AK Parti HDP görüşmesi bitti

AK Parti HDP görüşmesi bitti

Koalisyon görüşmeleri kapsamında bugün Başbakan Ahmet Davutoğlu, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile görüştü. Başbakan Davutoğlu saat tam 11.00'de HDP Genel Merkezi'ne geldi. Görüşme yaklaşık iki saat sürdü ve saat 13.00'de sona erdi. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu silahsızlaşma öyle ya da böyle gerçekleşecek. Siz çağrıda bulunun Türkiye’de bütün silahlar teslim edilsin" dedi. HDP'den yapılan açıklamada da AKP ve CHP koalisyonuna yapıcı bir muhalefet desteği sunacakları belirtildi.

AK Parti ve HDP koalisyon görüşmeleri dolayısıyla bir araya geldi. HDP ile görüşmede AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'na, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara ve Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu eşlik etti.


HDP Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'a ise Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken, Pervin Buldan ve Zeynep Karaman eşlik etti.



Başbakan Davutoğlu AK Parti heyeti ile birlikte saat tam 11.00'de HDP Genel Merkezi'ne geldi. Başbakan düzeyinde HDP Genel Merkezi'ni ilk ziyaretiydi. Diğer partilerle olan görüşmeden daha uzun bir toplantı yapıldı. Görüşme yaklaşık iki saat sürdü. HDP heyeti Davutoğlu'nu kapıya kadar uğurladı.



Koalisyon görüşmesi ardından açıklama


Başbakan Ahmet Davutoğlu HDP ile yapılan koalisyon görüşmesinin ardından açıklamalarda bulundu





İşte Davutoğlu'nun açıklamaları:

Halkın verdiği oya duyduğumuz saygı gereği herkesin herkesle konuşabileceği ortam olmalı.  Vatandaşlarımızın tercihinin dışlanmasını doğru görmem. Bu demokratik bir tavırdır. HDP ile yaptığımız güreşmede özellikle üzerinde durduğumuz konu şu oldu. 7 Haziran’da ortaya çıkan tabla ile herkesi kendi yerini doğru konumlandırmak zorundadır.

Demirtaş’ın açıkladığı 3 ilke üzerinden duruldu. Barış demokrasi adalet ilkeleri kapsamında görüşmelerimizi kendilerini aktardık. Barış söz konusu ise kimse silahla barışı tehdit edecek şekilde ülke topraklarını yer alamaz. Gelin HDP olarak bu tavrı sergileyin.

Biz tek parti iktidarı olma şansı bulamadık. Ama demokrasiyi bağlılığımızı gösteriyorum ve kaç oy almış olursa olsun kimseyi dışlamadan siyasetimizi TBMM çatısı altında alıyorum. HDP’nin TBMM’ye 80 vekille girmiş olması fırsattır. Silahlı grupların Türkiye içindeki varlığı çelişki teşkil eder. Demirtaş7ın dünkü açıklamalarını da dinledim ve görüşlerimi ifade ettim. Çevredeki çatışmaların Türkiye’ye gelmesini istemiyorsak bütün bu baskılara şiddete karşı ortak tavır belirleme sorumluluğumuz var.

Hangi terör grubu olursa olsun Türkiye’nin duruşunun bilindiğini istişare ettik. Türkiye’nin ve çevre bölgelerdeki sorunları istişare ettik. İletişimi her an açık olmamız gerektiğini ifade ettik. Koalisyonla ilgili görüşlerimizi paylaştık. Gelecekteki gelişmeler bağlamında bizim ilkesel tutumumuzu anlatma imkanı bulduk. Türkiye’deki tüm silahlı unsurların Türkiye dışına çıkma hususundaki sözlerin yerine getirilmesi gerektiğini konuştuk. Kamu düzenin tartışma konusu olmadığını açık yüreklilikle konuşma imkanı bulduk. Misafirperverlikleri nedeniyle kendilerine teşekkür ediyorum.


“Demirtaş dün PKK silah bırakmalıdır, bunun muhatabı Öcalan’dır” dedi Nasıl değerlendirdiniz?

Çok iyi niyetle başlattık

Biz çözüm sürecini çok iyi niyetle başlattık. Neydi ekonomik geri kalmışlık var, halka hizmet edilmiyor, Kürtçe şarkı dinlemiyoruz gibi şikayetler vardı. Sıralamıyorum ama çok geniş bir demokratikleşme süreci hayata geçirdi. Bu gerçeklik üzerine bugün HDP güçlü bir grup olarak TBMM’de bulunuyor. Bütün bu argümanlar birer birer yok olmuşken hala silahlı grup bulundurmanın anlamı nedir? Bu soruyu HDP’ye soruyoruz. HDP oy verenlere de söylüyoruz lütfen bunu sorun. Biz size silahlı mücadele için oy vermedik.

Bu soru daha çok sorulmalı. HDP’ye destek veren aydınların bu soruyu gündeme getirmesi lazım. Barış ve demokrasi derken silaha ihtiyaç duyuluyor. Acık ve net tavır almanın tam vaktidir. Kendisine ifade etti. Demokratik bir zafer kazandınız. Zafer derken kendisini iki katı oy aldık ifadesini kastettim.

Bütün silahlar teslim edilsin

Bu silahsızlaşma öyle ya da böyle gerçekleşecek. Siz çağrıda bulunun Türkiye’de bütün silahlar teslim edilsin. Demokrasi arttıkça silahların azalması sonra da sıfıra inmesi lazım. 12 yıl içinde Türkiye’de demokrasi arttı silahların sayısı azaldı mı. Bu soruları sormanın vakti.

Kimseye tepeden bir dil kullanmadım. Dün MHP ile görüşürken de bugün de. Biz söyleriz ama onlar dinlemezler. Birinci onlar dinleyene kadar söylemeye devam etmeniz gerekiyor. Süreç devam edecekse etkili olduğunuz varsayılır. Etkiniz yoksa görüşmelerin anlamı ne. Etkiniz yoksa sürece hangi yolla katkıda bulunacaksınız. Biz dörtlü parti olarak hep birlikte çağrı yapacaksak. Buradan da çağrıda bulunayım. Bizler demokratik standartın en üstü çıkması için hazır olduğumuz ama terör ve şiddet içeren müdahaleye karşı ortak tavır alacağımızı bildirir diye bir deklarasyon imzalayalım.

1 ay içinde HDP'nin duruşu değişti

Yüzde 13 oy almış bir partiyi yok sayamam. Aldığım görev gereği görüşmem gerekir.  7 Haziran’ın ertesi günün Demirtaş asla Ak Parti’nin içinde olduğu hükümete içerinden ve dışarıdan destek vermeyeceğiz. Bu ifade açık ve net. AK Parti’nin dışındaki ihtimaller çalışıldı. Bu ifadeye cevap vermedim. Yüzde 470 oy almış bir partiyi dışlayacak formüller yürümez. 1 aylık süreçte HDP’nin duruşunun değiştiğini gördük. Doğrusu da budur. 


HDP'den açıklama Önder, Baluken ve Buldan'dan


HDP kanadından açıklama da İdris Baluken, Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan'dan gelldi. Sırrı Süreyya Önder, parti genel merkezinde şu açıklamayı yaptı:


"Bildiğiniz gibi sayın Başbakan ve çalışma arkadaşları genel merkezimizi ziyaret ettiler. Eş Başkanlarımızın başkanlığında gelinen son durumu değerlendirdik. Bizim açımızdan son derece, açık şeffaf ve faydalı bird çalışma olduğunu düşünüyoruz ve bu itibarla sayın başbakana ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyoruz.


Gerek bölgesel gerek iç meselelerimizin ayrıntılı olarak,bütün başlıklarıyla karşılıklı tartışılma ve görüş alışverişinde bulunma imkanımız oldu. Bu konuda partimizin düşünce, kaygı, yaklaşım ve önerilerini gelen sayın heyetle paylaştık. Sayın Başbakan da kendi düşüncelerini, başta 7 Haziran seçim sonuçlarının değerlendirmesi olmak üzere, ondan sonra çıkardıkları sonuçları, izlemeyi düşündükleri yol ve yöntemleri bizimle paylaştılar.


Koalisyon meselesi ayrı bir başlık olarak ele alındı. Bunu da partimizin adalet, barış ve demokrasi başlığı altında üç temel ilkesel başlığımızı ve alt başlıklarının neye tekabül ettiğini konuştuk. Bunlar ayrıntılı olarak bu program bütün medyaya gönderilmiş durumda.


"AKP-CHP koalisyonuna destek veririz" mesajı


Bir AKP ve CHP koalisyonunun bu üç başlığı ilkesel bir yaklaşım konseptiyle ele alarak gerçekleşmesi doğrultusunda oluşacak formüle yapıcı, katkı sunucu bir muhalefet tutumu alacağımızı belirttik.


Sayın Başbakan da gerek koalisyon ve gerek diğer temel meselelerimizle ilgili fikirlerini paylaştı. İlkesel olarak gerektikçe temaslarımızın sürmesi konusunda bir mutabakatla uğurladık."


"Hükümet meselesi çözüm sürecinden, çözüm süreci de hükümetten ayrı ele alınamaz"


Daha sonra soruları da yanıtladılar. Çözüm sürecine ilişkin yöneltilen bir soru üzerine, Önder, "Bu ülkedeki mevcut hükümetin oy kaybı, tek başına yeniden iktidarı elde edememesi ve yeni kurulacak olan değişik hükümet alternatiflerinin hepsinin temel meselesi çözüm süreci olmak zorundadır. Çünkü ülkemizdeki istihdamdan tutun çevre meselelerine, kadın başlığından tutun gençlerin geleceksizleştirilmesine değin tümü barış süreci konusunda alacağımız tutumla bire bir ilgilidir. Yani barış meselesi, demokratik çözüm meselesi bu ülkenin bir alt başlığı değil, bütün meselelerin yaslandığı temel bir meselesidir. Dolayısıyla yürütülecek hiçbir hükümet meselesi çözüm sürecinden, çözüm süreci de hükümet meselesinden ayrı ele alınamaz. Bu anlamda ikisini birlikte ele aldık diyebiliriz" yanıtını verdi.


Öcalan ile görüşme meselesi de sorulan Önder, "İmralı talebimiz salt bununla ilgili değil, sürekli masada duran bir t alebimizdir. Fakat bu şöyle bir talep değildir. Biz ne pahasına ya da ne şekilde olursa olsun İmralı'ya gitmek gibi bir şekilde yapmıyoruz. Birincisi oradaki tecrit kabul edilemez, ikincisi bu tecritin sürdürülmesi sizin demokratik kavrayışınızın en önemli göstergesi konumuna gelmiştir" dedi.


HDP'nin şartları belli oldu


HDP Genel Merkezi'nde gerçekleşen Ak Parti HDP koalisyon görüşmelerinde HDP tarafı Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Ak Parti heyetiyle görüşmelerin içeriğinde 'Türkiye toplumunun 25. dönem parlamentosundan temel beklentileri ve HDP'nin ilkesel yaklaşımlarının içeriği belli oldu.


HDP heyeti Ak Parti heyetine demokrasi, adalet ve barış başlıkları altındaki ilkesel yaklaşımlarıyla ilgili başlıklar şöyle:


1- Demokrasi


Sivil, kadın özgürlükçü, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, ekolojik ve sosyal çerçeveyi esas alan yeni bir anayasanın yapılması, Cumhurbaşkanlığı'nın yetkilerinin kısıtlanması.


İç Güvenlik Yasası'nın ve Terörle Mücadele Yasası'nın yürürlükten kaldırılması.


Siyasi Partiler Kanunu'nun demokratikleştirilmesi ve seçim barajının kaldırılması.


Yargı reformunun, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını gözetecek şekilde yapılması.


Gösteri hakkı, ifade özgürlüğü, sendikal özgürlükler ve basın özgürlüğünün teminat altına alınması.


Taşeron sistemine son verilmesi, asgari ücret ve emeklilik maaşlarının arttırılarak emeklilik yaşının düşürülmesi, iş güvenliği ve iş güvencesinin sağlanması, ataması yapılmayan öğretmenlerin bir an önce atanması.


Nükleer santral projeleri ile doğa katliamlarına yol açan HES ve termik santral projelerinin askıya alınması.


2- Adalet


Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ciddiyetle soruşturulması.


Suriye'ye yasadışı silah sevkiyatının araştırılması ve soruşturulması.


Roboski katliamının sorumluların tespiti ve cezalandırılması için soruşturmanın tekrar açılması.


Gezi ve Kobanê direnişi sırasında katledilen yurttaşlarımızın gerçek faillerinin tespiti ve cezalandırılmalarının sağlanması.


Kadına yönelik her türlü şiddetin ve kadın katliamlarının önüne geçilmesi için acil ve gerçekçi tedbirler geliştirilmesi, nefret söyleminin ağır ceza kapsamına alınması, Kadın Bakanlığı'nın kurulması.


Soma ve Ermenek işçi katliamlarının her düzeyde soruşturulması ve sorumluluğu olan herkesin cezalandırılması.


3- Barış


Kürt sorununun çözümünde açık, şeffaf, Parlamento'nun denetiminde, gözlemci heyetlerin dâhliyle müzakere sürecinin işletilmesi.


Müzakere sürecinde muhatapların özgür koşullarda ve eşit imkânlarla görüşmeyi sürdürebilmesinin teminat altına alınması.


Tahkim edilmiş çift taraflı ateşkesin hayata geçirilmesi, hasta tutsakların serbest kalacakları koşulların sağlanması.


Hakikat ve Geçmişle Yüzleşme Komisyonu'nun Parlamento bünyesinde kurulması.


Suriye ve Irak başta olmak üzere IŞİD vb. grupların Türkiye üzerinden elde ettiği her türlü desteğin kesilmesi, bu gruplara karşı etkili önlemlerin geliştirilmes.i


Suriye'de bütün halklar ve inanç grupları ile eşit temelde ilişki kurulması, Suriye'nin iç barışına ve demokratikleşme sürecine aktif destek sunulması"

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS