Ankara Savcılığı 27 kişi hakkında IŞİD iddianamesi hazırladı

Ankara Savcılığı 27 kişi hakkında IŞİD iddianamesi hazırladı

Diyarbakır'daki HDP mitingi, Suruç ve son olarak da Ankara katliamlarının ardından gündeme gelen Türkiye-Suriye arasındaki IŞİD trafiğiyle ilgili soruşturma tamamlanarak 27 kişi hakkında dava açıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ailelerinin şikayetleri üzerine yürüttüğü soruşturmaya dayalı hazırladığı iddianamenin sanıkları arasında kırmızı bültenle aranan "Ebu Bekir" kod adlı İlhami Balı da bulunuyor. Şüphelilerin Türkiye'deki faaliyetleri ve Suriye ile irtibatlarının anlatıldığı iddianamede, Suriye'ye cihad trafiğini düzenlemekle suçlanan şüphelilerden Erhan Kılıç, ifadesinde "IŞİD'i terör örgütü kabul ettiğini" söyledi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, IŞİD'in yönetici ve üyesi olduğu ileri sürülen 27 kişi hakkında iddianame hazırlandı. Şüpheliler arasında, İçişleri Bakanlığının, Terörle Mücadele Kanunu Kapsamına Giren Suçların Faillerinin Yakalanmasına Yardımcı Olanlara Verilecek Ödül Hakkında Yönetmelik kapsamında "kırmızı kategori"de aradığı İlhami Balı da bulunuyor.

Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu Savcısı Derda Gökmen'in hazırladığı iddianame, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamenin kabulü halinde "terör örgütü üyeliği" ile suçlanan sanıklar, 5'er yıldan 10'ar yıla, "terör örgütü yöneticiliği" ile suçlanan sanıklar ise 15'er yıldan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle yargılanacak.

İddianamede, şüphelilerden Şafak Geçim, Yusuf Cevizci, Uğur Gümüsel, Kamil Nuhoğlu, Kadir Akman, Ali İnanlı, Aykut Bilen, Selami Sertaç, İbrahim Davun, Selim Pehlivan, Rıtvan Genç, Mahmut Karaaslan, Bülent Sevdin, Nurgül Sevdin, Esra Pehlivan, Yasemin Cevizci, Uğur Çelik, Uğur Mazlum, Selahaddin Başaran, Erhan Kılıç, Mustafa Mol, Sedat Yener, Oğuzhan Emre Aktaş, Fatih Fidanboy ve Şinasi Karaoğlu'na "terör örgütü IŞİD üyeliği", Mustafa Demir ve İlhami Balı'ya ise "terör örgütü yöneticiliği" suçlaması yöneltildi.

İddianamede, birçok mağdurun, IŞİD'e katılmak üzere yakınlarının kayboldukları ve Suriye'ye gittikleri yönündeki ihbarları üzerine soruşturmaya başlandığı belirtildi. İstihbari çalışmalar sonucu, IŞİD'in Ankara'da bazı faaliyetlerde bulunduğunun belirlenmesi sonrasında, örgütle irtibatlı oldukları ve kayıp olarak ihbar edilenlerin de örgütle bağlantılarını sağladığı düşünülen bazı kişilerin iletişiminin dinlenmeye alındığı aktarılan iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Soruşturma sırasında IŞİD isimli örgüte katılmak isteyenlerin, yurt içerisinde bazen kendi aralarında, bazen bir dernek, kitabevi veya vakıf bünyesinde ders adı altında ideolojik eğitim aldıkları, bu şahısların Suriye ve Irak'ın bir kısmında kurulduğu iddia edilen hilafet devletine hicret etmeleri gerektiği yönünde bir inancı kabul ettikten sonra, bu ülkeye geçmeyi amaçladıklarının tespit edildiği, bunun için kilit konumda olan bazı şüphelilerin aracılık yaptığı, güzergah belirleme, araç temini, karşı taraf ile irtibat sağlama gibi faktörlerin çoğunlukla bu şahıslar tarafından planlanıp sağlandığı, ilimiz bazında yapılan değerlendirmede geçiş güzergahı olarak sıklıkla Gaziantep ve Kilis üzerinden Elbeyli'nin geçiş noktası olarak kullanıldığı, burada illegal yollardan Suriye'ye geçişi sağlanan şahısların, genelde Suriye ülkesi El Bab ilçesine bağlı Able köyüne gittikleri, Suriye tarafına geçişte öncelikle geçen kişilerin dini ve ideolojik bilgilerinin kontrolünün yapıldığı, burada bir kısmının askeri eğitim anlamına gelen 'muhasker' eğitimine tabi tutulmak için başka yerlere gönderildiği, bir kısmının da 'medeni' olarak tanımlanan cephe gerisinde faaliyette bulunan halk sınıfını oluşturmak üzere ilk etapta Able civarında yerleşimlerinin sağlandığı, sonrasında örgüt tarafından Suriye ve Irak'ta ele geçirilen bölgelerin çeşitli yerlerine gönderilmelerinin sağlandığı anlaşılmıştır."

Şüphelilere atfedilen eylemlere ilişkin bilgiler

Örgütün bu yapılanmasının, "bir dönem bünyesinde yer aldığı El Kaide yapılanmasıyla paralellik arz ettiği kanaatine ulaşıldığı" ifade edilen iddianamede, şüphelilerden 10'unun, Ankara ve civar illerden Suriye'ye gitmeye karar veren birçok şüpheliye araç temini, güzergah planlaması ve irtibat sağladıkları anlatıldı.

"Ebu Bekir" kod adıyla hitap edilen Balı ile Demir'in ise Suriye'de, Türkiye sınırına yakın bölgede bir nevi il sorumlusu anlamına gelen "emir"lik görevi yaptıkları bildirilen iddianamede, bu şüphelilerin, "sınır güvenliklerini" ve Türkiye'den geçişleri planladıkları, bu anlamda Suriye'ye geçenlerin kabulü noktasında yetkili oldukları belirtildi. Balı'nın ayrıca Türkiye'den Suriye'ye geçen Türk vatandaşlarını yönlendiren kişi olduğu vurgulandı.

Uğur Çelik'e, Suriye'de bulunduğu dönemde "Seyfullah" kod adının verildiği bildirilen iddianamede, bir süre Suriye'de kalan Çelik'in, illegal yollardan Türkiye'ye döndüğü ifade edildi.

İddianamede, şüphelilere atfedilen eylemlere ilişkin bilgiler verildi. Şüphelilerden Aykut Bilen'in, "örgütün yayın organlarından olduğu değerlendirilen Takvahaber isimli siteyi takip ettiğine" dikkati çekilen iddianamede, Bilen'in, kız kardeşine "İslam devletine hicret ettiğini" bildiren mesaj gönderdiği ve halen Suriye'de, örgütün kontrolündeki bölgede bulunduğu kaydedildi.

Şüpheli Ali İnanlı'nın örgüt üyelerince "ders" olarak adlandırılan örgütsel ve ideolojik toplantılara katıldığı, Ankara'dan Suriye'ye gitmek isteyenlerin "gidiş işlemlerini" yerine getirdiği ifade edilen iddianamede, Rıtvan Genç, Mustafa Mol ve Sedat Yener'in Suriye'ye geçmek isteyenlere yardım ettiği savunuldu.

Erhan Kılıç'ın "tekfirci" anlayışı benimsediği, "ders"lere katıldığı ve örgüte eleman sağladığı ifade edilen iddianamede, Şafak Geçim'in de alınan ifadesinde, "tekfir cemaatinde bulunduğunu, Ebu Hanzala olarak bilinen Halis Bayuncuk'un derslerini internetten takip ettiğini, Suriye'ye kimseyi göndermediğini, kendi kabuğuna çekilerek, inançları doğrultusunda hayat sürdüğünü, IŞİD'i terör örgütü olarak kabul ettiğini" söylediği aktarıldı.

İddianamede, ifadeleri alınan bazı şüphelilerin, "selefi görüşü kabul ettiklerini ancak IŞİD olarak bilinen örgütle ilgileri olmadığını" savundukları bildirildi. Bazı şüphelilerin halen Suriye'de, örgüt kontrolündeki bölgede bulunması nedeniyle savunmalarının alınamadığına yer verilen iddianamede, ancak tüm dosya kapsamına göre bu şüphelilerin örgüte katıldıkları kanaatine ulaşıldığı vurgulandı.

Aileler başvurmadık merci bırakmamıştı

HDP'nin Diyarbakır mitingine yönelik bombalı saldırı ile Suruç ve son olarak da Ankara katliamının sonrasında, saldırı faillerinin aileleri de aralarında olmak üzere, bazı ailelerin emniyete ve çeşitli kurumlara, çocuklarının Suriye'ye gittiği ve IŞİD'e katıldığı yönündeki başvuruları ortaya çıkmış ve bunlara karşı bir tedbir alınmayarak, saldırıların gerçekleşmesine yol açıldığı tartışmaları yaşanmıştı.

 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS