"AKP “Evet” için Atatürk’e başvuruyor"

"AKP “Evet” için Atatürk’e başvuruyor"

Hürriyet yazarı Murat Yetkin, referanduma günler kala yaşanan Atatürk tartışmalarını köşesine taşıdı. İşte Murat Yetkin'in konuyla ilgili yazısı..

AK Parti Gençlik Kolları, ülke çapında milyonlarca genç seçmene birer mektup göndermeye başladı geçtiğimiz günlerde.
Mektup, “Türkiye’yi siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda yüksek hedeflere ulaştıracak, ülkemizin gücüne güç katacak yeni bir sürecin başındayız” cümlesiyle başlıyor.


Ve veda cümlesi dışında şu cümleyle bitiyor: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hedefine, bu [Anayasa] değişikliğine 16 Nisan’da diyeceğiniz “Evet” ile yeni bir heyecanla ve daha büyük sorumluluklarla sahip çıkmanızı istiyorum.”


İmza: Binali Yıldırım, AK Parti genel Başkanı, Başbakan.


 


Bu bilgi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 27 Mart akşamı Habertürk televizyonundaki canlı mülakatında söyledikleriyle aynı zaman dilimine denk geldi.


O gün Alman Bild gazetesi, hem Almanca, hem Türkçe başlıkla “Atatürk olsa hayır derdi” manşetiyle çıkmıştı. “Ne alakası var bunun Atatürk’le” diye tepki gösterdi Erdoğan. “Tam aksi, ben desem ki Atatürk kalksa bu düzenlemeye, kendisi de böyle yaşadığı için ‘Evet’ derdi. Çünkü Atatürk bizim yapmak istediğimizi yaptı.”


Burada benim vurgulamak istediğim Atatürk’ün gerçekten Erdoğan’ın yapmak istediğini mi yaptığı değil. Atatürk’ün İstiklal Savaşına öncülük ettiği devirde dünyadaki demokrasi anlayışı da çok farklıydı. Mesela kadınların oy hakkı yoktu, genç Türkiye Cumhuriyeti seçme ve seçilme hakkını ilk tanıyanlardan olmuştu. Bir iki defa çok partili rejime geçme girişimi olduğunu da biliyoruz; Hitler, Mussolini, Stalin’in çağıydı yaşanan, unutmamak lazım.


Vurgulamak istediğim, Mustafa Kemal’in ülkeye işgalciler ve onun işbirlikçisi Osmanlı hanedanı tarafından dayatılanları kabul ederek değil karşı çıkıp “hayır” diyerek Atatürk olabildiği de değil. İsteyen Erzurum, Sivas Kongresi kararlarına bakabilir Nutuk’u okuyabilir, kabulleniş değil direniştir çökmekte olan bir imparatorluktan bir cumhuriyet ortaya çıkaran. Ama konumuz bu da değil.


Konumuz şu ki, yakın zamana dek ne Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne AK Parti ileri gelenleri, söz etme gereği olduğunda Atatürk yerine Gazi Mustafa Kemal demeyi tercih ederlerdi. (Doğrusu Yıldırım bu eğilimin dışındaydı.)


Bunun bir nedeni soyadı kanunu çıktığında Mustafa Kemal’in aldığı Atatürk soyadını İslami-muhafazakâr kesimin bir sıfat olarak kabullenmedeki güçlük olabilir.


Bir diğer nedeni İslami-muhafazakâr kesimin Atatürk’ün istiklal savaşıyla işgalcileri def etme önderliğini takdir ederken, Osmanlı hanedanı ve hilafeti bitirip, din ve devlet işlerini birbirinden ayıran laik sisteme geçişini kabullenmekte çektikleri güçlük olabilir.


Gelinen noktada AK Parti’nin “Evet” kampanyasına Atatürk’ü dayanak yaptığını, onun söz ve hedeflerine başvurduğunu görüyoruz.


Bu en azından benim için memnuniyet verici bir gelişme. Çünkü bir ülkenin kurucu önderiyle bu kadar didişmesi iyi bir şey değil, kimseye bir hayrı da dokunmuyor. Düşünsenize daha iki ay kadar önce ders kitaplarından Atatürk bahsinin azaltılması tartışmasıyla meşguldük.


 


Yazının tamamını okumak için tıklayınız.


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS