Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: "Bağdat'ta 18 işçi kaçırıldı"

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: "Bağdat'ta 18 işçi kaçırıldı"

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Bağdat'ta bir Türk müteahhitlik firmasında çalışan 18 vatandaşımız kaçırılmıştır. Irak makamlarıyla çok sıcak temaslarımız devam ediyor. Irak makamları da henüz olayın nasıl olduğu ve kimler tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin bir bilgiye sahip değildir" dedi.

Çankaya Köşkü'nde, BM İnsani İşler Eşgüdüm Ofisinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Stephen O'Brien'ı ve beraberindeki heyeti kabul eden Kurtulmuş, Türkiye'deki Suriyeliler konusunu, Suriyeli mültecilere Suriye sınırlarında insani yardımların nasıl yapılabileceğini konuştuklarını aktardı. Kurtulmuş, Türkiye için 6.3 milyar dolar seviyesine ulaşmış bir insani yardım yükü bulunduğunu bildirerek, bu yükü Türkiye'nin 2011'in Nisan ayından itibaren yüklendiğini, buna rağmen uluslararası camianın insani yardımlara yaptığı katkının sadece 424 milyon dolar olduğunu kaydetti.


Türkiye'deki Suriyeli mülteciler sorununun başta kısa vadeli bir sorun olarak başladığını ama uzun dönemli bir sorun haline dönüştüğünü vurgulayan Kurtulmuş, Suriyeli mülteciler konusunda kalıcı tedbirlerin alınması gerektiğine inandıklarını belirtti. Kurtulmuş, Suriye'de bir takım güvenli bölgeler oluşturularak, buralara gönüllülük esasına göre gelen 2 milyona yakın Suriyeli'nin, kendi memleketlerine gitmelerini nasıl sağlayabileceklerini konusunu da görüştüklerini bildirdi.


Irak'ta 18 Türk işçi kaçırıldı


"Irak makamlarıyla çok sıcak temaslarımız devam ediyor"


Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Kurtulmuş, "Terörle mücadelede ihbarcılara ödül dönemi başladı. Burada amaç lider kadroyu ele geçirmek mi, yeni bir süreç mi var, Abdullah Öcalan önümüzdeki süreçte yeniden dahil olabilir mi" sorusuna Kurtulmuş, Türkiye'nin terörün her türüyle, çok farklı siyasi görüşleri ve hedefleri bulunan farklı terör örgütleriyle zamanlı mücadele ettiğini dile getirdi. Kurtulmuş, 20 Temmuz Suruç katliamından sonra birilerinin düğmeye bastığını ve eş zamanlı olarak üç canavarın uyandırıldığını belirterek, şöyle devam etti:


"PKK, DAEŞ (IŞİD) ve DHKP-C. Türkiye'nin her yerinde ve her türlü hedefe karşı da terör saldırıları sürdürülüyor. Dolayısıyla terörün sona erdirilmesi için bütün imkanlar kullanılacaktır. Biz bu ülkede barış istiyoruz. Ama barışın üstüne düşen gölge, terörist örgütlerin varlığıdır ve onların Türkiye'de sadece devlete karşı değil, halka karşı işlemiş oldukları suçlardır. Bunların ortadan kaldırılması için bu anlamda terör örgütü mensuplarının ihbar edilmesi, terörün sonlandırılmasıyla ilgili bu sürecin kullanılan argümanlarından sadece birisidir."


"Bağdat'ta bir Türk müteahhitlik firmasında çalışan 18 vatandaşımız kaçırılmıştır"


"Irak'ta 18 işçimizin kaçırıldığı yönünde sizin elinizde bu konuya dair bilgiler var mı" sorusu üzerine Kurtulmuş, "Henüz çok net bilgiler içerisinde değiliz, elimizde değil. Bağdat'ta bir Türk müteahhitlik firmasında çalışan 18 vatandaşımız kaçırılmıştır. Şu anda Irak makamlarıyla çok sıcak temaslarımız devam ediyor. Irak makamları da henüz olayın nasıl olduğu ve kimler tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin bir bilgiye sahip değildir, şu an itibarıyla söylüyorum. İnşallah bu, güzel bir sonuçla da nihayetlendirilmiş olur" açıklamasında bulundu.


Bayramda otoyollar ve köprüler ücretsiz


"Tartışmaya değer bir görüştür"


Kurtulmuş, Kilis sınırında DEAŞ'ın (IŞİD) kontrolündeki bölgeden bir askerin şehit olduğu, dün akşamdan itibaren de bir askerle irtibatın kesildiği ve son durumun sorulması üzerine, "Henüz o asker kardeşimizden irtibat kurulamamıştır son bilgilere göre. Ümit ediyorum ki irtibat kurulması ve onun da Türkiye'ye getirilmesi mümkün olur sağlıklı bir şekilde" dedi.


Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit'in "Anayasa Mahkemesi'nden Yüce Divan görevinin alınması ve Yargıtay'a verilmesi" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, bu görüşün Cirit'in, muhtemelen Yargıtay üyeleriyle oluşturduğu bir görüş olduğunu ifade etti.


Kurtulmuş, "Tartışmaya değer bir görüştür" diyerek, "Ancak Sayın Başkan'ın dile getirmiş olduğu bu konu ve bu konunun da Türkiye'de kamuoyunda bir şekilde yankı bulması şunu gösteriyor: Türkiye'de bizim öteden beri tartıştığımız yeni Anayasa meselesi var. Bu ancak bir anayasal değişiklikle gündeme gelebilecek olan bir konudur. Bir anayasal reform sürecinin gündeme gelmesinin zorunlu olduğunu da gösteren bir tartışmayı Sayın Yargıtay Başkanı açmış bulunuyor. Peşinen hiç kimsenin şöyle ya da böyle olsun diyerek bir kanaat belirtmesini uygun bulmam" diye konuştu.


Numan Kurtulmuş: 'HDP'li hükümetle ulusal güvenlik endişemiz olmaz'


"Türkiye'ye teşekkürlerimizi ve takdirlerimizi iletiyoruz"


Türkiye'nin mültecilere katkıları ile Türkiye'nin "Suriye'de güvenli bölge" talebini nasıl değerlendirdikleriyle ilgili soruya Stephen O'Brien, şu değerlendirmelerde bulundu:


"Büyük insani krize yol açan Suriye'deki gelişmelerin hemen ertesinden itibaren Türkiye'nin gerek açıklamalarıyla gerek yardımdan, destekten ve dayanışmadan ötürü son derece müteşekkirdir özellikle Birleşmiş Milletler. Bu çerçevede 2 milyona varan Suriyelilere son derece iyi imkanlar sunmaya gayret ederken, aynı zamanda Birleşmiş Milletlerin ilgili ajansları ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarıyla da işbirliğini üstlendiği bu rolü başarıyla sürdürmektedir. Bu yönden Türkiye'ye teşekkürlerimizi ve takdirlerimizi iletiyoruz."


Stephen O'Brien, güvenli bölge konusuyla ilgili amacın son derece önemli bir hedef olduğunu, zira son derece zor durumdakilere ihtiyaç duydukları güvenli ortamın sağlanmasının gerektiğini söyledi. Kendileri açısından en önemli kriterin hazırlanacak güvenli bölgede, güvenliğin kendisinin tam olarak garanti edilmesi ve sağlanması olduğuna dikkati çeken Stephen O'Brien, aksi takdirde önemli olan bu hedefe tam olarak ulaşılamayacağını, olumsuz sonuçların da doğabileceğini sözlerine ekledi.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS