Galatasaray - Atletico Madrid maçının ardından Okan Buruk'a övgü: Avaz avaz bağıranlara soruyorum?
UEFA Şampiyonlar Ligi 7. haftasında Galatasaray, RAMS Park'ta İspanya'nın güçlü ekiplerinden Atletico Madrid'i konuk etti. Nefes kesen mücadelede iki takım da sahadan 1-1'lik beraberlikle ayrıldı. Maçın ardından spor yazarları karşılaşmayı değerlendirdi.
Üç haftadır takım olarak büyük sorunlar yaşıyordu Galatasaray... Hepimizin aklı-fikri Atletico Madrid maçındaydı. Sakatlıklar ve eksikler yüzünden kulübe boş kalmıştı. Bu şartlarda Atletico Madrid karşısında oynanan futbol ile beraberlik de olsa bir puanı alkışlamak lazım...
Dün gece eleştireceğimiz futbolcu yok... Hepsi bütün ne kadar enerjileri varsa ortaya koydular... Yenen ilk gol büyük bir talihsizlik... Eren Elmalı bir adım geriye gitse, çevre kontrolü yapsa o gol olmayacaktı. Aynı şekilde Barış Alper çok müsait pozisyonda net atabileceği golü atamadı. Tabi bunun yanında Atletico Madrid’in de kaçırdığı bir çok pozisyon var. Uğurcan kalede devleşti, pozisyonlara geçit vermedi... Ama Abdülkerim’in, Sanchez’in, Lemina’nın, Torreira ve Sallai’nin oynadığı futbola saygı duyuyorum... Mutlaka Madridliler de saygı duyuyordur...
Simone, ikinci yarının başında değişiklikler yaptı. 20 dakika sonra da beş futbolcu değiştirdi... Okan Buruk’un kulübesinde sakatlıktan çıkan Sara, Senegal’den dün sabah gelen İsmail Jakobs var... Hiç alternatifsiz bir takım ancak bu kadar oynar.. Hocanın yapacağı fazla bir şey yoktu... O’nu da alkışlıyorum...
Taraftar müthişti. Takımı yenik duruma düştükten sonra bile 50 bin kişinin desteği futbolcuları öyle bir motive etti ki, hiç oyundan düşmediler... Hep kazanmak istediler...
Evet, alınan bir puana seviniyor musun? Tabi seviniyorum. Böylesine güçlü bir rakip karşısında berabere kalıp ilk 24’e girme şansını yüzde 99’a getiriyorsun... Nasıl sevinmeyeyim... Sonuçta üzülmedik, beraberliğe sevindik... Umarım Manchester City maçında da bu futbolu oynarlar...
Kelimenin tam anlamıyla taş gibi bir takım Atletico Madrid. Çok koşan, oyun ve taktiksel disipline sonuna kadar bağlı bir teknik direktör takımı. Böyle bir rakibe karşı maçın kimi bölümlerinde gayet başarılı bir oyun ortaya koydu Galatasaray. Kimi bölümlerde ise oyun hâkimiyeti konuk takıma geçti.
Esasen Galatasaray bu mücadeleden galibiyetle ayrılabilirdi. Özellikle ilk yarıda Barış Alper Yılmaz’ın, 90+4’te da Sara’nın kaçırdığı ve ardından da Eren Elmalı’nın takip edemediği mutlak gol pozisyonları rahatlıkla skoru sarı- kırmızılılar lehine çevirebilirdi. Bununla birlikte Atletico Madrid de galibiyet golüne ulaşabilecek pozisyonlar buldu. Kısacası Galatasaray adına, iki takımın da kazanabileceği bu güzel mücadeleden alınan beraberlik iyi bir sonuç olarak değerlendirilebilir. Hele ki, sarı- kırmızılıların handikaplarını düşününce!