Haftanın kazananı Tedesco, kaybedeni Okan Buruk! Zirve yarışı değerlendirmesi...
Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 12. haftasında evinde Kayserispor'u 4-2 yenerek önemli bir galibiyet aldı. Sarı-lacivertlilerin fileleri havalandıran isimleri Marco Asensio, Dorgeles Nene ve Kerem Aktürkoğlu oldu. Bu zaferle birlikte Fenerbahçe, lider Galatasaray'la arasındaki puan farkını 1'e düşürdü. Hürriyet'in deneyimli yazarları Mehmet Ayan ile Uğur Meleke, karşılaşma sonrası Fenerbahçe'nin performansını ve şampiyonluk yarışını ele aldı.
Trendyol Süper Lig'in 12. haftasında Fenerbahçe, Ülker Stadyumu'nda Kayserispor'la karşılaştı. Ev sahibi ekip, rakibini 4-2'lik skorla geçmeyi başardı. Mücadelede Fenerbahçe'nin gollerini 38. dakikada Marco Asensio, 40. ve 50. dakikalarda Dorgeles Nene ile 63. dakikada Kerem Aktürkoğlu attı. Deplasman takımı Kayserispor'un sayılarını ise 53. ve 75. dakikalarda German Onugkha kaydetti.
Bu galibiyetle Fenerbahçe, ligde üst üste 4. üç puanını hanesine yazdırdı ve 29 puana ulaşarak zirvedeki Galatasaray'la farkı 1 puana indirdi. Kayserispor ise 9 puanla küme düşme hattının hemen üzerinde, sondan ikinci sırada yer aldı.
Gelecek hafta ligde Fenerbahçe, deplasmanda Çaykur Rizespor'la karşılaşacak. Kayserispor ise sahasında Gaziantep FK'yi ağırlayacak.
Hürriyet'in usta yazarları Mehmet Ayan ve Uğur Meleke, Fenerbahçe'nin Kayserispor zaferini ve liderlik mücadelesini köşelerinde inceledi. İşte o analizler...
Genç kadroyu verimli kullanmayı düstur haline getirdi!
Muhteşem Atatürk anmasını anmadan geçmeyeceğim. Saracoğlu harikaydı. Atamıza hürmet koreografisinde gözlerimizi doldurdular.
Maçın ilk 35 dakikasında sanki Ali Koç dönemi Fenerbahçesi futbolu oynanıyor, 1 saat önce Galatasaray kazanmış da zirve mücadelesi geriden izleniyor oyunu vardı. Kilidi duran top organizasyonu açtı, ikinci gol de kreması... İkinci yarı için oyun vitesi yükseltildi, beklenen galibiyet 40-45 dakikalık baskılı oyunla geldi.
Kayserispor’un mütevazı kadrosuyla yapabileceği pek bir şey yoktu. Galatasaray ve Beşiktaş’tan içeride 4 yemiş takımın Kadıköy’de de direnci mümkün değildi.
Maçı biraz Tedesco mühendisliği üzerinden okumak lazım. Genel anlamda 1-2-4-5 numaralarından vazgeçmiyor. Savunmada sol beki bazen Levent, bazen Brown yapıyor. Orta sahada sanki 6 numarası (Alvares) kalıcı. Günün yıldızlarından Asensio (10)’da, İsmail (8)’de kalıcı olacak gibi. Nene-Kerem kenarlarını da pek bozmayacak sanki.
(9)’daki derdi ise üç isimden birinin ayrışmaması... Maçına, oyuna, rakibe göre Nesyri, Talisca, Duran’ı kullanıyor. Biri öne çıksa, orayı da istikrara büründürecek.
O istikrarı yanal etmenlerle süsleyecek de. Geniş kadroyu verimli kullanmayı düstur haline getirmesi büyük avantaj.
Talisca'da ısrarını anlamakta güçlük çekiyorum ancak verim de alabiliyor dün akşamki ilk golde olduğu gibi. Beşiktaş maçındaki moralsiz Kerem’i Plzen’de oyuna atmadı, dün gece 1 gol 1 asist! Eleştirilen Nene’den dün 2 gol! “Nerede bu çocuk” denen Fred’den dün akşam 2 asist. “Olmuyor yahu” Szymanski’den her maç ısrarla yararlanma niyeti. Mert Müldür’e “Küsme oğlum” mesajlı dakikalar... Bartuğ’a dahi... (Oğuz, Becao, Çağlar falan bu adalet bolluğunda kendilerine bakacak!)
Ezcümle geçen sezonki “Yerlilerle yabancılar arasında sorun var”, “Mou hoca İrfan’a taktı!”, İsmail hoca dönemindeki “Takımı Dzeko-Tadic yapıyor!” manasızlıklarının konuşulmadığı bir dönem yaşıyoruz.
Gerek Avrupa, gerek ligde iyi giden Fenerbahçe’nin sadece taktik tahtasında değil, oyuncu ilişkileri ve kendine inandırma meselesi üzerine de değerli bir teknik adamı var. “Hangi maçta kovulacak”tan, buralara 2-3 ayda gelmek büyük iş!
Fenerbahçe son 6 resmi maçta 5 galibiyet-1 beraberlikle iyi bir ritim yakaladı. Üstelik Stuttgart, Gaziantep ve Kayseri maçlarında bütüncül performanslar da var. Bu gelişimde tabii ki “Koç-Ilıcalı-Mourinho mazeret üretme timi”nin yerini “Saran-Tedesco centilmenliği”nin alması başrolde.
Belli ki Fenerbahçe ekosistemine mazeret timinin pompaladığı karbondioksit azalıp, oksijen gerekli düzeye gelince herkes nefes alabilmeye başlamış. Tedesco centilmen olduğu kadar çalışkan da bir teknik adam. Geliştiriyor takımının oyununu. Tedesco’nun hafta için çabasının kanıtını dün ilk iki golde görüyoruz:
1-) Talisca-Kerem Aktürkoğlu paslaşmasının ardından gelen Marco Asensio golü belli ki çok tekrar ürünü.
2-) Fenerbahçe'nin 40’ta Nene ile bulduğu ikinci gol öncesi de gözden kaçan bir detay var bence. Kayseri frikik kullanırken, Fenerbahçe savunmasının 30 metreye kadar çıkması çok önemli. Bu bence yine hafta içi çok tekrar yapmanın ödülü.
Dün akşam üzeri İzmit’te ise neticeyi belirleyen de bence yine teknik direktör performansları oldu. İlk 7 hafta maç kazanamadıktan sonra son 5 müsabakada vites yükselten Selçuk İnan, Galatasaray’ı iyi analiz etmiş. Temaslı oynadılar. İkili mücadelelere yüzde yüzle girdiler. İcardi’nin yarattığı orta saha zafiyetini iyi değerlendirdiler. Önde bastılar ve rakiplerini özellikle ilk 45’te hataya zorladılar.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’unsa bırakın Kocaeli’nin son 3-4 müsabakasını, sadece geçtiğimiz haftaki Başakşehir maçını izleyerek bile fark edilebilecek detaylara önlem almadığını gözlemledik. Kocaeli’nin sağ açığı Agyei, daha 5-6 gün önce Başakşehir’in solunu felç etmişti. Aynı Agyei, yine aynı çizgiyi kullanarak Galatasaray’ın da solunu koridora çevirdi. Her aldığı topla tehdit yarattı, her pozisyonda Jakobs’u geçti. Okan Buruk acaba Agyei’yi hiç izlemedi mi, yoksa ciddiye mi almadı bilemiyorum. Ama İngiliz oyuncuya bir önlem almadığı ortadaydı. Dün Süper Lig’in zirve yarışına tesir eden performans da direkt Agyei’den geldi zaten.





