Galatasaray, Samsunspor deplasmanında bozguna uğradı! Mağlubiyet sonrası bomba yorum...
Süper Lig’in 32. haftasında şampiyonluk için galibiyet arayan Galatasaray, deplasmanda Samsunspor’a 4-1’lik ağır bir skorla yenilerek büyük bir sürpriz yaşadı. Maçın ardından spor yazarları, sarı-kırmızılıların şoke eden mağlubiyetini değerlendirdi.
Haftaya Fenerbahçe’nin 7 puan önünde lider giren sarı-kırmızılılar, Samsunspor’u yenmeleri halinde matematiksel olarak şampiyonluğu ilan edecekti. Ancak sahadaki görüntü ve alınan sonuç, beklentilerin çok uzağında kaldı.
Maçın ardından açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Takım olarak çok fazla hata yaptığımız bir gündü. Bugün burada şampiyonluğu alıp öyle dönmek istiyorduk ama olmadı. Şampiyon olmadık, önümüzdeki maça çok iyi hazırlanıp bunu elde etmemiz gerekiyor” dedi.
Spor yazarları da Galatasaray’ın Samsunspor deplasmanındaki performansını sert bir dille eleştirdi. Sarı-kırmızılıların özellikle savunma hattındaki bireysel hatalar ve konsantrasyon eksikliği, maçın belirleyici unsurları olarak öne çıktı.
Maç mı seçiyorlar, çok mu eğlenmişler, hiç mi Samsunspor'u çalışmamışlar?
Galibiyete ihtiyaç duymadan dahi sahadan şampiyon ayrılabileceğin maçı bu kadar gamsız, kaygısız, duyarsız oynamak? Hele de maçın başında belki şans ile açıklanabilecek golle adeta önde başladığın bir mücadeleyi? İlk yarıda %69 pas isabeti, yapılabilen 85 pas... Bunlar nedir kuzum? Samsunspor’un en az 7-8 kez ardına sarkabilmesi, sağ stoper sağ bek bloğundan göz göre göre yenilen pozisyonlar... Ya o Davinson Sanchez’in hali... Kolombiya Milli Takımı’nın ruhani lideri olmak iyi de, bu sezonki baş aşağı çakılışı nasıl anlatacağız Galatasaraylı’ya?
Futbol fena halde hayata benzer. Nazım Hikmet’in dediği gibi “öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı...” Trabzonspor ensende gibi, Fenerbahçe önünde gibi oynayacaksın bu oyunu... Derbiyi kazandın, iş bitmedi... Taraftara açık idmanla, kupa sana verilmedi.
Teknik taktik anlatılardan öte konsantrasyon yokluğu ile anlatılacak bir 90 dakika izledik. Samsunspor bileğinin hakkıyla 3 puanı aldı. Aslanlar gibi oynayıp aslanı perişan etti sahada. İlk yarıda bölüm bölüm rakibi zor durumda bırakan Galatasaray, ikinci yarıya Lucas Torreira’sız çıkmak zorunda kalınca, sert Samsunspor oyunu belirginleşiverdi. Uğurcan Çakır’ın yokluğunda kaleye geçen Günay Güvenç’in kırmızı kartıyla biten maç tarihi farka giderken herkesin kafasında aynı sorular vardı... Maç mı seçiyorlar, maça niye gelmemişler, çok mu eğlenmişler, hiç mi Samsun çalışmamışlar... Antalyaspor maçında vuslata erilir ama bu maç bazı kelleleri alır Galatasaray’da...
Samsun’a şampiyonluk turu için gelen Galatasaray cezalı Uğurcan hariç derbideki kadrosuyla çıktı. Bu şu demekti: Son iki haftaya rakiplerin alacağı sonuçlara bakmaksızın kendi göbeğimi kendim keserim mesajıydı. Aslında maça da neredeyse golle başladı. Günün diri isimlerinden Yunus nefis bir vuruşla kaleci Okan’ı avlayıp takımını öne geçirdi. Ancak Sarı-Kırmızılı oyuncular orta alanı öyle teslim ettiler ki Samsunspor golü geliyorum dedi ve geldi. Gerçekten Samsunspor bir hafta önce Alanyaspor karşısında sarı kart sınırındaki bir çok oyuncusunu dinlendirmesi bu maça nasıl bilineceğinin göstergesiydi. Nitekim Karadeniz ekibi cesur ataklarla Galatasaray savunmasına zor anlar yaşattı belki de biraz becerikli olsalar gol sayısını artırabilirdi. Göze gelen hoş bir futbol vardı sahada ama bunun başlıca sebebi takım boyunun çok uzamasıydı. Ön alan baskısını yapamayan Galatasaray karşısında Samsunspor savunma arkasına toplarla tehlikeli olmayı başardı. Derbi sonrası alınan skor rahatlık yerine rehavet getirmiş hissi verdi.
İkinci yarısı Galatasaray adına dramatik anlara sahne oldu. Baskılı başlayıp sonrasında aynı baskıyı Samsunspor yapınca yine kalesinde gol pozisyonları verdi. Yenik duruma düştükten sonra Günay’ın kırmızı kartı ile 10 kişi kalan Galatasaray için maç kâbusa döndü. Sanırım dün geceki oynanan futboldan sonra Galatasaray taraftarı iyi ki derbiyi kazanmışız yoksa işimiz çok zordu demiştir. Rakibin oyununa, gücüne saygı göstermezsen dün geceki gibi rezil olursun. Samsunspor’u kutluyorum daha maçın başında yenik duruma düşmelerine rağmen müthiş bir geri dönüş müthiş bir reaksiyon gösterdiler ve hakettikleri bir galibiyet aldılar. Özetle Galatasaray için golle başlayan maç hüsranla bitti.
Galatasaray, kazanması halinde şampiyonluğunu ilan edeceği maçta Samsunspor’a deplasmanda 4-1 mağlup oldu. Skor çok ağırdı ama oyunun anlattığı şey daha ağırdı! Galatasaray sahada kontrolü kaybetti. Oyunun aklı tamamen Samsunspor’daydı. Maça bakarsanız Galatasaray pas yaptı, denedi, kenarlara indi evet, fakat bütün bunlar gerçek bir tehdit üretmeye yetmedi. 13 şut attı ama sadece 3’ü kaleyi buldu. Galatasaray adına üzerine asıl düşünülmesi gereken ise 7 şutun Samsunspor savunması tarafından engellenmesiydi. Bu veri, Galatasaray’ın ne kadar sıkıştığını net gösteriyor.
Samsunspor’un planı aslında çok netti. Kompakt kal, merkezi kapat, topu kazanınca hızlı çık. Galatasaray hücum ederken genişledi ama top kaybında aynı hızla daralamadı. Beklerin arkası boş kaldı, stoperler sürekli geriye koşmak zorunda kaldı. Mouandilmadji ve Ndiaye bu alanları çok iyi kullandı. En dikkat çekici detay şu: Galatasaray’ın 7 şutu engellenirken, Samsunspor’un hiçbir şutu engellenmedi. Bunun en büyük sebebi ise motivasyon!
Günay Güvenç’in kırmızı kartı maçın tamamen kopmasına neden oldu. Ancak Galatasaray o ana kadar da zaten oyunun dengesini de kontrolünü de tamamen rakibine vermişti. Kırmızı kart, zaten kırılgan olan yapıyı tamamen dağıttı. Leroy Sane’nin çıkıp kaleci değişikliğinin yapılmasıyla Galatasaray’ın hücum gücü azaldı. Samsunspor ise bu dakikadan sonra oyunu daha rahat yönetti ve skoru büyüttü. Bu maç Galatasaray için basit bir yol kazası değil. Şampiyonluk kapısında gelen ciddi bir uyarı. Çünkü sorun sadece skor değil; hücumda plansızlık, savunmada geçiş zaafı ve merkezde kontrol kaybıydı. Galatasaray şampiyonluğu yine kazanabilir. Ama Samsun’da Galatasaray'a ve Okan Buruk'a verilen mesaj şuydu: Büyük hedeflere sadece yıldızlarla değil, doğru dengeyle gidilir. Son olarak; Thorsten Fink ve öğrencilerine böyle güzel bir oyun izlettikleri için teşekkür etmeliyiz.