Demirtaş'tan Erdoğan'a yanıt

 Demirtaş'tan Erdoğan'a yanıt

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendilerine ulaşamadığı yönündeki beyanına, "Kendileri bana ulaşmaya çalışmış olabilir ama önemli olan bana ulaşmaları değil. Orada katliama uğrayan bir halk var, arasınlar onlardan özür dilesinler" şeklinde karşılık verdi.

Selahattin Demirtaş, Sancaktepe ve Pendik'teki mitingiler için Atatürk Havalimanı'na geldi. Diyarbakır mitinginde meydana gelen patlamaya ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendilerine ulaşamadığı şeklindeki beyanına değinen Demirtaş, konuyla ilgili şunları söyledi: "Aynı saatlerde Cumhurbaşkanı Eskişehir’de mitingde konuşuyor ve yine bize saldırıyor. Ne bir başsağlığı ne bir geçmiş olsun ne bir üzüntü beyanı var. Ülkenin Cumhurbaşkanı bir saat Eskişehir mitinginde konuştu.


Bu vahşi katliama, saldırıya dair tek cümle etmedi. Dolayısıyla kendileri bana ulaşmaya çalışmış olabilir ama önemli olan bana ulaşmaları değil. Orada katliama uğrayan bir halk var arasınlar onlardan özür dilesinler, üzüntülerini dile getirsinler. Buyursun Diyarbakır’a gitsinler. Cumhurbaşkanı 77 milyonun cumhurbaşkanı değil mi? Katliamın yapıldığı yere çiçek bıraksın. Mesele ben değilim, mesele halk, halka karşı özür borçları var."


 



Mitinge konuştu


HDP'nin Sancaktepe'deki mitinginde halka seslenen Demirtaş, dün Diyarbakır'da meydana gelen patlamayı anımsatarak, halkın büyük bir katliamla, alçakça bir saldırıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.


Diyarbakır halkının cesur, kahraman, disiplinli ve örgütlü duruşunu kutladığını ifade eden Demirtaş, 350'den fazla yaralıdan 30'unun durumunun ağır olduğunu kaydetti.


Büyük bir provokasyonla, katliamla halkın iradesini teslim almak isteyenlerin, küçük bebekten yaşlısına kadar çelikten bir iradeyle karşılaştığını belirten Demirtaş, mitinge katılanların izdihamla "ayaklar altında ezilsin" diye provokasyona ve galeyana getirilmeye çalışıldığını savundu. Selahattin Demirtaş, neredeyse 150-200 bin insanın düğüne, bayrama, gelir gibi Diyarbakır'da meydanı doldurduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:


"Tam konuşmayı yapacağım dakikalarda sahnenin yanında iki bomba patlattılar. Bu elbetteki büyük alçaklık. Bir yandan parçalanmış kolu, bacağı kopmuş arkadaşlarımızı alandan çıkarmaya çalışıyoruz, bu tarafta bazı polisler gaz atıyor, yolu kapatmış. Güvenliğimizi sağlamaktan, halkı güvenli bir şekilde çıkarmakta sorumlu olanlar meydanı gaza boğmuşlar. Yaralılar nefes alamıyor,
taşıyanlar nefes alamıyor. Küçük bebekler nefes alamıyor. Böylesine vahşet ortamı. Oradan çıktığımızda, televizyon açık, ülkenin Cumhurbaşkanı konuşuyor. Bir saat canlı yayında Eskişehir'de konuştu. 'Ben tarafsız 77 milyonun cumhurbaşkanıyım' diyen kişi var ya. Diyarbakır meydanından tek bir cümle bile söz etmedi. Oradaki vahşetten, barbarlıktan tek bir cümle bile söz etmedi.


Şimdi, akşam telefonla bana ulaşmaya çalışmış. Kusura bakma, sen ülkenin Cumhurbaşkanı isen bize hakaret etmeyecektin, hedef göstermeyecektin. Ülkenin Cumhurbaşkanı isen bugün miting yapmak yerine Diyarbakır meydanında taziyeye katılacaktın. Ülkenin Cumhurbaşkanı isen, Diyarbakır'ın da Cumhurbaşkanı isen AKP'ye bugün oy toplamak yerine gitseydin Diyarbakır'da çiçek koysaydın, üzüntülerini, taziyelerini belirtseydin. Beni arayıp neyleyeceksin. Ben telefona çıksam ne olur, çıkmasam ne olur. Sen zaten yapacağını yapmışsın. Zaten 2 aydır 140 yerde
partimiz saldırıya uğramış. Silahla, bombayla üzerimize gelmişler. Tek bir kişi bile gözaltına alınmamış. HDP'yi yakıp yıkanların yanına kar kalmış."


"Haçlı ittifakı" haberlerine eleştiri


Bazı gazeteleri göstererek, "haçlı ittifakı" haberlerini eleştiren Demirtaş, hedef gösterildiklerini, bu gazetelerin kendilerini 2 aydır tehdit ettiğini ileri sürdü. Partisinin ülkedeki barışın ve kardeşliğin teminatı olduğunu ifade eden Demirtaş, bu seçimin kritik ve önemli olduğunu, öfkeyle ve kızgınlıkla değil, vicdan ve ortak akılla hareket ederek sandığa gidilmesini ve oylara sahip
çıkılmasını istedi.


Tek bir oyun bile boşa gitmemesi ve herkesin hesabını iyi yapması gerektiğini kaydeden Demirtaş, HDP dışında verilen oyların AK Parti'ye yaradığını
savundu.


Demirtaş, AK Parti'yi durdurabilecek tek gücün kendileri olduğunu ifade ederek, baraj altında kalırlarsa Türkiye'nin kaosa sürükleneceğini, kargaşa, baskı ve zulümle karşı karşıya kalınmaya devam edileceğini ileri sürdü. Tarihi bir görev ve sorumluluk bilinciyle seçim kampanyasını yürüttüklerini anlatan Demirtaş, parti olarak seçime girme haklarını kullanarak,
barajı geçmek için halktan oy istediklerini söyledi. Selahattin Demirtaş, "Halktan oy istemeyi vatan hainliği, ülkeyi bölme çabası, demokrasiye darbe olarak meydanlarda bizi yuhalatarak, linç ettirmeye çalıştılar. Yıllardır bize ait olan ama AKP sıralarında oturan 30'dan fazla gasbedilmiş milletvekilliği hakkımızı geri almak istedik. Bağımsız girdiğimiz için 70 değil, 35 milletvekili çıkarıyorduk. Şimdi hakkımızı geri istiyoruz" diye konuştu.


Türkiye'yi bölmekle, uluslararası komplo iş birlikleriyle suçlandıklarını dile getiren Demirtaş, "Bu kadar alçaklığı doğrusu biz de beklemiyorduk. Bu kadar alçalabileceklerini ben de beklemiyorum. Elimizde bir tek şey var; sandık. Bunlara bir ders verin. Halkın gücünü gösterin. Yarın sandıklarda AKP'yi sandığa gömün ki, halkın iradesini, gücünü bir kez daha anlasınlar" ifadelerini kullandı.


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS