Kayserispor maçında gol ve asist katkısı veren Leroy Sane'ye övgü! Sihirbaz benzetmesi...
Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 3. haftasında Kayserispor deplasmanına çıktı. Okan Buruk yönetimindeki sarı-kırmızılılar, rakibini 4-0’lık net bir skorla mağlup ederek üç maçta üç galibiyetle liderlik koltuğunu korudu. Deneyimli yazarlar, Aslan’ın bu etkileyici zaferini yorumladı. İşte detaylar...
Son şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 3. haftasında Kayserispor’u konuk olduğu maçta adeta sahadan sildi. Sarı-kırmızılılar, deplasmanda 4-0’lık galibiyetle güldü. Gol perdesini Eren Elmalı (2), Victor Osimhen ve Leroy Sane açtı, Cimbom’a üç puanı getirdi.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ardından şunları söyledi: "Bu haftalar zor haftalar. Sezon başı, sıcaklar... Bu tür galibiyetler aldığı için oyuncularımı kutluyorum. İstekliler, konsantreler. Takım oyununu iyi oynuyoruz. Kim oynarsa oynasın aynı oyunu sürdürebilmek çok önemli. Çok mutluyum."
Spor yazarları, Galatasaray'ın Kayseri'de aldığı 4-0'lık galibiyeti değerlendirdi. İşte usta kalemlerinin dün akşam ile ilgili çarpıcı yorumları...
"Okan hoca, yaz kampını çoğunlukla arkada Eren, önünde Jakobs ile geçirmişken Kayseri’de bunun tersini yaparak aldığı riske karşılık büyük kazanç elde etti. Eren Elmalı, arkasındaki Jakobs ile soldan top taşımakta zorlandığı bir periyotta belki de sahanın vasatlarından biriyken golüyle hem maçın hem kendinin kaderini değiştirdi. Barış Alper’in yokluğunda sol forvette oynayan Eren Elmalı, bire bir baskılarda takım arkadaşı kadar iyi olmasa da doğru zamanda doğru yerde bulunmayı başararak 2 gol birden attı. Barış Alper’in çıtası çok yüksek, Arabistan’a giderse boşluğunun dolması kolay değil. Dün gece Eren harika iş çıkardı ama bir çiçekle bahar gelir mi? Emin değilim, biraz daha izlemek gerek.
Sane, Sallai ile saha içinde iyi bir iletişim kurdu, birlikte topu rahat götürdüler Kayseri kalesine. Sane henüz kendi standartlarını yakalayamamış olsa da yaklaştığını söylemek mümkün. Sane üzerindeki yabancılığı atmaya çalışıyor, tüm takım onun hatalarına karşı aşırı toleranslı, Osimhen’den Yunus’a kadar herkes onun şutuna ve ekstra çalımlarına saygı duyuyor, onu destekliyor. Dün gece ilk asistini yaptı, üstüne de golünü attı.
Yunus Akgün dün gece Kayseri’ye karşı 60 dakika boyunca harikalar yarattı. Galatasaray’ın yeni Mertens’i, yerli Mertens’i olması muhtemel futbolcusu; Osimhen’in arkasında iyiydi, Sane ile yer değiştirip yardımlaştı, hızlı geçişlerde açık alanda topla yaptığı slalomlar etkileyiciydi, neredeyse tüm hücum aksiyonlarında bir şekilde kadrajın içinde yer aldı. Fakat Kaan ve Icardi’nin girişiyle Eren beke, Yunus sola geçince hücum ayarları yerinden oynadı, sonrasında Yunus peş peşe hatalar yaptı ve oyundan çıktı.
"Hafta içinde beklenmeyen Barış Alper kriziyle çalkantılı günlerden geçerek Kayseri deplasmanına gelen Galatasaray’da, bu olayın etkilerinin ne olacağı merak konusuydu. Ancak ilk yarıya baktığımızda gerçekten büyük takım kalitesinde bir maç oynadı sarı-kırmızılı ekip. Zaten ezici istatistik rakamları bu tezi fazlasıyla destekliyordu. Barış Alper’i aradı mı derseniz eğer büyük takımsanız bir oyuncunun olup olmaması sizi etkilemez. Dün de Kayseri’de Yunus Akgün sazı eline alınca her şey değişti. Galatasaray’ın genç yıldızı sahaya kanat gibi çıktı ama Okan Buruk belli ki serbest oyuncu olarak kullandı. O da hocasını mahcup etmedi ve topu her ayağına aldığında klasına yakışır hareketlerle takımını bir virtüöz gibi yönetti. Genç yıldız, orta alandaki yaratıcığıyla her geçen gün üstüne koyarak ‘bana güvenin’ mesajını veriyor.
Gecenin sürpriz golcüsü Eren Elmalı ise hem savunmasını yaparken hem de hücumdaki katkısıyla skoru belirleyen isimlerden biri oldu. Performansı merakla beklenen Leroy Sane'de de kıpırdanmalar gördük. Açıkçası Lemina ve Barış Alper’in yokluğunu aratmayan bir oyun ve kadro zenginliği içindeki Galatasaray’ın, Süper Lig yarışı için bir endişe yaşayacağını sanmıyorum. Bence sorulması gereken soru, bu kadro Şampiyonlar Ligi için yeterli mi? Kişisel fikrim, A klas seviyesinde savunma ve orta alana takviye yapılırsa her iki kulvarda de sıkıntı çekmez... ‘Muslera sonrası ne olur’un cevabını Günay müthiş öz güveni ve formuyla sahada vermeye devam ediyor.
Saha içini Okan Buruk çözerken yönetimin Barış Alper krizini de büyük kulübe yakışır bir şekilde halletmesi gerekir. Bu konuda da yine kişisel fikrim, tüm hatalı davranışlarına rağmen Barış Alper’i yuvasına döndürüp Şampiyonlar Ligi’nde oynatarak iyice parlatmak daha mantıklı olur. Özetle Galatasaray, ‘zorlanma ihtimali olabilir’ denilen bir deplasmanda kalitesiyle, kollektif futboluyla rahat bir galibiyet almayı başardı. Kayserispor’a gelince... Sadece mücadele yetmedi, özellikle takım savunması olarak çok yetersiz kaldılar ve rakiplerine sayısız gol fırsatı verdiler. Ev sahibi ekip özellikle yenik duruma düştükten sonra maçı çevirebilmek için çaba gösterdi, pozisyonlar da buldu ama kalesinde çok da açık verdi."
"Galatasaray, Okan Buruk'un sisteminde büyük bir öneme sahip olan Mario Lemina ve malum durumdan dolayı kadroda yer almayan Barış Alper Yılmaz'ın yokluğunda Kayserispor deplasmanına çıktı. Okan Buruk, Lemina'nın yokluğunda topla dikine dripling yapan oyuncu eksikliğini Yunus Akgün ile, soldaki eksikliği ise Eren Elmalı ile kapattı. Ürettiği çözüm meyvesini de verdi. Sol kenar forvet pozisyonu için Eren Elmalı'nın, Barış Alper'e göre birçok eksisi var, ancak bugün Barış Alper'de olmayan bir şeyi doğru yaptı. Doğru zamanda doğru yerde olmak!
Topla dikine yaptığı driplingler, bire birde adam eksiltme becerisi ve temposu Yunus'u özel kılan özelliklerin başında geliyor. Tek eksiği ise gol bölgesinde genelde kaleyi düşünmesi ve müsait pozisyonda takım arkadaşını görmemesi. Osimhen iki pozisyonda çok müsaitken kaleye vurmayı denedi. Ama bu durumu değiştirebilecek kabiliyeti var.
Alman yıldız dün perdeyi açtı. Sane'nin en büyük özelliği adam eksiltme ve topla yaptığı driplingler olsa da dar alanlardan takım arkadaşlarını birer duvar olarak çıkması adeta sahnede performans sergileyen bir sihirbaz izliyor hissiyatı veriyor. Takım arkadaşları henüz onunla oynamayı çözemedi. Birlikte oynadıkça, takıma alıştıkça çok fazla skor katkısı verecektir."
Pep Guardiola 2020’de onu Manchester’den gönderdiğinde gerçekten üzülmüştüm, çünkü benzersiz bir futbolcuydu Silva. Hem merkez orta saha hem de kanat oynayabilen, savunma arasında kimsenin görmediği boşlukları süzüp derin paslar atan ama o fırsatı bulamadığında da adeta topu ayağına yapıştırarak dripling yapabilen bir sanatçıydı. Onun keyfi yerindeyse, günündeyse sadece onu seyretmek için bir bilet alıp gidebilirsiniz stadyuma. Ben kendisini iki Avrupa Şampiyonası finalinde canlı seyretme fırsatı bulmuş şanslı bir sporseverim.
Dün Kayseri’de Yunus Akgün’ü izlerken zaman zaman David Silva geldi aklıma. Galatasaray’daki eksiklikler sebebiyle dün 10 numara rolünde oynadı Yunus. Derin paslarıyla Sane’yi defalarca pozisyona soktu, gerektiğinde de merkezden driplinglerle sırtında taşıdı adeta takımını. Küçük fiziği, hem süratli hareket etmesi, hem de hızlı kararlarıyla zaman zaman David Silva gibiydi sahada dün Yunus... Zaten maçın fişini de 36’ncı dakikada 40 metrelik bir driplingle çekti.
Galatasaray bildiğim kadarıyla kaleci ve stoper takviyesinden sonra bir fırsat daha bulursa ofansif orta saha da almak istiyor ama Yunus’un bu on numara performansı sonrası transfer stratejisi de değişebilir Okan Buruk’un.
Galatasaray dün Kayseri’de Yunus, Eren, Günay, Osimhen ve Sane’nin iyi performanslarıyla belki farklı kazandı ama ev sahibi ekip de hiç fena olmayan sinyaller verdi gelecek için. İlk 11’de 6 yeni oyuncusu olan Markus Gisdol’ün özellikle korner setlerini çalıştırdığı barizdi. İki-üç kez Günay’ı blokladılar, Jung’laDenswil’le gol şansları yakaladılar.
Ayrıca geçen sezon Jakirovic döneminde olduğu gibi sağda Gökhan-Ramazan-Cardoso ile dengesizlikler yarattılar. Birkaç pozisyon da ürettiler ama Davinson-Jakobs ikilisi çoğunlukla kesti Cardoso’nun koşularını. Samsunspor’u en dipten 1 puanla alıp saygıdeğer bir oyunla ligde bırakan Markus Gisdol’ün Kayseri’de de iyi bir oyun inşa edebileceğine inanıyorum ben.