz etkilerken, Amerika kıtası içindeki uzun yolculuklar da takımı ekstra yordu.
Dünya Kupası gibi yüksek stresli bir turnuvaya psikolog veya mental performans koçu olmadan giden Türkiye, bu önemli eksiği de turnuvaya taşıdı. Montella’nın “bu işi kendisinin halledebileceği” yönündeki yaklaşımı, saha dışı desteğin yetersiz kalmasına neden oldu.