Aydınlardan TBMM'ye "ülkeyi normalleştirin" çağrısı

Aydınlardan TBMM'ye "ülkeyi normalleştirin" çağrısı

Farklı siyasal görüşlerden bir grup akademisyen, politikacı, yönetici, ortak bir basın açıklamasıyla TBMM'yi "devletin hukuk içinde işleyişini sağlayarak demokrasiyi güçlendirmek ve ülkeyi normalleştirmek için uzlaşmaya çağırdı.

İmzacıları arasında eski bakanlar, milletvekilleri, büyükelçiler ve tanınmış aydınların bulunduğu çağrı şöyle:


"7 Haziran Genel Seçimi ülkemizin sürüklendiği keyfi yönetime karşı, hukuk devletini ve demokrasiyi güçlendirmeyi vaadeden siyasi partilerin gücünün artmasıyla sonuçlandı. Bu artış, son yıllarda hepimizi güvensizliğe iten ve uluslararası alanda da saygınlığımızı zedeleyen 'Tek Parti' yönetiminin sona erdirilmesi umudunun doğmasına yol açtı.


Öncelikli Sorun 'demokratik hukuk devleti'nin korunmasıdır!


Son bir kaç yıl içinde Türkiye demokrasi ve hukuk devletinin işleyişi konusunda, darbe dönemlerini anımsatan talihsiz uygulamalar yaşadı. Demokrasinin temeli olan 'kuvvetler ayrılığı' ilkesi, defalarca fiilen ve açıkça çiğnendi; Yasama ve yargı siyasi iktidarın, daha da ötesinde bir kişinin talep ve talimatlarıyla yönlendirilir hale geldi. Keyfilik, savurganlık, yolsuzluk, kişisellik, tek sözcükle 'yozlaşma' her alanda yönetime egemen oldu.


CHP'li vekillerden Kılıçdaroğlu'na tam destek


Şimdi, devlet yönetiminde yozlaşmayı sona erdirmek vaadiyle halktan destek alan siyasi partiler, tarihsel bir görevle karşı karşıyadır. Bu partiler -aralarındaki siyasal görüş ayrılıklarını bir süre erteleyerek- bir "Onarım Programı" çerçevesinde TBMM'de güçbirliği yapmak, hukuk devleti ve demokrasi alanında yaşanan tahribatı hızla gidermek sorumluluğu taşıyorlar. Bu sorumluluk 7 Haziran'a ulaşan süreçte millete verdikleri sözlerden kaynaklanıyor.


Dengir Mir Mehmet Fırat: 'AK Parti-MHP koalisyonunun amacı...'


Bu çerçevede,


1. Devletin varlığını hukuk içinde sürdürmesinin ve toplumun barış içinde yaşamasının temeli, adalettir. Öncelik ve ivedilikle, adalete siyasetin müdahalesi önlenmeli, devletin hukuk içinde işleyişi sağlanmalıdır.


HSYK'da siyasi kasıtla yapılan düzenlemeler, İç Güvenlik Yasasında İdareye yargı yetkisi veren, hukuk devleti ilkesine aykırı hükümler ve Sulh Ceza Mahkemelerine verilen özel yetkiler hemen kaldırılmalıdır.


2. Cumhurbaşkanının yasa ve hukuk tanımaz tavrı derhal sona erdirilmelidir.
Kullandığı abartılı mekan ve imkanlara son verilmeli; parlamenter demokrasinin kuralları ve Anayasa sınırları içine çekilmesi sağlanmalıdır. Hukuk önünde -Anayasada gösterilenlerin dışında- bir ayrıcalığı olmadığı hatırlatılarak, devletin ve milletin birliğinin daha fazla zedelenmesinin önüne geçilmelidir.


HDP'li Dengir Mir Mehmet Fırat: 'Yüzde 13 ile geldik 20 ile döneriz'


3. Türkiye yolsuzluklarla anılan bir ülke görünümünden derhal kurtarılmalıdır.
Yolsuzluk soruşturmalarında ve kamu güvenliğini tehdit eden olayların araştırılmasında kamu adına görev yapan güvenlik ve yargı mensuplarının mağduriyetlerine son verilmelidir.
Siyasilerin mal varlıklarının saydamlığı ve yolsuzluk suçlamalarının yargı önüne çıkması sağlanmalıdır. Kamu yönetiminde her türlü savurganlık önlenmeli, dar ve orta gelirlilerin durumlarını iyileştirecek acil ve kalıcı önlemler alınmalıdır.


4. Düşünce ve ifade özgürlüğü olmadan demokrasi olmaz.
Yazılı ve görsel basına ve her türlü bilgi paylaşma, haberleşme ortamına iktidarın müdahalesi önlenmelidir. TRT ve AA gibi kamu kaynağı kullanan organların tarafsızlığı, -aykırılık halinde ağır kişisel yaptırımlar getirilerek- yasa ile yeniden düzenlenmelidir.


Kılıçdaroğlu, Bahçeli'ye neden başbakanlık teklif ettiğini açıkladı


5. Dış politikada ülkemizin geldiği yer vahimdir. Türkiye hiç bir zaman bölgede ve dünyada bu kadar saygınlık yitirmemiştir. Komşuların iç işlerine müdahaleden vazgeçilmelidir. Bu alanda yapılan yanlışlar -uluslararası sorgulamalara gerek bırakmayacak biçimde- sonlandırılmalı ve içeride yargının bu yanlışları araştırıp karara bağlamasının önü açılmalıdır.


6. Milli iradenin adaletli temsilini engelleyen bu günkü baraj uygulaması kaldırılmalı, siyasal partiler ve seçim yasaları AB ülkelerindeki örnekler göz önünde tutularak katılımcılık ve saydamlık esaslarına göre yeniden düzenlenmelidir. Yasalar ve Anayasa'dan 12 Eylül darbe hukukunun izleri silinmelidir."


TÜSİAD Başkanı'ndan önemli açıklama


Partilerin, böyle somut bir "Onarım Programı" çevresinde TBMM'de güç-birliğinden sonuç alması için, Anayasanın -seçimin yenilenmesini öngören- 116. Maddesinin devreye girmesini önleyecek bir Hükümet oluşumuna ihtiyaç olduğu açıktır.


Selahattin Demirtaş: 'AK Parti ve CHP sorumluluk üstlensin'


Partiler, yöntemlerini kendileri bularak gerçekleştirecekleri Hükümet oluşumunun sağlayacağı süre içinde, seçimde vadettikleri ortak yasal düzenlemeleri ivedilikle yapmalıdır. Bunu başarmaları tarihsel bir uzlaşma örneği olacaktır. Bu uzlaşma, ülkenin normalleşmesinin ve makul gelecekte güven içinde seçime gitmesinin önünü açabilir; daha önemlisi her türlü ayrımcılığı reddeden, insan hakları ve evrensel hukuk temellerinde yükselen yeni bir anayasa sürecinin de umutlarını canlandırabilir.


MHP'de koalisyon konusunda konuşma yasağı


Bu süreçte, önceki iktidar partisi muhalefette kalırsa, bu, önemli bir oy kitlesinin dışlanması değil, bu büyük kitlenin, özellikle yöneticilerin özeleştiri yapması, iç sorunlarıyla yüzleşmesi ve ergin bir siyasal kimliğe kavuşması açısından kendileri için bir imkandır."


Tüm yurttaşların değerlendirme ve katkısına açıldığı belirtilen çağrıda, Ertuğrul Günay, Mehmet Altan; Murat Belge, Orhan Kemal Cengiz, Zeynep Dağı, Abdulbaki Erdoğmuş, Hüseyin Ergun, Recai Ersoy, Kemal Fahir Genç, Temel İskit, Erdal Kalkan, Ümit Kardaş, Osman Kavala, Emre Kocaoğlu, Onur Bilge Kula, Nesrin Nas, Baskın Oran, Niyazi Öktem, Haluk Özdalga, Tuğrul Paşaoğlu, Ünal Ünsal, Zafer Üskül, Hami Yıldırım ve Bahattin Yücel'in imzaları yer aldı.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS