Başbakan Davutoğlu saldırıyla ilgili brifing aldı

Başbakan Davutoğlu saldırıyla ilgili brifing aldı

Ankara'daki bombalı saldırıyla ilgili brifing aldıktan sonra açıklama yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye genelinde alınacak tedbirlerle ilgili çok önemli, kapsamlı değişimlere ve ek tedbirlere gidiyoruz" dedi. Davutoğlu, "Ankara'ya has 'Başkent güvenlik anlayışını' şekillendireceğiz. Ankara için teçhizat ve personel takviyesi yapacağız" diye konuştu. Davutoğlu, eylemi gerçekleştiren kişiyle YPG arasındaki irtibatın net olduğunu açıkladı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'da askeri servis araçlarının geçişi sırasında yaşanan ve 28 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bombalı saldırıyla ilgili Ankara Valiliği'nde brifing almasının ardından açıklama yaptı.

Valilikten aldığı brifing sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Davutoğlu, yaklaşık 5 saat kapsamlı bir değerlendirme yaptıldığını belirterek şunları söyledi: "Ülkemiz etrafında, çevre bölgelerde yaşanan krizler sebebiyle ortaya çıkan çok ciddi bir terör ve güvenlik riskiyle karşı karşıyayız. Bu sadece Türkiye olarak bizim karşı karşıya kaldığımız bir durum değil. Birçok Avrupa ülkesinin değişik vesilelerle karşı karşıya kaldığı bir durum. Ancak Türkiye'nin hassas bölgelere olan doğrudan bağlantısı ve bu hassas bölgelerden söz konusu olan insani hareketlilikle birlikte gelen özel riskler. Bu çerçevede son dönemlerde tertip ettiğimiz birçok güvenlik toplantısında bu değişen şartlara intibak edecek bir güvenlik konseptinin yerleşmesi ve Türkiye genelinde alınacak tedbirlerle ilgili çok önemli kapsamlı değişimlere ve ek tedbirlere gidiyoruz. Türkiye geneliyle ilgili yaptığımız güvenlik değerlendirmelerine şimdi il bazında, her ilimizde ele alarak her ilimizin güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya dönük çalışmalar yürütüyoruz"

Yeni güvenlik anlayışını yaygınlaştırıyoruz

Başkentte güvenlik anlayışının yeniden şekillendirileceğini dile getiren Davutoğlu, "Her bir ilimiz bundan sonra valimizin koordinasyonunda bu değişen güvenlik şartlarıyla ilgili olarak o ilde münhasıran alınması gereken tedbirleri görüşecekleri bir mekanizma oluşturulmuştur. Güvenlik toplantıları her hafta yapılmaktadır. Her ilimizin özel ihtiyaçları var. Genel güvenlik konsepti dışında bu farklılaşan illerde duyulan ihtiyaçları da, 81 ille ilgili olarak söylüyorum, ele alan yeni güvenlik anlayışını yaygınlaştırıyoruz. Bununla ilgili çeşitli çalışmalarla sürekli hazırlık içinde olacağız" diye konuştu.

"Bir çok mihrakın doğrudan hedefi olma riski söz konusu"

Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin 81 ilinde o illere has güvenlik tedbirleri alınacağını açıklayan Davutoğlu, "Başkentimizin bu konuda diğer illerimizle farklılaşan bazı özel hususiyetleri var. Her şeyden önce başkent olması hasebiyle birçok terör örgütünün halkı paniğe sevk etmek isteyen birçok mihrakın doğrudan hedefi olma riski söz konusu. Devlet kurumlarımızın, bütün önemli karar alıcı mekanizmaların bulunduğu baş şehir olması nedeniyle önemli bir risk unsuru oluşturuyor. Türkiye'nin siyasi hayatında önemli rol oynayan siyasi aktörlerin sürekli olarak başkentte bulunması ve bunların sürekli bir siyasi hareketlilik içinde olması her siyasi görüşten yaklaşımın burada kendini temsil ediyor olması da teröristler bağlamında burayı özel bir faaliyet alanı haline getiriyor. Dış temsilciliklerin, büyükelçiliklerin olması ki geçmişte bazı büyükelçiliklere yapılan saldırılar da hepimizin malumudur" açıklamasında bulundu.

"Personel takviyesi yapacağız"

Başbakan Davutoğlu, açıklamasında şunları kaydetti: "Ankara'nın vilayet olarak gerek jandarma bölgesi gerek polis bölgesi itibariyle taşıdığı özellikleri tek tek masaya yatırdık. Ankara'da kritik mekanların tanımını birlikte yaptık. Özel olarak bu mekanlara münhasıran alınması gereken tedbirleri gözden geçirdik. Bu çerçevede son yaşadığımız 2 terör saldırısını da esas alarak kritik alanlarda ve büyük, kitlesel gösterilerin olduğu anlarda alınacak tedbirleri de tekrar birlikte değerlendirdik. Bugün ele aldığımız en temel husus, Ankara'ya has başkent güvenlik anlayışı ve konsepti bağlamında bir çalışmayı en kısa zamanda bugün ele aldığımız prensipler etrafında şekillendireceğiz.

Başkente has ve başkentin özelliklerini gözeten yeni bir güvenlik anlayışıyla meseleyi ele alacağız. Sadece Ankara içinde yerleşik güvenlik tedbirleri değil transit geçişler üzerindeki güvenlik tedbirlerini de göz önüne alacak, her bir geçişi ve insan hareketliliğini kontrol edebilecek daha etkin ve alan kontrolüne dayalı bir yaklaşımı burada egemen kılacağız. Emniyet birimlerimizden, jandarmamızdan, Ankara'da ihtiyaç olan personel ve ekipman değerlendirmesini aldım. Ne ihtiyaç varsa ne teçhizat takviyesi yapılması gerekiyorsa bunu süratle yapacağız.

Personel takviyesi gerekiyorsa personel takviyesi yapacağız. Ankara'nın özelliklerinden kaynaklanan özel bazı eğitilmiş uzman güvenlik alanları söz konusuysa bunların eğitimi yapılacak. Bu konularda da özellikle ekipman konusundaki yeterlilik bilgisinin tarafıma sunulmuş olmasından memnun oldum. Bu anlamda gerekli tedbirler alınıyor ve alınacak. Bu çerçevede yine özellikle yol kontrolleri ve daha görünür güvenlik tedbirleri bağlamında da gerekli adımları bundan sonra atmaya kararlıyız"

Ankara'daki saldırıda güvenlik zaifiyeti var mı?

Ankara'daki saldırıya ilişkin yapılan 'güvenlik zafiyeti' tartışmaları hakkında görüşleri sorulan Davutoğlu, "Özellikle kritik yerlere dönük olarak simülasyon çalışmaları yapılması talimatını verdim. Yani daha saldırı olmadan isimleri zikretmem doğru olmaz ama kritik bütün mekanları, binaları tek tek masaya yatırdık. Bütün buralarda yapılacak güvenlik çalışmalarının simülasyonunu yapmaları talimatını verdim. Bütün bunları yapsak da güvenlik tehlikesi tümüyle ortadan kalkmaz. Bunu kabullenmek durumundayız. Karşımızda birbirinden kopuk ama bu anlamda profesyonelce yetiştirilmiş bazen de dış istihbarat ajanlarınca yönlendirilmiş yapılar var. Bir eksiklik varsa bir ihtiyaç varsa bunlar karşılanacak eğitim eksikliği dahi ne varsa ama her an terör riski bugün dünyanın her yerinde herkes için geçerli bir risktir" dedi.

"Eylemi gerçekleştiren kişiyle YPG arasındaki irtibat net"

Saldırının YPG bağlantısıyla ilgili detaylara değinen Davutoğlu, "Salih Neccar ismi etrafında yapılan çalışmalar itibariyle söylüyorum. Çok açık bir şekilde terör olayının olduğu yerde parçalanan araçta elde edilen parmak ve o parmak izi üzerinden ulaşılan kişinin Türkiye'ye girişi esnasında verdiği kimlikle ilgilidir. Bu yapının YPG ile ilişkileri de tespit edildi. YPG'nin de Suriye rejimiyle ilişkisi çok açıktır. YPG'nin Suriye rejimiyle ilişkisinde hiçbir tereddüt olmaması hasebiyle bu eylemi gerçekleştiren kişiyle YPG arasındaki irtibatların da netleşmiş olması sebebiyle bütün bu irtibatların adresleri ortaya çıkmış bulunmaktadır" açıklamasında bulundu.

Ankara'daki saldırıyı TAK (Kürdistan Özgürlük Şahinleri) isimli terör örgütünün üstlenmesi sorulan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "TAK çerçevesinde yapılan açıklama çerçevesinde önce şunu sormak lazım. Daha önce bir olayı da TAK üstlendi ama anında üstlendi. Niye 3 gün bekleme ihtiyacı hissettiler bu açıklamayı yapmak için? TAK dediğiniz de ayrı bir örgüt değil, PKK'nın uzantısı bir örgüt. YPG de PKK'nın uzantısı bir örgüt. TAK üstlenmiş olsa da YPG bağlantısını ortadan kaldırmaz. Niye 3 gün bekliyor? Çünkü bu eylemi yapan kişinin bu kadar kısa sürede ortaya çıkarılacağını hesap edemediler. Uluslararası alanda YPG'nin meşruiyetine dönük gölge düştüğü hissine kapıldıktan sonra TAK diye paravan bir örgüt PKK ile irtibatlı bir örgüt bunu üstlendi. Acaba biz YPG dememiş olsaydık böyle bir üstlenmeyi yaparlar mıydı? Bunlar tek bir adresi gösteriyor. YPG'nin de TAK'ın da emir aldığı Kandil'i gösteriyor"

"Artvinlilere sesleniyorum..."

Artvin Cerattepe'deki madencilik faaliyetlerine karşı tepki eylemleri üzerinden bölgede yaşanan gelişmelerin sorulması üzerine Başbakan Davutoğlu, şu açıklamalarda bulundu: "Artık birçok şey çevreye zarar vermeden yapılabiliyor. O zaman Artvin'deki bütün yerel aktörlere de buradan sesleniyorum Türkiye'nin geneline de. Hepsiyle konuşmaya hazırız. Çevre Bakanımıza sizin göreviniz çevreyle ilgili her türlü tedbiri almaktır, diye ifade ettim. Enerji Bakanımıza da sizin göreviniz çevreye zarar vermeden bu doğal kaynağın kullanılması için gerekli tedbirleri almaktır, dedim. Biz yerin altından bunu çıkartacağız ama yerin üstüne zarar gelmeyecek. Açık galeri olsaydı çevreye zarar verecektir ama 2'nci ÇED raporunda kapalı galeriye dönmesi kararlaştırılmış ve çevre zararları bertaraf edilmiş. Orada işletilmemesine karar veriliyor ve bir tedbir daha alınıyor. Bütün bunlar yerin altında kalsın, dokunmayalım; derseniz bu sefer biz bunları dışarıdan ithal etmek durumunda kalacağız. Cari açık dahil birçok sıkıntı doğacak. Bütün Artvinlilere ve çevrecilere sesleniyorum. Gelin bu iki prensipte anlaşalım. Çevreyi koruyacağız, yeraltı zenginliğimizi de ekonomimize katkı olarak sunacağız. Bu ikisi uzlaşmaz hedefler değil"

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS