Kocaelispor - Fenerbahçe maçı sonrası yıldız oyuncuya övgü: Asensio artı 10
Trendyol Süper Lig'in 20. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Kocaelispor'u 2-0'lık net bir skorla geçti ve zirve yarışındaki iddiasını korudu. Sarı-lacivertliler, bu galibiyetle puanını artırırken, aynı zamanda 20 yıl aradan sonra ilk 20 haftayı yenilgisiz kapatan nadir ekiplerden biri olmayı başardı.
Çok ünlü bir söz vardır; Tecrübe en iyi öğretmendir. Ama okul masrafları biraz ağırdır.
Şöyle anlatayım... Kaliteli ve tecrübeli oyuncuya parayı bastırırsan bu sana yol su elektrik olarak geri döner.
Aynı dün Assensio’da Skriniar’da, Semedo ile Guendouzi’de olduğu gibi.
Buram buram tecrübe ve akıl ile belki de Türkiye’nin en zor deplasmanından üç puan almayı başardılar.
İlk yarının 5. dakikasında Talisca’nın zayıf kafa şutu ve 35. dakikada Semedo’nun dağlara taşlara vurduğu bir top vardı.
Bu dakikalar arasında Fenerbahçe kabusu yaşadı. Tamam rakibine bir pozisyon dışında şans vermedi. Ama tek top yapamadı, orta sahayı geçemedi, kanatları hiç kullanamadı ve hiç organize olamadı.
Ayrıca dönen topları da alamadı. Ama sahada ölümüne mücadele eden, tecrübelerini ortaya koyan başta kaleci Ederson, Skriniar, Jayden, Mert Müldür ve Alvarez vardı. Topları ısırırcasına mücadele ettiler. Ve takımlarını ayakta tuttular.
2. yarı bu kez tamamen Fenerbahçe’nin kontrolü altında geçti. Kocaelispor ilk yarıdaki baskıyı bu kez kuramadı. Fenerbahçe’nin tecrübeli kadrosu bu yarının her dakikasında hem topa hem de oyuna hakimdi. Ve öyle bir 2. gol attılar ki Nene’nin son vuruşu öncesi kaç pas yaptıklarını ben sayamadım. Hazırlanış, olgunlaşma, son asist ve son vuruş bugün her futbol okulunda gösterilmesi gereken bir goldü.
Ama şu da var. 2. yarı Tedesco’nun doğru hamleleri de maçın kolay geçmesine neden oldu. Belli ki bu maça takımını çok iyi hazırlamış. Çünkü alınacak bir beraberlik bile takımını şampiyonluktan uzaklaştıracaktı.
Bu maç için yukarıda saydığım isimlerin yanı sıra Guendouzi’nin 2. yarı ısrarcı oyunu ile Semedo’nun tükenmek bilmeyen enerjisini de eklemek gerekiyor.
Kocaeli, ligin Göztepe’yle, Samsun’la ve Alanya’yla beraber en zor deplasmanlarından. Şahane bir tribün atmosferleri var; 19:50’de Tual’in harika şarkısı “Tiryakinim” performansıyla başlayan, müsabaka boyunca takımlarıyla beraber maçı oynayan bir taraftar. Tribünün bu desteğine üst düzey mücadeleleriyle karşılık veren bir sporcu grubu.
Dün de Kocaeli’nde ağırladıkları her rakibe olduğu gibi Fenerbahçe’ye hayatı bayağı zorlaştırdılar. Kocaelispor, maçlarında çok fazla gol olan bir takım değil. Özellikle son 3 aydır daha da seyrekleşti İzmit’te gol enstantaneleri. Kocaeli’nin son 10 lig maçının üçü 1-0, üçü 0-0, biri 1-1, biri 2-0, ikisi de 2-1 bitti. Yeşil siyahlıların Kasım’dan beri 2 gol atabildiği tek takım Antalya. Çok zor gol yiyip, zor atıyorlar. Eğer ilk golü onlar bulurlarsa koruma konusunda mahirler. Ancak dün olduğu gibi ilk golü rakipleri bulursa, o zaman işler değişiyor.
Dün Fenerbahçe özellikle 2-0’a kadar reaktif bir performans sergiledi. Nene’nin golüne kadar Kocaeli %58’le topla oynadı. Şutlarda 9-8, kornerlerde 6-3, rakip ceza alanında topla buluşmada 13-10 üstündü. Ancak istatistiklerle anlatılmayacak türden fark yaratan bir adam vardı sahada.
Bundan yaklaşık 20 yıl önce global bir spor markasının meşhur bir sloganı vardı: “Ronaldinho + 10” diye. Zira Ronaldinho öyle büyüktü, öyle farklı bir futbolcuydu ki, Barcelona’yı veya Brezilya Milli Takımı’nı öyle tanımlamak tuhaf durmuyordu.
Şu anda Fenerbahçe’yi de “Asensio + 10” olarak tanımlasak çok da eksik kalmaz bence. Bazen sahada öyle ekstra işler yapıyor ki, diğer 21 futbolcu bir yana, o bir yana diyorsunuz içinizden. Özellikle dünkü gibi sıkışan maçları tek bir aksiyonuyla çözüyor, herkes birbiriyle aynı gözükürken sadece o sürüden ayrışıyor.