Dünyayı karartmak için çalışmalara başlandı

Dünyayı karartmak için çalışmalara başlandı

Dünyayı karartmak için çalışmalara başlandı

İklim değişikliğine karşı radikal çözümler üretmeye başlayan bilim insanları, Dünyayı karatma fikrini ciddi şekilde değerlendiriyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Matrix filmini izlemeyen yoktur herhalde. Hatırlarsanız filmde insanların makineleri durdurmak için başvurduğu yöntemlerden biri de makinelerin enerji kaynağını kesmek için atmosfere müdahale ederek Güneş’i karartmaktı. Matrix 1999 yılında çıktığında gökyüzünü kaplayıp Güneş’i karartma fikri yalnızca bir bilim-kurgu filminde yaşanabilirdi. Ancak bugün geldiğimiz noktada gerçeğe dönüşmesi pekala mümkün görünüyor.

Bugün hem insanlığı hem de dünyadaki yaşamı tehdit eden en büyük tehlike iklim değişikliği olarak görülüyor. Bu yüzden bilim dünyası bu tehdide çözüm bulmak için sıkı bir çalışma yürütüyor.

İşte gün ışığını karartma projesi de bu çabaların bir parçası. Solar jeomühendislik olarak anılan bu alanda yapılan çalışmalar, atmosfere saçılacak parçacıklar sayesinde Dünya’ya ulaşan gün ışıklarının azaltılabileceğini, böylece endişe verici ısı artışının önüne geçilebileceğini gösteriyor.

Yıllardır teoride konuşulan, bugün ise pratik uygulaması yakın gelecekte mümkün olacak gibi görünen bu fikir, son dönemde pek çok bilim insanının desteğini kazanmış durumda. The New Yorker’ın haberine göre ilk başta çılgınca bir fikir olarak bakılan bu müdahale, bugün artık bilim dünyasında ciddi şekilde değerlendiriliyor. Daha geçen ay Beyaz Saray solar jeomühendislik üzerinde çalışılması için beş yıllık bir araştırma planı duyurdu. ABD hükûmetinin bu hamlesi, Güneş’i karartma fikrinin artık bilim-kurgu filmlerinin ötesine geçip gerçek bir olasılığa dönüştüğünü gösteriyor.

Teknoloji dünyasında yaşanan gelişmeler sayesinde bu projenin er ya da geç gerçeğe dönüştürülebileceği konusunda pek şüphe kalmamış durumda. Ancak şimdi bu projeye dair asıl soru yapılıp yapılamayacağı değil, yapılması doğru mu sorusu. Çünkü bazı bilim insanları, tüm ekosistemi kökten değiştirebilecek böylesine büyük bir müdahalenin dünyadaki yaşam üzerinde yaratacağı öngörülemez değişimler konusunda endişeli.