Fenerbahçe'ye eleştiri: İyi sinyaller vermiyor
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde lig etabına kalmak için mücadele veren Fenerbahçe, önceki akşam evinde ağırladığı Olympique Lyon ile 1-1 berabere kalarak tur umutlarını Fransa’ya bıraktı. Fanatik yazarları bu mücadeleyi değerlendirirken hedefte sarı-lacivertlilerin teknik direktörü İsmail Kartal ve Asensio kararı vardı.
UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk maçında Fenerbahçe ile Olimpik Lyon karşı karşıya geldi. Chobani Stadı’nda oynanan mücadele 1-1 eşitlikle sona erdi. Konuk ekibin golü 40. dakikada Openda’dan geldi. Temsilcimiz Fenerbahçe’nin golünü 47. dakikada Greenwood kaydetti. Bu mücadelenin rövanşı 26 Ağustos Çarşamba günü Fransa’da oynanacak. Turu geçen taraf Şampiyonlar Ligi’nde adını grup aşamasına yazdıracak.
Karşılaşmaya dair görüşlerini paylaşan İsmail Kartal, şunları söyledi: “Bugün maça iyi başladık. Oyuncularım, taktik disipline bağlı bir şekilde maçın başından sonuna kadar çok iyi mücadele etti. Güzel pozisyonlara da girdik. Oyuncularım bugün Şampiyonlar Ligi’nde nasıl oynanması gerektiğini bilerek oynadılar. Maç berabere bitti, maçı kazanabilirdik de! Bugün iyi bir oyunla, güzel bir taktik disipline bağlı bir şekilde mücadele ettik ve bunun için oyuncularımı tebrik ediyorum. İkinci maç için burada avantajlı bir skor elde edemesek de, maç 1-1 berabere bitti ama Şampiyonlar Ligi’ne katılabilmemiz için önümüzde sadece bir maç var. Orada da güzel bir oyunla maçı kazanıp Şampiyonlar Ligi’ne girmek ve taraftarlarımızı mutlu etmek istiyoruz. Bugün maçın başından sonuna kadar taraftarlarımız bizi muhteşem bir şekilde desteklediler. Onlara buradan çok teşekkür ediyorum. İnşallah ikinci maçta da iyi futbol oynayıp iyi mücadele ederek Şampiyonlar Ligi’ne girmek ve taraftarlarımızı mutlu etmek istiyoruz.”
Fanatik yazarları Fenerbahçe-Lyon mücadelesini köşelerine taşıyıp değerlendirdi. Yorumlarda sarı-lacivertli ekibin teknik direktörü İsmail Kartal’ın tercihleri ve Asensio kararı öne çıktı.
Futbolun yeni sürümünde ‘pas’ hücum kadar doğrudan savunmayla ilgili bir nitelik kazandı. Yani ‘total futbol’un ilkelerinden biri; top sendeyse gol yemezsin. İlk devre tamamlandığında pas sayısı 234’e 218 Fenerbahçe lehineydi. Yani deplasman takımı da ev sahibi kadar pas yapmış üstelik ‘pas hızı’ ve olgunluğu Fenerbahçe’den daha iyi görünüyordu. İlk 30 dakika pek bir şey yapmamış olmalarına rağmen attıkları gol duruma somut örnek.
Openda golünde Corentin Tolisso kendisine uygunsuz halde gelen her topu uygun hale getirdi. Lyon’un o pas bağı içinde hiçbir Fenerbahçeli oyuncu topa ya da rakibe müdahale edemedi. Maç önünde Lyon analizi yapanlar, pas bağlarının güçlü ve süratli olduğundan söz ediyordu. Dolayısıyla bu düzeni bozmak için yakınlık, temas, topu ele geçirmeya gayret rakibin en önemli özelliğinin panzehriydi. Ancak Fenerbahçe’nin 4 hücumcusu ofansif aksiyonlar dışında savunma konusunda baskıya giderken kolay çalımlar yiyip, takımı eksilttikçe yük önce Guendouzi, Kante ikilisine o hattı aşılınca da tüm defansa bindi.
İkinci devrenin hemen başında Guendouzi’den de yardım alan Kante tek başına sayılabilecek sade ama işlevsel bir hücum örgütleyip topu ters kanattaki Kerem’e taşıdı. O top Greenwood golü oldu ama Lyon akabinde yine yüksek pas olgunluğuyla gol çıkaramasa da üst üste iki ciddi pozisyon üretti. Topla daha çok oynayan Fenerbahçe’yse de topla işlem yapma yüzdesi yüksek olan Lyon’du. Sanırım en önemli fark şuydu, Fenerbahçe top taşıyarak ilerlemeye çalışırken, Lyon çok pasla daha az top taşıyarak rakip alana geçiyor ve yayılıyordu. Yıllık maaş bütçesi 55 milyon Euro olan Lyon, aynı kalem için 170 milyon Euro harcamayı taahhüt eden Fenerbahçe karşısında bu maçlık daha sakin, daha huzurlu ve keyifli göründü. Bakalım, takımı iyi sinyaller vermeyen İsmail Kartal Fransa’daki maça kadar takımı da oyunu da güncelleyebilecek mi?
Fenerbahçe’nin Lyon ile oynadığı kritik Şampiyonlar Ligi Play-Off mücadelesini yöneten Alman hakem Sven Jablonski, kariyerine ve kalitesine yakışan son derece olgun bir yönetim sergiledi. Bundesliga’nın disiplinli ekolünden gelen Jablonski, Avrupa arenasındaki deneyimini sahaya yansıtmakta hiç zorlanmadı.
Müsabaka boyunca sakin duruşu ve oyunu süzme yeteneğiyle maça ne kadar iyi hazırlandığını gösterdi. Hakem gözüyle baktığımızda, karşılaşmanın ilk düdükten itibaren tamamen Jablonski’nin kontrolünde geçtiğini söyleyebiliriz. Zaman zaman yaşanan ufak tefek faul hataları müsabakanın gidişatını veya sonucunu etkileyecek nitelikte değildi.
Hakem, gereksiz düdüklerden kaçınarak oyuna akıcılık kazandırdı. Ceza sahası içindeki cılız penaltı beklentilerinde oyunu devam ettirmesi son derece doğruydu. Disiplin tarafında ise Skriniar’a biraz kolay bir sarı kart çıkardığı söylenebilir; fakat genel performansı o kadar sağlamdı ki bu kusursuz yönetimine gölge düşürmedi. Özetle Jablonski, zorlanmadan, sınıfına yakışır son derece temiz bir maça imza attı.
Asensio oyuna girene kadar Fenerbahçe’nin 73 dakikada ürettiği gol beklentisi sadece 0.28’di. Kadıköy’de böylesi coşkulu bir taraftar kitlesinin önünde bu kadar kısır bir oyun oynamanın izahı İsmail Kartal için kolay değil. Ama hafta sonu Gençlerbirliği deplasmanında bu maç için yaptığı rotasyon başına nasıl bir dert açtıysa dün gece Lyon karşısında seçtiği oyun ve oyuncular benzer sorunları yaratan unsurdu.
Asensio hali hazırda hemen her antrenörün takımında görmek isteyeceği, üzerine plan yapacağı bir süperstar. Luis Enrique’nin bir önceki Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu sezonunda elinde geniş bir kadro olmasına rağmen PSG’de bir çok maçta santrforsuz oyunun santrforu yaptığı Asensio’yu İsmail hoca yedek bırakabiliyor.
Eminim Lyon’un hocası Fonseca’nın dün gece en sevindiği karar bu olmuştur. İsmail hocanın Asensio’suz planında santrforda Vedat ve yanında Talisca ile merkezdeki Kante ile Guendouzi’nin arasında derin bir boşluk oluştu. Lyon buraları Tolisso, Morton, Tessman ile doldurunca Fenerbahçe kaleye gidemedi.
Böyle maçlarda taktik yoğunluk büyük önem taşır. Zaten oyunu kurgulayacak ‘akıl’ böylesi bir maçta yedekti ve en önemli silahı kullanmamak bir hoca tercihiydi. İsmail hocanın sahip olduğu lüksleri en çok da rakip Lyon’un hocası Fonseca kıskanmıştır. Fenerbahçe, ön alanda baskıları yeterli seviyede yapamadı, Lyon her dakika topu daha cesaretle oynadı. Üstüne de golü erkenden buldu.
Ne var ki, Fenerbahçe’de ana plan ön taraftaki yıldızların yeteneklerinden ibaret gibiydi. Ya Talisca’nın şutu ya Greenwood’un bire birleriyle skor gelecekti. Nitekim ikincisi oldu Greenwood harika bir golle geceyi kurtardı. Fenerbahçe, Lyon’dan çok daha iyi bir kadroya sahip. Rakip takımın her bir ferdi böyle düşünüyor. Fakat Lyon’un oyun ezberi ve planı dün gece Fenerbahçe’nin sahip olduklarından daha zengindi.