Serdal Adalı'dan flaş Kerem Aktürkoğlu açıklaması: Beşiktaş'ta oynamak istiyor
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, basın toplantısında Kerem Aktürkoğlu transferine değinerek gündem oldu. Adalı, "Benfica, Kerem'in Türkiye'ye gelecekse Beşiktaş'ta oynamak istediğini biliyor." ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz günlerde daha önce Beşiktaş’ta görev yapan birçok oyuncuya 17 milyon Euro civarında bir ödeme yaptıklarını ifade eden Adalı, ayrıca 80 milyon TL’lik menajerlik ücretinin de önümüzdeki günlerde ödeyeceklerini söyledi. Adalı, şöyle konuştu:
“Hep ‘Transferlerde yeni hatalar yapma lüksümüz yok’ diyoruz. Bu ifadeyi neden özellikle kullandığımı sizlere ve ekranları başında bizleri takip eden değerli Beşiktaşlılara şöyle ifade edeyim. Çok değil daha 15-20 gün önce bugün takımımızda yer almayan; Aboubakar, Amartey, Montero, Rebic, Joe Worral, Umut Meraş ve Onur Bulut gibi eski oyuncular için 16-17 milyon Euro ödeme yaptık. Buna ilave olarak da geride bıraktığımız hafta, geçtiğimiz yıllardaki birçok ismin ödenmemiş menajerlik ücretleriyle ilgili de kulübümüz aleyhine bir dava sonuçlandı. Boyko, Utku Yuvakuran, Caner Erkin, Atınç Nukan, Pepe gibi birçok ismin menajerlik ücreti olarak 80 milyon TL üzerinde bir tutarı da önümüzdeki günlerde ödeyeceğiz. O yüzden her seferinde ‘sadece bugünleri planlayarak değil, geçmiş yılları da temizleyerek ilerliyoruz’ diye söylüyoruz. Yani bin bir çabayla yaratmaya çalıştığımız kaynakları bugünümüz ve geleceğimiz için değil, maalesef geçmişe de kullanmak zorunda kalıyoruz.”
Transferlerin geç kaldığı yönündeki iddialara da cevap veren Adalı, şöyle konuştu:
“Bu görevden ayrıldıktan sonra arkamdan geçmiş yönetimlere yapılan eleştirilerin yapılmasını istemiyorum. O nedenle bin düşünüp, bir adım atacağız. Transferlerde geç kalınıyor iddiasına ilişkin de bir iki söz söylemek istiyorum. Geçmişimize bir bakın ve yılın bugünleri için ne zaman bu transfer performansı sergilenmiş objektif olarak değerlendirin. Geride kalan 4 yılda bir takım iskeleti kurulmuş olsa sadece transfer döneminin bugünleri için değil, tüm transfer dönemi için ilk 11'e 4 transfer son derece yeterli olurdu. Unutulmasın ki bize şampiyonluk kazandıran Ghezzal ve Rosier, transfer sezonu bitmek üzereyken bu takıma katılmıştı. Mario Gomez ilk golünü eylül ayının ortasında atmıştı. Talisca 24, Aboubakar da 29 Ağustos'ta Beşiktaş’la sözleşme imzalamıştı. Rakiplerimizde de benzer durumlar var. Mesela Osimhen, Galatasaray kadrosuna geçen sezon 4 Eylül’de dahil olmuş ve ilk lig maçına ligin 4’üncü haftasında çıkmıştı. Şu an daha 11 Ağustos’tayız ve hatırlatıyorum ki biz ilk 11'imize direkt katkı sağlayacak 4 üst düzey oyuncuyu kadromuza kattık. Unutmayın ki bazı transferler için ya devasa bedeller ödemek ya da en doğru zaman ve fırsatları beklemek zorundasınız. Bunun yanında bir de Türk futbolunun ve Süper Lig’in gerçeklikleri var. Burada şampiyon olmak için nasıl bir kadro kurulması, nasıl bir oyun oynanması gerektiğinin bilincindeyiz. Son şampiyonluklarımıza bir bakın. 6 numara mevkinde Tayfur, Ernst, Atiba ve Josef vardı. Yani hep savaşçı ön liberolar ve topla ilişkisi daha yüksek, pas kalitesi daha iyi 8 numaralar. Son 4 yılda hep başka bir şey denedik. Musrati ve Pjanic gibi daha yumuşak 6 numaralara gittik. Orta sahaya alınan birçok oyuncu oldu. Belki hiçbiri kötü oyuncular olmayabilirler, ama neredeyse tamamı belirli bir futbol aklı ortaya konmadan hep orta sahaya bir oyuncu almış olmak için alındı. Bu işler bize hiç iyi sonuçlar getirmedi. Biz bunu kökünden en kaliteli oyuncularla değiştirmeye çalışıyoruz.”
Teknik direktör Ole Gunnar Solskajer’in arkasında olduklarını söyleyen Serdal Adalı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz göreve geldiğimiz günden itibaren bir projeksiyon yaptık. Buna göre de en uygun hocanın kendisi olduğuna karar verdik. Kararımızın arkasındayız. Yapılan eleştiriler karşısında da inanılmaz şoktayım. Daha ligin ilk maçına bile çıkmadan hoca yollamayı düşünüyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir algı operasyonu görmedim. Shakhtar maçında arzulanan Beşiktaş’ı izletemediğimizin bilincindeyiz. Bunun nedenlerini ve çözümlerini de kendi aramızda konuştuk ve gerekenleri yapıyoruz. Hocanın oyun tercihinden oyuncu değişikliklerine kadar her şey tartışmaya açıldı ancak henüz sezonun başındayız ve çok uzun bir yolumuz var. Bu yolda zaman zaman yenilgiler de istenmeyen sonuçlar da olacak. Her puan kaybında bu denli büyük bir kaos yaşayamayız. Ben Beşiktaş taraftarının zor günlerde ne kadar aklıselim davrandığını, takımlarını nasıl desteklediğini en iyi bilen insanlardan biriyim. Bunu maksatlı olarak yapan çevreler var. Faydası olacak her eleştiriye açığız. Beni eleştirin. Transferler gecikiyor diyebilirsiniz. Önce transferleri bitirelim, takımımızı sahada tam anlamıyla, ideal kurgusuyla görelim, ondan sonra hocayı yargılayalım. Hoca kibar olduğu için “elimdeki kadro bu, elimdekilerle bunu yapıyorum” demiyor. Hocaya bu kadar haksızlık yapmanın manası yok. Daha önce de söylediğim gibi geçtiğimiz kış sezonunda yerli ve yabancı hocalarla görüştüm. Kimse o günkü koşullarda bu göreve gelmeye cesaret edemedi. Lütfen herkes o zamanki kaosu ve sıkıntılı günleri iyi hatırlasın. Ole geldi ve bir şeyler yapmaya çalıştı. Bir heyecan getirdi. Hocaya süre vereceğiz. Transferlerin zamanlamasıyla ilgili eleştirisini ben üzerime alırım. Bununla ilgili durumu az önce durumu sizlere anlattım. Takım hedeflerinden, istenen kadro yapısından çok uzakken, psikolojik ve mental açıdan diplerdeyken taşın altına elini koyan, kaçmayan hocanın elbette kredisi olacak. Transferlerimizi tamamlayınca artık top hocada olacak. İstediğimiz şekilde mücadele eden ve büyük takım oyunu oynayan bir ekibi kendisinden bekleyeceğiz. Her konuştuğumuzda bunu kendisine aktarıyoruz.”
Siyah-beyazlı camiada samimiyetin yerini hesap kitaba bıraktığını belirten Adalı, bu durumun Beşiktaş’a zarar verdiğini söyledi. Adalı sözlerini şöyle noktaladı:
“Son yıllarda üzülerek gördüğüm bir konu var. Beşiktaş camiası içindeki birlik ve beraberlik yerini kavgaya bırakmış durumda. Samimiyetin yerine hesap kitap geçti. Bu, Beşiktaş’a büyük zarar veriyor. Göreve geldiğimden beri bir fikri sürekli tekrarlamaktan çekinmedim; gelin her koşulda birbirimize sahip çıkalım. Sahada kademeye giren oyuncular gibi biz de birbirimize destek olalım. Başarı ancak bu şekilde gelir. Bu sezondan en büyük beklentim; terinin son damlasına kadar savaşan, tekrar büyük takım olma ruhunu yakalamış; tribünde ve sahada tek yürek olmuş, geleceğe yönelik umutlarımızı tekrar yeşerten bir Beşiktaş’tır. Yeni sezonun Beşiktaş için hayırlı olmasını diliyor, şampiyonluklarla dolu güzel günlere döneceğimize yürekten inanıyorum.”
