Başbakan Davutoğlu Azerbaycan'da konuştu

Başbakan Davutoğlu Azerbaycan'da konuştu

Resmi temasları kapsamında Azerbaycan'da bulunan Başbakan Davutoğlu, Azerbaycan Diplomasi Akademisi'nde, "Küresel Sınamalar Karşısında Türkiye-Azerbaycan Stratejik Ortaklığı" başlıklı bir konuşma yaptı. Türkiye-Rusya kriziyle ilgili de konuşan Davutoğlu, Putin'e "Türkiye DAEŞ'e destek oluyor" iddiasını neden 15 gün önce dile getirmediğini sordu.

İşte Davutoğlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklar:

- Türkiye Rusya ilişkileri soğuk savaş döneminin karşılıklı kutuplaştıırıcı dilinden sonra özellikle Ak Parti iktidarı döneminde ivme kazanmıştır.

- Türk ve Rus halkları arasında hiçbir sorun yoktur ve olmayacaktır.

- Türkler ve Ruslar Avrupa'yla Asya arasında Avrupa ve Asya tarihini birlikte şekillendirmiş halktır. Rus halkı onurlu bir halktır. Ama herkes de bilmelidir ki Türk halkı da onurlu bir halktır ve saygı duyduğu bir halktan saygı görmeyi bekler.

- Türkiye kimseye tepeden bakmaz ama kendisine de tepeden bakılmasına izin vermez.

- Son yaşadığımız olaylar Türk ve Rus halkları arasında bir problem değildir.

- Türkiye Suriye sınırı sadece bu iki ülkeyi ilgilendirir.

- Rus liderlerin Türkiye'ye karşı bir iftira kampanyasına yönelmiş olması kabul etmemiz mümkün değildir.

- Çağrım, Rusya'daki liderlere, Sayın Putin'e ve bütün Rus liderliğine, gelin meselemizi konuşarak, yüz yüze ele alalım. Ama 15 gün önce zikretmediğiniz, gündemde olmayan iddialarla, 'Türkiye DEAŞ'a destek oluyor' gibi iddialarla soğuk savaş dönemini andıran  Pravda usulü kampanyaları birbirimize karşı kullanmayalım. Eğer böyle bir iddia var idiyse neden 15 gün önce gündeme getirmediniz.

- Olan şudur; Türkiye Suriye sınırı 5 yıldır milyonlarca mültecinin Türkiye'ye geçmek zorunda kaldığı ama Türkiye sınırının karşısında bir muhatabının olmadığı problemli bir sınırdır.

- Hem Türkiye'nin de içinde olduğu koalisyon tarafından hem de Rusya tarafından DEAŞ'a karşı olduğu söylenen operasyonlar yapılıyor. Türkiye Suriye sınırında 2012 yılında iki Türk uçağı düşürüldü. Ve pilotlarımız şehit oldu. Bunları Rus dostlarımızın çok iyi anlaması gerekir. Biz o zaman şu kararı aldık. Bundan sonra Suriye'de Türkiye'ye gelen uçaklar tehdit kabul edilecek ve ihlal hiç bir şekilde kabul edilmeyecek. Ve bunu bütün dünyaya ilan ettik. Daha sonra Rusya Suriye'ye operasyon kararı aldığında Türkiye sınırı 3 kez Rus uçaklar tarafından ihlal edildi. O zaman dostça Rus yetkililere lütfen tekrar bu sınırın ihlal edilmesine izin vermeyin dedik. Yine dostça şunu söyledik operasyon yaptığınız yerde hiçbir DEAŞ unsuru yoktuır. Orada Türkiye'nin himayesine muhtaç Türkmenler yaşar. Defaetlerce söz verdiler bir daha sınır ihlali olmayacak diye.

- Biz, bizim hava sahamıza giren milliyeti belli olmayan bir uçağa karşı meşru müdafaa hakkımızı kullanarak, herkesin bildiği angajman kurallarını uyguladık. Bunun için kimse Türkiye'yi suçlayamaz. Bunun için Türkiye'den kimse özür bekleyemez. Biz, sınırlarımızı koruduğumuz için özür dilemeyiz. Hesabımızı da sadece ve sadece, meşruiyetini 1 Kasım seçimlerinde halktan aldığımız aziz milletimize karşı veririz.

-Rus dostlarımız şunu çok iyi bilirler, kendilerine dönük çok kapsamlı bir ambargo uygulandığında biz açık, şeffaf ve dürüst bir politikayla ambargolara karşı olduğumuzu ve Rusya'ya ambargo uygulamayacağımızı ilan ettik. Başka ülkeler kendilerine ambargo uygulandığında memnun olmayan Rusya'nın dönüp Türkiye'ye ambargo uygulaması kendi içinde büyük çelişkidir.

- Ekonomik ambargoların Türkiye gibi onurlu bir ülkeyi, Türk milleti gibi onurlu bir milleti dize getireceğine düşünenler yanılırlar.

- Rusya'ya çağrımız, 'Gelin, ekonomik ambargolar yerine ekonomik işbirliğini artıralım. Rus dostlarımızın Türkiye'ye gelmesini engellemek yerine daha çok Rus'un Türkiye'ye, daha çok Türk'ün Rusya'ya gitmesi suretiyle dostluğumuzu pekiştirelim. Gelin şimdiden kutuplaştırıcı bir dil kullanarak, sanki Türkiye ile Rusya her yerde mücadele edecekmiş gibi bir hava vererek, bütün
Avrasya ölçeğinde birlikte hareket ettiğimizde barış gelecek olan bölgelerde, yeni gerilim alanları oluşturmayalım.

- Bir kez daha Türkiye'nin temel dış politikasına, içinde bulunduğu ve ait olduğu bütün bölgelere ve coğrafyalara sadece barış odaklı bakıyoruz, buralardaki istikrardan medet umuyor, istikrarı hedefliyoruz. Bütün bu zor günler geçer, geride kalacak olan uluslararası ve bölgesel istikrara katkı yapan politikalar olacaktır.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS