hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Balyoz davasının firari savcısı Hüseyin Kaplan teslim oldu, itiraf etti

    Balyoz davasının firari savcısı Hüseyin Kaplan teslim oldu, itiraf etti
    expand
    KAYNAKAA

    Hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan firari durumdaki Balyoz davasının savcısı Hüseyin Kaplan, bir TV kanalına konuşarak, itirafçı olmak istediğini söyledi. Balyoz davasında yaptıklarını anlatan Kaplan, "Şu anda ben o pozisyona düştüm" dedi. Cemaatin yargıdaki işleyişini anlatan, "Hakim savcı bilmeden kumpas olmaz" ifadesini kullanan Kaplan, "Hayatım bitmiş durumda. Ağırlaştırılmış müebbet, darbeye iştirak, terör örgütü üyesi olmak. Bunların her biri ağır sonuçları olan şeyler" diye konuştu.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı bulunan firari savcı Hüseyin Kaplan, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne teslim oldu. Kaplan, Balyoz Planı davasının savcılarındandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen Kaplan, darbe girişiminden sonra HSYK tarafından açığa alınan 2 bin 745 hakim ve savcı arasında yer alıyordu. Kaplan hakkında, tutuklamaya yönelik yakalama kararı bulunuyordu.

    Bir süre önce firari durumdayken pişmanlığını dile getirdiği mektubu medyaya yansıyan Savcı Kaplan, A Haber'e röportaj verip, paralel yapının işleyişiyle ilgili itiraf ve açıklamalarda bulundu. Savcı Kaplan, röportajında Fetullah Gülen'in Türkiye'ye gelip hesap vermesi gerektiğini söyledi. Kendisinin de kaçak olduğunu, bir aydır kaçtığını, daha önce kamuoyuna yansıyan mektubunda belirttiği gibi darbeyi yaptığı bahsedilen paralel yapıyı lanetlediğini ifade eden Kaplan, "Gelmesi gerekir, hesap da vermesi lazım. Herkesin hesap vermesi gerektiğini düşünüyorum bir yargı mensubu olarak. Tabii kaçan yargı mensubu arkadaşlar. Suç işlemediğine inanan herkesin gelmesi lazım" dedi.

    ABD'den Türkiye'ye FETÖ için özel ekip

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Darbe olduğunda maça hazırlanıyormuş

    15 Temmuz darbe girişi akşamı arkadaşlarıyla maç yapmaya gitmeyi planladığını anlatan Kaplan, şunları söyledi:

    "Boğaziçi Köprüsü'nü askerler kesmiş. Adliye lojmanları önünde hakimler savcılar toplanmış polis anonslarını izliyorduk beraber. 'Böyle bir salak darbe olmaz, inşallah kimseye zarar gelmeden bastırırlar' diye düşündüm. Şimdi ben cemaat içinde bir insanım. Bana 14 Temmuz'da darbe yapacaklarını söyleseler, en salak askerin bile ülkede zemin hazırlamadan bunu yapmayacağını söylerdim. Türkiye'de yüzde 50 oy almış bir iktidar var. Halk desteği olmadan bir darbe yapsanız, daha da kötüsü başarılı olsanız her gün yüz bin kişiyi mi öldürecektiniz? Suriye gibi Irak gibi milyonlarca insan ölecekti."

    FETÖ'nün 'İsrail İmamı'nın oğlu tutuklandı

    '2011'de AK Parti ile gizli soğuk savaş vardı'

    Hükümet ile cemaat arasındaki kırılmanın muhtemelen 2011’de başladığını düşündüğünü belirten Kaplan,"HSYK atamaları yapıldığından itibaren cemaatin tasfiye sürecinin başlatıldığı duyumlarını alıyorduk. AK Parti tabanı değil ama üst yönetimle gizli soğuk bir savaş vardı zaten. Elimizde imkan var onu harcamaya çalışabiliriz düşüncesi vardı. Seni tasfiye etmeye çalışıyorsa sen de onu tasfiyeye çalışırsın" dedi.

    Başbakanlık çalışanları gözaltına alındı

    'En kritik kişi tabii Hakan Fidan'

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Dershaneler olayı ve MİT krizinin kamuoyunda kırılmanın duyulmasını sağlayan hadiseler olduğunu ifade eden Kaplan, özelde kulis bilgilerine sahip olan kişilerin, paralel yapı açısından tasfiye sürecinin başladığını bildiğini, hükümeti destekleyen kişilere karşı tedbir alındığını anlattı. MİT krizinin yaşandığı dönemde Balyoz davasıyla ilgili Silivri'de yargılama yaptıklarını anımsatan Kaplan, şöyle konuştu:

    "Sadrettin'in (Hakan Fidan'ı ifadeye çağıran cumhuriyet savcısı Sadrettin Sarıkaya) telefonla davet ettiğini duydum. O gün için Beşiktaş'taydım. Zannedersem Sadrettin'in odasına uğradım. 'Önemli birileri' dedi. Telefonla ifadeye çağırmış. Zannedersem Hakan Fidan'ı. Bu tür bir soruşturma duyulmaz zaten. Hakan Fidan'ı telefonla herhalde 3 kişi daha mı vardı beraberinde... Onların hepsini telefonla çağırmış, polise yazmadığını söylemişti. Tabii aradıktan sonra bana söylemişti. En kritik kişi tabii Hakan Fidan."

    İstanbul Üniversitesi'nde FETÖ operasyonu

    'Fidan gelseydi tutuklanırdı'

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Kaplan, cemaatle mücadele altyapısını Hakan Fidan'ın hazırladığını vurgulayarak şöyle devam etti:

    "Cemaatle mücadele için ekipleri hazırladığı veya bilgileri hazırladığı belliydi. Hakan Fidan gelseydi, bunu engellemek için muhtemel adliyedeki hava, tutuklanırdı. Çünkü bunun yapmak istediği şeylere bir engel koymak lazım. Bahanesi de Diyarbakır'da bir yerde anlaşma belgesi de bahane olarak bulunmuş. Muhtemel tutuklanırdı, sonrasında belki Başbakana kadar uzanabilirdi."

    HSYK’nın belli kişileri görevden almasının, soruşturmaları engellemeye çalışmasının hükümetle bir çatışmanın başladığını gösterdiğini savunan Kaplan, "Gezi olayları, bu gizli çatışmanın devamı sürecinde oldu. Cemaat dışında, bu çatışmayı bilen kişiler Gezi olaylarında hükümetin yıkılmasını ciddi şekilde istiyordu. Hatta belki alttan destek bile verilmiştir" diye konuştu.

    FETÖ'nün taşınmaz serveti ortaya çıktı

    'Balyoz sanıklarının yakınları şu anda benim düştüğüm pozisyondaydı'

    15 Temmuz'da cumhuriyet savcısı iken şu anda terörist olarak arandığını belirten Kaplan, nasıl pişmanlık duyduğunu Balyoz Davası sürecinde kendisinden yardım isteyen insanların durumuyla kıyaslayarak anlattı. Kaplan, şöyle devam etti:

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    "O süreçte yargılanan sanık ailelerinden yardım isteyenler olmuştu. Üzülüyorsun, şu anda benim düştüğüm pozisyonda onlardı o zaman. Suçu var da işlem yapıyorsan tamam, ama bir liste oluşturuyorsun, suçsuz insanları dahil ediyorsun. Yani hep masum değilim. Balyoz'da listelerde 3 bin kişi vardı subay astsubay... Bunların içinden 360'ına dava açılmıştı. O 3 bin kişi içinde isim olarak bilmiyorum belki korunması gereken adamlar vardı, onlara dava açılmadı."

    Cemaat Ferhat Sarıkaya'ya para akıtmış

    Maaşların bir kısmı himmet olarak cemaate

    Paralel yapının adliye yapılanmasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Kaplan, "İstanbul Adliyesi'nde değil, Türkiye'de her sahada paralel yapı var. Adliye imamı değil ama, 4- 5 kişi olur, bir araya gelir, bir yapılanma söz konusudur. Sohbette bulunan kişiler, maddi olarak destekte bulunmak ister, maaşlarının durumuna göre belli oranda yardımda bulunurlar. Himmet verirler abilere. Bunlar da parayı belli yerlerde kullanır" dedi.

    İstanbul'da FETÖ operasyonu

    Bu tür sohbetlerde adliye imamlarının, Pensilvanya'dan ya da abilerden direktif değil ama, anekdot şeklinde notlar aktardığına işaret eden Kaplan, şöyle devam etti:

    "Özel bir ilginiz yoksa, aynı mahkemede çalışıyorsundur, özel bir yerde beraber çalışmışsındır, insanları tanırsın. Ama adliyede hakim savcı listesi yapılıp herkese dağıtılmaz. Hiç görüşmediğin hakimler vardır belki de paralel yapıdan."

    Adil Öksüz'ü yakalamak için yaylada karakol kuruldu

    'Sadece cemaatten olsun demez, çalışabileceği insanları seçer'

    Paralel yapının Balyoz, Ergenekon, 17- 25 Aralık, Askeri Casusluk davalarında hakim ve savcı atamalarını HSYK üzerinden yapmış olabileceğini ifade eden Kaplan, "Yani muhtemel. Ben kendim o yapının adamı olabilirim. Ankara'da olan işlemlerle ilgili o dönemde bizim atamamızı HSYK yaptı. Oradaki insanlara belli bir talimat verilmiş olabilir. Benim görevlendirmem de oldu. Yani sadece cemaat bağlantısından değil kişisel ilişkilerden dolayı da insanlar çalışırken sadece cemaatten olsun demez. Çalışabileceği insanları seçer heyettekiler" dedi.

    Kadir Topbaş'tan Ömer Faruk Kavurmacı açıklaması

    'Darbeye zemin hazırlamışız'

    Kaplan, "Yargıda temiz insanların olması gerektiğini düşünüyorduk, darbe yapacakları değil. Bizim davalardan 2048'e kadar gelecek general, amiral listeleri diye bir liste vardı. '2003'te darbeye teşebbüs etmişler, yine kötü niyetli olabilirler' diye düşündük. Ülkede darbelerin önü artık kesildi, bitti diye seviniyordum. İlk defa belki yargılamayla darbeye ceza verdik, ama kim diyebilir belki de darbeye zemin hazırlamışız. Darbeye zemin hazırlamak için sen mahkemeyi kullan" diye konuştu.

    Eski başsavcı FETÖ'den gözaltına alındı

    'Kumpas kurulacaksa örgütlü yapılmak zorundadır'

    Akrabası olduğunu belirttiği iş adamı Galip Öztürk'e mektubu kendisinin yazdığını da anlatan Kaplan, şöyle devam etti:

    "Benim savcı olarak takipsizlik verebileceğim bir silahtan 2 yıl hapis cezası aldı. Nasıl aldı? Başka bir adliyedeydi. Hakimi tanımıyorum, ama Galip Öztürk'ün cemaat aleyhine konuşmaları olduğunu düşünüyorum. Çünkü silahtan adliyede 2 yıl hapis çıkmaz ve hızlıca Yargıtay'dan geçti. Şüphelendim, böyle bir şey olmaması lazım. Tabii dosyaları görünce paralel yapının hedefi olduğunu anladım."

    AK Partili Belediye Başkanı FETÖ'den tutuklandı

    'Hakim savcı bilmeden o iş olmaz'

    Polisin her şeyi bildiğini ifade eden Kaplan, "Evrakı imzalamayacak, kendisini tersleyecek, o işi takip edecek savcıyı bilir. Kumpas kurulacaksa bu iş profesyonel yapılmalıdır. Kendi savcısı bellidir, öyle yürütür. 17 Aralık dosyaları örgütlü suçlarda değildi. 25 Aralık dosyası örgütlü suçlardaydı. O dönem kumpas kuracaksa örgütlü yapılmak zorunda. Hakim savcı bilmeden o iş olmaz" diye konuştu.

    FETÖ'nün 'yemin metni' iddianamede

    'Hayatım bitmiş durumda'

    Geldiği noktada 3 kız sahibi bir baba olarak çok pişmanlık duyduğunu dile getiren Kaplan, şunları söyledi:

    "Hayatım bitmiş durumda. Ağırlaştırılmış müebbet, darbeye iştirak, terör örgütü üyesi olmak. Bunların her biri ağır sonuçları olan şeyler. Mal varlığım yok, 3 genç kızım var, onlara bakacak kimse yok, o yüzden kaçmak zorundaydım. Bir arkadaşımın yakını şehit olmuştu darbe gecesi. Şahsen gidip millet için ölen bu insanların kabrinde fatiha okumak isterim. İdeallerim hayallerim bu değildi. Ben vatana ihanet etmek için bu yapı içinde bulunmadım. Çocuklarımı büyütmek, onları okutmak, yaşamak istiyordum. Biz İslam'ın şiddet içermeden anlatılması gerektiğini düşünüyorduk. Ama belli bir noktaya gelinmiş ve şiddete teslim olunmuş."

    FETÖ, devletin zirvesini 304 kez dinlemiş!

    'Yurt dışına götürülme şansım yok'

    Savcı Ferhat Sarıkaya'nın meslekten ihraç edildiğinde cemaatin kendisini yurt dışına götürdüğünü, maaş bağladığını söylediğini televizyondan izlediğini de belirten Kaplan, "Benim şu anda öyle bir şansım yok. Yurt dışına götürülme şansım yok. Çoluk çocuğum perişan olmasın diye yurt dışına da gitmek isterim" dedi.

    İtirafçı olup etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyor

    Öte yandan etkin pişmanlıktan yararlanarak, millete daha fazla zarar vermeme adına teslim olmak istediğini de söyleyen Kaplan, son olarak ailesine şöyle seslendi:

    "Bir meçhuldeyiz kızım, ailem. Hayatım şu anda bir meçhul nereye açıldığını bilmiyoruz ama her şeye rağmen namuslu, iffetli ve başınız dik yaşayın. Ben sizin yüzünüzü kara çıkartacak hiçbir şey yapmadım, yapamam da. Örgütün bir parçasıyım ama suç işlemedim. Suça aracılık ettiysek bu işlere zemin hazırladıysak Allah affetsin."

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow