Beşir Atalay: "HSYK üzerinde çalışılacak"

Beşir Atalay: "HSYK üzerinde çalışılacak"

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Yüksek yargı üyelerinin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) da dahil, parlamento tarafından, milletin temsilcilerince seçilmesi, milletin denetleyebileceği bir mekanizmayı kurmak gerekir. HSYK üzerinde tabii çalışılacak" dedi.

Atalay, Habertürk televizyonunun canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Çözüm sürecinin hükümetin önündeki en önemli konulardan birisi olduğuna işaret eden Atalay, bu konuda kararlılığın ve hassasiyetin sürdüğünü, sürecin sağlıklı yürümesi için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini bildirdi. Atalay, Başbakanın 30 Eylül'de açıkladığı 24 maddelik Demokratikleşme Paketinin gelecek hafta Anayasa Komisyonu'nda ele alınacağını söyledi.

Sebahat Tuncel ve Engin Alan'ın durumu

Atalay, "BDP'liler tutuklu milletvekillerinin sorunlarını çözecek mi? Tutuklu milletvekillerinin içine Sebahat Tuncel ile Engin Alan da girecek mi" sorusunu yanıtlarken de "Tabii iki milletvekilini ayırmak gerekiyor, bu tutuklularla ilgili yürütülen bir çalışma ve o bugün grup başkanvekilleri arasında görüşme konusu olacak. Meclis'te bugün grup başkanvekilleri bu konuda bir diyalog içinde olacaklar" dedi. AK Parti'nin bu konuda hazırlığı olduğunu ama üç grubun bir araya gelip, onun içeriğini, kapsamını birlikte belirlemelerinin daha uygun olacağını belirten Atalay, şunları söyledi:

"Sanıyorum bugün o konuda bir belirginlik olur. O konuda biz kararlıyız, tekrar ifade etmek isteriz. Anayasa Mahkemesinin o gerekçeli kararından sonra diğerlerinin de serbest bırakılması gerekiyordu, tutukluların. Dolayısıyla biz yargının o kararını paylaşmıyoruz. Ama şimdi yargı o tür bir tutum içinde olduğu için de yasal bir düzenlemeyle, gerekiyorsa anayasal bir düzenlemeyle bunun çözülmesini arzu ediyoruz. Parti ve hükümet olarak bu konuda kararlıyız."

"Dinlemelerde ikna edici gerekçe"

Dinlemelere ilişkin çalıştıklarını belirten Atalay, "Dinleme gibi konularda da yargı kararı evet ama yargının da kararının gerekçeli ve ikna edici olması anlamında düzenlemeler üzerinde de doğrusu çalışmayı planladık" dedi.

"Güven vermeyen, korsan toplantı gibi bir görüntü var"

Yargının Türkiye'de güven vermediğini, kurumsal güven araştırmalarında yargıya güvenin yüzde 50'nin altında olduğunu söyleyen Atalay, sözü hükümetin HSYK ile yaşadığı soruna getirdi. Atalay, İstanbul'da 17 Aralık soruşturması dosyası elinden alınan savcı Muammer Akkaş ve Başsavcı Turan Çolakkadı'nın açıklamalarıyla yaşanan süreci anlatan Atalay, HSYK'nın Danıştay'ın Adli Kolluk Yönetmeliği'nin yürütmesini durdurma kararını etkilediğini ileri sürdü. Atalay, "Bunlar hep soru işaretleri. Şimdi, üç kişiyle ilgili değerlendirme yapacakmış, gündemlerine almışlar galiba ama o gün çok önemliydi. Geç kalınmış bir şeydir. Şimdi ne değerlendirecekler, onun sonucunu göreceğiz" diye konuştu.

"Birinci derece yargı mensuplarının seçmesi birinci tercihimiz değildi"

Vatandaşın yürütme ve yasamayı seçimlerle değiştirebildiğine dikkati çeken Atalay, yargıyı ise kimsenin değiştiremediğini ileri sürerek, demokratik ülkelerde üç erkin ayrı olduğunu ancak her erkin millet tarafından denetlendiğini söyledi. Atalay, "Bizim yargıyla ilgili temel sorunumuz, millet denetlemiyor. Yargının oluşumunda da milletin bir katkısı yok, yargının kararından sonra da milletin yapacağı hiçbir şey yok. Demokratik ülkelerde ya jüri sistemiyle ya yargıçların seçilmesiyle yahut parlamentonun yüksek yargı mensuplarını seçmesiyle milli irade devreye girer" diye konuştu. Türkiye'de jüri sisteminin hayata geçmesinin kolay bir şey olmadığına vurgu yapan Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şunun mutlaka olması gerekir, yüksek yargı üyelerinin, HSYK da dahil, en azından mutlaka parlamento tarafından, milletin temsilcilerince seçilmesi, milletin denetleyebileceği bir mekanizmayı kurmak gerekir. HSYK üzerinde tabii çalışılacak. Bunu daha önce, yargı reformu içinde, bizim parti düzenlememizde, savcıların veya hakimlerin, birinci derece yargı mensuplarını seçmesi birinci tercihimiz değildi. Sonradan o, o şekle geldi. Hatta o seçimin yapısı bile biraz Anayasa Mahkemesinin o zaman müdahalesiyle farklılaştı. Bunu, HSYK'nın ve yüksek yargı mensuplarının milletle daha fazla irtibatını kuracak, vatandaşın, milletin denetim yapacağı şekle getirilmesi kaçınılmaz. Demokraside üç erkin ayrımı tamam ama üç erki de millet denetlemeli. Eğer denetim dışıysa keyfilikler orada kaçınılmaz olur. Yargıyla ilgili herkese güven veren bir yapıyı kurmak lazım, bu siyasetin en önemli konularından birisi haline geldi gibi görünüyor."

"Cadı avı olmayacak"

Atalay, "Cadı avı gibi birşey, asla kim tarafından olursa olsun öyle bir şey olmaz. Her şey hukukun içinde yürüyecek. Millete güven verilecek, millet bilecek neyin, niçin olduğunu. Bu manada herkes emin olsun" dedi.

"2 bin kişilik istihbarat raporu spekülasyon"

Başbakan Erdoğan'a 2 bin kişilik istihbarat raporu sunulduğu iddialarına da değinen Atalay, "Bunlar spekülatif şeyler, bizim bildiğimiz böyle bir şey yok, olamaz da zaten. Böyle bir şey asla söz konusu değil, bunu burada en keskin dille, ifadeyle... Tamamen spekülatif bir haber" diye konuştu.

"Hiç genel af demedik"

Atalay, af tartışmalarına ilişkin de "Biz, hiç 'genel af' sözünü ifade etmedik, kullanmadık. Ama şunu da hep ifade ettik; çözüm Süreci sağlıklı yürüyor, çözüm sürecinin sonunda mutlaka her ülkede, her örnekte örgüt mensuplarının gelecekleriyle ilgili düzenlemler yapılır" şeklinde konuştu.

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS