Devlet herkesin internette ne yaptığını bilecek

Devlet herkesin internette ne yaptığını bilecek

Devlet herkesin internette ne yaptığını bilecek

5651 sayılı kanunu genişleten yeni internet kanun teklifini de içeren torba kanun Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülürken düzenlemelere itirazlar da sürüyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Üstelik bu itirazlar sadece internet erişimiyle ilgili de değil.

Bu kanun teklifiyle e-posta, chat gibi internette yaptığınız her şey saklanacak ve devlete bağlı kurumca talep edildiğinde kuruma verilecek.

Teklif bu yönüyle ABD'deki NSA skandalını akıllara getiriyor. Edward Snowden’ın Amerikan casusluğunun boyutlarını gözler önüne serdiği skandal.

ABD'de Ulusal Güvenlik Ajansı NSA'in interneti dev bir izleme aygıtı haline dönüştürdüğü ortaya çıkmış ve dünya çapında bir skandal patlamıştı.

NSA'in ABD'deki kullanıcılarını elektronik posta ve anlık mesajlaşmalarını hiçbir uyarı yapmadan kopyaladığı anlaşılmıştı.

NSA'in çeşitli anahtar kelimeler yardımıyla bu yazışmaları elekten geçirdiği, eleğe takılan yazışmaların istihbarat çalışanlarınca incelendiği ortaya çıkmıştı.

Türkiye'deki eleştiriler de bu noktada toplanıyor: NSA'in yasadışı skandalını Türkiye yasalaştırmaya mı çalışıyor?

İnternette fişleme

Eski CHP Milletvekili Osman Coşkunoğlu teklifin her bireyin internetteki tüm günlük faaliyetlerini en az 1 en çok 2 yıl saklanmasını öngördüğünü belirterek bunun fişlemeyi kolaylaştıracağını söylüyor.

Coşkunoğlu, "Bireyin hangi siteleri gezdiği, hangi kelimeleri aradığı, sosyal ağlarda neler yaptığı kayda alınacak ve en az 1 en çok 2 yıl saklanacak. Kişisel Verileri Koruma Kanun Tasarısı yıllardır hazır beklediği halde, yurtiçinden ve AB’den gelen tüm baskılara karşın tasarıyı TBMM’ye getirmeyen hükümet, fişlemeyi kolaylaştıracak böyle bir veri toplamayı kanun zoruyla yaptırmak istiyor" diye konuştu.

Coşkunoğlu kanunla internet erişim sağlayıcılarının üye olmaya zorunlu oldukları hükümet güdümünde bir Birlik kurulmasının da istendiğini belirterek "Birlik’in esas amacı gizlenmeye çalışılsa da, hükümetin talep edeceği izleme ve sansür uygulamalarını yapacağı açıkça görülüyor" yorumunda bulundu.

Coşkunoğlu Türkiye'nin yeni yasaklara, fişlemelere ve sansürlere kapı açacak olan bir kanuna ihtiyacı olmadığını vurguladı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Peki yasa teklifi tam olarak ne getiriyor ve itiraza neden olan maddeler hangileri:

Toplum genelinde oluşan görüşlere göre madde madde sıralayalım:

İŞTE O MADDELER VE İTİRAZLAR

MADDE 47- 5651 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine eklenen üçüncü fıkra:

"(3) İçerik sağlayıcı, Başkanlığın bu Kanun ve diğer Kanunlarla verilen görevlerinin ifası kapsamında; talep ettiği bilgileri talep edilen şekilde Başkanlığa teslim eder ve Başkanlıkça bildirilen tedbirleri alır."

MADDE 48- 5651 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ve ikinci fıkradan sonra gelmek üzere eklenen 3, 5 ve 6. fıkralar.

"(3) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlüdür.

(5) Yer sağlayıcı, Başkanlığın talep ettiği bilgileri talep edilen şekilde Başkanlığa teslim etmekle ve Başkanlıkça bildirilen tedbirleri almakla yükümlüdür.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

(6) Yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya bu Kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında Başkanlık tarafından onbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir."

İTİRAZLAR: 4. fıkra kişilerin internette yaptığı her türlü işlemin saklanması Anayasa'daki temel hak ve hürriyetlerden özel hayatın gizliliği, haberleşme hürriyeti, düşünce ve kanaat hürriyeti, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti gibi birçok başlığını ihlal ediyor.

5. fıkrayla fıkrayla kişilerin internette yaptığı her türlü işlemin saklanmakla kalmayıp istendiğinde kişi temel hak ve hürriyetler ihlal edilerek Devlete bağlı bir kuruma verileceği belirtiliyor.

6. fıkrayla internet servis sağlayıcıları Anayasa'ya aykırı bu işlemleri yapmamaları durumunda para cezası ödeme yükümlülüğüyle karşı karşıya getiriliyor. Bu durumda internet servis sağlayıcıları para cezası yaptırımıyla anayasal hakları ihlal etmeye zorlanıyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Üç madde de Anayasal hak ihlallerine zorlarken bunun sorumluluğunu devletten alıp internet servis sağlayıcıların sırtına yüklüyor. Ayrıca bir yandan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na(TİB) "özel hayatın gizliliği ve hakların korunmasının gecikmesinde sakınca olan hallerde" denilerek erişimi engelleme yetkisi verilirken öte yandan kişilerin özel hayatlarının gizliliği ortadan kaldırılmış oluyor.

MADDE 6/A- (1) Bu Kanunun 8 inci maddesi kapsamı dışındaki erişimin, engellenmesi kararlarının uygulanmasını sağlamak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliği kurulmuştur.

(6) Bu Kanunun 8 inci maddesi kapsamı dışındaki erişimin engellenmesi kararlan erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilir. Kararlann uygulanması amacıyla gerekli her türlü donanım ve yazılım erişim sağlayıcılann kendileri tarafından sağlanır.

İTİRAZLAR: Birinci fıkrayla, internet erişim sağlayıcıları devlet tarafından kurulan bir birliğe katılmaya zorlanıyor. Ayrıca birliğe katılınmaması durumunda çalışma yetkileri ellerinden alınıyor. Altıncı fıkrayla birliğe zorunlu üye yapılan servis sağlayıcılarının birliğin aldığı kararları uygulaması zorunlu tutuluyor. Erişim engelleme için birliğe yapılacak tebligat yeterli sayılıyor.

Dayatılan birlik hükümet kontrolünde bir meslek birliği oluşturulmasına neden oluyor. Alternatif Bilişim Derneği üyesi ve İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi Dr. Özgür Uçkan'a göre hükümet kontrollü meslek birliği vasıtasıyla gözetimin yapılması vahim.

5651 sayılı kanun mahkum edilmişti

Var olan 5651 sayılı internet kanunu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddeyi açıkça ihlal ettiği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından 18.12.2012 tarihinde mahkum edilmişti.

Uzmanlara göre Türkiye'de yeni kanun teklifi öncekine göre kişisel hak ve özgürlüklerin standartlarını daha da düşürürken Kişisel Verilerin Korunması'yla ilgili halen bir düzenleme yapılmıyor. Avrupa Birliği ise "internette özel hayatın gizliliği" diyerek Türkiye'nin tam tersine kullanıcıların veri güvenliğini sağlayacak yasa için "internet lobileriyle" 3 yıldır kıyasıya bir savaş veriyor.