Çanakkale Kara Savaşları'nın 100. yılı anılıyor

Çanakkale Kara Savaşları'nın 100. yılı anılıyor

Çanakkale Kara Savaşları'nın 100. yılı anılıyor

Çanakkale Kara Savaşları'nın 100. yılı, bugün 21 devlet başkanının katıldığı törenlerle anılıyor. Mehmetçik Anıtı'nda yapılan ilk törende Diyanet İşleri Başkanı ve Hristiyan bir dian adamı şehitler için dua etti, ardından Galler Prensi Charles ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuştu. Prens Charles, savaş sırasında bir İngiliz askerinin Türk askerlerine duyduğu saygıyı anlattığı yazısından satırlar okudu, Erdoğan ise, Çanakkale'nin hem zafer hem de hüzün olduğunu vurgulayarak, "Çanakkale içinde vurdular beni, ölmeden mezara koydular beni.. Offf gençliğim eyvahhh'' dizelerini okudu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Çanakkale Kara Savaşları'nın 100. yıl dönümü nedeniyle törenler düzenleniyor. Tören için Cumhurbaşkanı Erdoğan, Galler Prensi Charles ve diğer davetliler kente geldi. Anzakların torunları da kente akın etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan akşam konuk devlet başkanlarının onuruna Savarona yatında yemek verecek. Şafak vakti de 25 bin kişi, Mustafa Kemal'in 57. Alaya "Ölmeyi emrediyorum" dediği Bigalı Köyü'nden Conkbayırı'na yürüyecek.

Erdoğan Çanakkale'de konuştu

100. yıl dönümü törenlerinde ilk anma Mehmetçik Anıtı’nda başladı. ''Cesaretle dövüşen ve canlarını veren askerleri şereflendirmek için sizlerle birlikte olmaktan şeref duyuyorum'' diyen İngiltere Prensi Charles, konuşmasında ''1 günlük ateşkeste bir er şöyle yazmıştı: Bir Türk gördüm ona konservemi verdim, o da bana kendi yiyeceğini verdi. Onlara saygımız çok büyüktü'' ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuşmasında Çanakkale'nin hem zafer sembolü hem de kayıplarımız nedeniyle hüzün olduğunu vurguladı ve ''Çanakkale ağıtlarımızda bunu görmek mümkündür. Çanakkale içinde vurdular beni, ölmeden mezara koydular beni.. Offf gençliğim eyvahhh'' dizelerini okudu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak "ANA" ile beraberindeki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga ile saat 11.10'da kente geldi. Erdoğan'ı, Çanakkale Havalimanı'nda, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Çanakkale Valisi Ahmet Çınar ile diğer yetkililer karşıladı.

Çanakkale'ye ilk Prens Charles geldi

Yarımadadaki törenlere katılmak için Çanakkale'ye ilk gelen Birleşik Krallık Galler Prensi Charles oldu. Gece Çanakkale'ye gelen Prens Charles ile beraberindekiler, İngiliz Donanmasına ait "HMS Bulwark" adlı gemiye geçti ve iskele açıklarında demirledi. Prens Charles, ardından iki gün önce gelen oğlu Prens Harry de Çanakkale'de. "Bulwark" savaş gemisine kraliyet flaması asıldı. Geminin çevresinde sahil güvenlik ve deniz polisi ekipleri botlarla güvenlik önlemi aldı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı
Cumhurbaşkanı liderleri karşıladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra anma törenlerine katılacak bazı devlet ve hükümet başkanlarıyla birlikte Gelibolu Yarımadası'na geçti. THY'nin "Çorum" uçağıyla İstanbul'dan Çanakkale'ye gelen Cibuti Devlet Başkanı İsmail Ömer Guelleh ve Afganistan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Orgeneral Raşid Dostum'un da aralarında bulunduğu yabancı konukları, Çanakkale Havalimanı'nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindekiler karşıladı. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç da aynı uçakla Çanakkale'ye geldi. İlerleyen saatlerde de Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov ve Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev de törenlere katılmak üzere özel uçaklarla Çanakkale'ye geldi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Erdoğan ve bazı liderler Seddülbahir Köyü'nde cumaya gitti

Cumhurbaşkanlığına ait otobüslerle Çanakkale iskelesine geçen Erdoğan ve beraberindeki liderler, buradan feribotla anma törenlerinin yapılacağı Gelibolu Yarımadası'na hareket etti. Erdoğan ve beraberindeki yabancı devlet ve hükümet başkanlarını taşıyan feribota, sahil güvenlik botları, deniz polisi ve polis helikopteri eskortluk etti. Erdoğan, bazı liderlerle, Şehitler Abidesi yakınlarındaki Seddülbahir Köyü'ndeki Yahya Çavuş Şehitler Camii cuma namazına gitti. Erdoğan ve beraberindekilere cuma namazını Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez kıldırdı. Görmez, cuma namazında okuduğu hutbede, Çanakkale Savaşlarına ve mübarek 3 aylara değindi. Erdoğan ve liderler Cuma namazı öncesinde de Yahya Çavuş Şehitliği'nde birlikte öğle yemeği yedi. Yemeğe, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da katıldı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

İlk tören Mehmetçik Anıtı'nda

Törende önce Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Prens Charles anıta çelenk bıraktı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti. İstiklal Marşı'nın ardından Kuran-ı Kerim okundu. Törende Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, şehit askerler için dua etti. Görmez'in sözleri yabancı konuklara da tercümanlar aracılığıyla çevrildi.

Görmez, ''Çocukların kadınları yaşlıları hak ve hukukun çiğnenmesine engel olamadık. Bizleri bağışla. Ecdadımızın cephede gösterdiği merhameti birbirimizden esirgedik. Allah’ım Çanakkale’de 100 sene önce şehit olanların huzurundan sesleniyoruz. Ortak evimiz olan dünyayı huzur ve barış içinde daha yaşanabilir bir dünya haline getirebilmek için yardım eyle yarrabbim'' dedi.

Prens Charles: "Bir günlük ateşkeste bir prens şöyle yazmıştı"

Duanın ardından Prens Charles kürsüye geldi. Prens Galler, konuşmasında şunları söyledi:

"Cesaretle dövüşen ve canlarını veren askerleri şereflendirmek için sizlerle birlikte olmaktan şeref duyuyorum. Çatışmanın her iki tarafındaki insanlar hayatın çok farklı noktalarından geliyorlardı ancak başka bir dünyanın içinde buldular kendilerini. 1915 yılında her iki tarafın da kaçamayacağı savaşlarla, silahlarla, hastalıklarla mücadele ettiler. Bugün, biz buradaki insanların kahramanlığını ve insanlığını hayranlıkla hatırlamamız gerekiyor. Şehirlerini, köylerini bırakıp canlarını feda ettiler. Böylesine büyük rakamlarda bu kadar büyük kayıplar daha önce yaşanmamıştı. 1 günlük ateşkeste bir er şöyle yazmıştı: Bir Türk gördüm ona konservemi verdim, o da bana kendi yiyeceğini verdi. Onlara saygımız çok büyüktü diye yazmış. Bütün orduna saygı vardı düşmana. Bugünün hatıralarından birini bir Avustralyalı bir asker yazmış. Bir Türk subayın sözlerini hatırlıyor. Tarafların ölüleri topladığı günde konuştuklarını yazmış. En barışçıl insan bile vahşeti tanır en vahşi insan bile gözyaşlarını tutamaz. Dünyanın birçok bölgesinde çatışmalar devam ediyor. Utanç ve pişmanlıkla iki dünya savaşında yaşanaN kayıpların hala insanların hoşgörüsüzlüğü ile nefreti ile insanlar arasında bölünme ve çatışmayı devam ettirdiğini görüyoruz. Bu konuda hepimize sorumluluk düşüyor. Liderler, halklar ve topluluklar olarak nefrete karşı uyumluluğun yaratılması için birlikte çalışmalıyız ki böyle savaşlarda hayatını kaybetmiş insanların anısını şereflendirebilelim."

Erdoğan: "Çanakkale hem zafer sembolü hem hüzün"

Daha sonra kürsüye Cumhurbaşkanı Erdoğan çıktı. Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:

"Bu küçük yarımadada burada yatan yüzbinlerce gencin aziz hatırası önünde, hepimizin adına, barışın, huzurun, refahın tüm dünyaya hakim olmasını sağlamak için çalışma kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyorum. Bu topraklarda yatan her genç, artık bizim misafirimiz değil, adeta evladımızdır. Bugün burada, sadece şu veya bu milletin kayıplarını değil, bu topraklarda can vermiş tüm askerleri anıyoruz. Anıtlarımız, bu topraklarda kaybedilen yarım milyona yakın gencin tamamının sembolüdür. Ortak acıları, yeni düşmanlıklar üretme değil; dostluğun, sevginin, barışın aracı haline dönüştürme konusunda, Çanakkale'nin tüm dünyaya, tüm toplumlara örnek olmasını temenni ediyorum. Küresel istikrar ve refah için, buradaki hoşgörü ve dostluk ikliminin tüm ülkeler, tüm uluslararası kuruluşlar, tüm toplumlar tarafından desteklenmesi gerekiyor. Terörizmin, ırkçılığın, İslamofobinin ve her türlü nefret içeren akımın çaresi, işte buradadır.

"Çanakkale içinde vurdular beni..."

Ülkemize ve Çanakkale’ye hoş geldiniz. Gelibolu Yarımadası 1. Dünya Savaşı’nın en önemli cephelerinden biriydi. 100 yıl önce bu cephede vatanlarını ve şereflerini savunan yüzbinlerce askerimiz gözlerini kırpmadan ölümün üzerine gitti. Farklı milletlerden yüzbinlerce asker de kendi hayalleri için cesaretle savaştı. Hepsini saygıyla yad ediyorum. Çanakkale’deki savaş cephede olmayanları kaderini de etkileyen sonuçlar doğurdu.  Savaş yüzyılının sona erip barış yüzyılının başlaması çağrımızı paylaşan dostlarımız olarak görüyoruz. Dün İstanbul’da bugün burada verdiğimiz barış mesajına dünyanın çok ihtiyacı var. Çanakkale ve Gelibolu’nun barış mesajı vermek için doğru yer olduğunu düşünüyorum. 100 yıl önce Gelibolu’da yaşanan çarpışmalar tüm milletlerin ortak hafızasında yerini aldı. Çanakkale bizim için zafer sembolü olduğu kadar kayıplarımız sebebiyle hüzündür. Çanakkale ağıtlarımızda bunu görmek mümkündür. Çanakkale içinde vurdular beni…. Offf gençliğim eyvahhh. Bu topraklara yüzbinlerce gencin istikbali gömüldü.

Elinde annesini resmi ile ağır yaralı olarak yatan Fransız askerine yardım etmek için uğraşan Mehmetçiğimize bunun sebebini sorduklarında verdiği cevap benim annem yok belli ki onun oylunu gözleyen bir annesi var demişti. Üstelik kendisini de onun kadar ağır yarası varken bu ifadeleri kullanıyordu. Bunun benzeri o kadar çok olay vardı ki az önce dinlediğiniz gibi bunları gözleriniz yaşarmadan okumanız imkansız.

Gençlerimizin ölmeden mezara girmemeleri için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmektir. Hepimiz adına barışın tüm dünyaya hakim olmasını sağlamak için çalışma kararlılığımızı ifade ediyorum. Gezi Mustafa Kemal diyor ki: Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızda huzur içindedir. Onlar bu toprakta canların verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.

Evet bu topraklarda can vermiş tüm evlatları anıyoruz. Yeni nesillere düşen görev, Çanakkale’de taşa, toprağa denize kazılan dostluk mesajına sahip çıkmaktır.

Şafak ayinin 10 bin kişi katılacak. Bizim gençlerimizde ise sabah namazına mütaakip 35 bin genç katılacak. Çanakkale’nin tüm toplumlara örnek olmasını istiyoruz."

Türk ve yabancı donanmalar Boğaz'da geçit töreni yaptı

Daha sonra da Çanakkale Boğazı'nda Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı gemiler ile yabancı donanmalar geçiş töreni düzenledi.

Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanlığına ait Nara İskelesi ve boğaz açıklarında demir atan 4 fırkateyn, korvet ve sahil güvenliğe ait gemiler ile HMAS Anzac (Avustralya), HMNZS Te Kaha (Yeni Zelanda), FS Cassard (Fransa) fırkateynleri, HMS Bulwark havuzlu çıkarma gemisi (İngiltere), Boğaz'dan geçit töreni gerçekleştirdi.

Çanakkale Boğazı'nda kuzeyden güney yönüne geçiş yapan gemilerin personeli, çimariva düzeni (yan yana dizilme) alıp, halkı ve Şehitler Abidesi'ni selamladı. Abide önünden geçiş sırasında, TCG Salihreis Fırkateyni'nden şehitler anısına 21 pare top atışı yapıldı.

Geçiş, Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ali Murat Dede komutasında ve Sancak Gemisi TCG Salihreis Fırkateyni rehberliğinde icra edildi.

TCG Salihreis Fırkateyni'ni takiben HMAS Anzac, TCG Turgutreis fırkateyni, FS Cassard, TCG Fatih fırkateyni, HMNZS Te Kaha, TCG Yavuz fırkateyni, HMS Bulwark, TCG Heybeliada korveti, TCSG Güven ve TCSG Umut arama kurtarma gemileri geçişlerini gerçekleştirdi.

Boğaz ve hava sahası kapatıldı

Çanakkale Boğazı'nda, törenler nedeniyle saat 08.00'den itibaren transit gemi geçişlerine izin verilmiyor. Bu gemiler için boğaz trafiği 20.00 itibarıyla normale dönecek. İngiltere Prensi Charles'in kaldığı "Bulwark"ın yanı sıra hem İngiltere, hem de Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait çok sayıda gemi boğazda bulundu. Güvenlik önlemleri kapsamında hava sahası da törenlere katılacak olan devlet başkanlarını ve temsilcileri taşıyan uçaklara haricindeki tüm uçuşlara kapatıldı. Savaş uçakları da belli aralıklarla havadan denetim uçuşu gerçekleştirdi.

Sağlık Bakanlığı'na ait bir sürat teknesi denizde, bir helikopter de tören alanı yakınlarında önlem amacıyla bulunduruldu.

Çanakkale Zaferinin 100. Yılı nedeni ile şehir tarihinin en kalabalık günlerini yaşıyor. Oteller 2 yıl önceden doldu. Gelen turistler esnafın yüzünü güldürdü. 

Çanakkale Valiliğince 100. yıl dolayısıyla belirlenen "Barış mümkündür-Peace is possible" sloganının bulunduğu bez ve levhalar, Türk bayrakları, feribotlara ve çevredeki bazı binalar ile iş yerlerine asıldı.

Anzakların torunları da kente akın etti. Avustralyalı ve Yeni Zelandalılardan oluşan yabancı turistler ve gazeteciler, feribotlarla Gelibolu Yarımadası'nda bulunan Eceabat ilçesine geçiyor. Törenlere katılacak halk da Eceabat'a gidiyor.

İşte kentten ve 100 yıl önceki savaş meydanlarından fotoğraflar...

Kentte kuş uçurtulmadı

Etkinlikler dolayısıyla polis ekipleri, geçişlerin yapıldığı Çanakkale Feribot İskelesi'nin çevresindeki yüksek binalar ve iskelede geniş güvenlik önlemi aldı. İl Emniyet Müdürlüğü ile özel şirketlere ait çekiciler, güvenlik gerekçesiyle iskele civarındaki motosiklet ve bisikletleri otoparka çekti. Bunun yanı sıra havalimanından, limana kadar uzanan Demircioğlu Caddesi ile tamamen trafiğe kapatıldı. İskeleden sadece görevlilere ait araçların, görevliler ile basın mensuplarının feribotla geçmesine izin verildi. İki yaka arasında yolcu geçişleri Kepez Lima'ndan, araç geçişleri ise Lapseki üzerinden yapılabildi. Belediye temizlik işçileri de iskele çevresinde sürekli temizlik yaptı. İskeleye gelen gazeteciler ve vatandaşlar, polis tarafından yapılan incelemenin ardından feribota alındı. Eceabat'a geçenlerin, otobüslerle tören alanına taşınacağı bildirildi. Bugün kent merkezi ile Eceabat, Gelibolu ve Lapseki ilçelerinde okullar tatil edildi.

Halkevlerine baskın ve gözaltı

Liderlerin geçiş yolu olan Demircioğlu Caddesi üzerindeki Halk Evleri bürosuna asalı olan üzerinde, "Faşiştin, gericinin, diktatörün üstüne yürü 1 Mayıs'ta halk evleriyle alanlara" yazalı pankart gece polis tarafından indirildi. Aramalar sonrasında da 3 kişi gözaltına alındı. Güzergah üzerindeki binalara keskin nişancılar yerleştirildi. Bu arada 57. Alay Yürüyüşü'ne katılmak için gelen kendilerine "Anadolu Kaplanları" adını veren 200 motosikletlinin geçişine için verilmeyerek, güvenlik nedeniyle Eceabat'ta durduruldu.

35 ülkeden 1400 gazeteci geldi

35 ülkeden 1400 gazeteci akreditasyon yaptırdı. Tören alanlarına göre akreditasyon yaptırabilen gazeteciler için, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Eceabat Limanı'nda merkez kurdu. Basın mensupları bu merkezden aldıkları kartlarla tören alanına otobüslerle taşındı.

Kentte 100. yıl hareketliliği

25 bin kişi Bigalı'dan Conkbayırı'na yürüyecek

25 Nisan'da 25 bin kişi şafak vakti Bigalı Köyünden Conkbayırı'na yürüyecek, yüz yıl önce yaşananları canlandıracak, atalarını yadedecek. Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşları sırasında 57. Alaya, "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum" dedi ve Alay da Bigalı'dan cepheye doğru yola çıktı ve Conbayırı eteklerinde destan yazdı. O anlar 100 yıl sonra Bigalı Köyünde canlandırılacak. 25 Nisanda 25 bin kişi tıpkı ataları gibi Bigalı'dan Conkbayırı'na yürüyecek. 175 kişilik nüfusu olan köyde hazırlıklar tamamlandı. 57'nci Alay yürüyüşüne katılmak için Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden gençler 300 otobüsle Çanakkale'ye gelecek.

25 bin kişi 57. Alay'ın izinden yürüyecek

Anzakların torunları da heyecanlı

Anzak torunları ise Çanakkale Boğazı açıklarında demirleyen 6 cruise gemisinde konakladı. Kentteki otellerin dolu olması nedeniyle, törene katılacak konuklar için gemide konaklama önlemi alındığı belirtildi. Törenlere katılmak için kente gelen ANZAK'ların torunları da duygusal anlar yaşadı. Atatürk'ün "Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır" dediği Anzakların torunlarından Avustralyalı emekli subay Tony Sonneueld, AA muhabirine Çanakkale'den çok etkilendiklerini anlattı. Avustralyalılar için Anzak Koyu'nda yarın gerçekleştirilecek anma törenlerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Sonneueld, "Avustralya ve Yeni Zelanda'nın Anzak geleneğine göre Gelibolu, üç milletin doğuşunu temsil ediyor. Bu savaşta çok genç bir ülkenin askerlerinin beşte birini kaybettik. Gelibolu, aynı zamanda, Mustafa Kemal Atatürk ile yeni bir Türkiye'nin doğuşunu da temsil ediyor. 100 yıl önceki bu savaşta, Türkiye'nin bütün o emperyal güçlere karşı koyabilmesi hayrete düşürüyor. Dedem burada savaşmadı ama bu savaşı düşündüğüm zaman çok duygulanıyorum. Burada savaşanların bir çoğu 20'li yaşlarındaydı. O zavallılar, evlenemeden, torunları olmadan öldü" diye konuştu.

"Burası çok büyülü ve çok dokunaklı bir yer"

Yeni Zelandalı Richard Kees de 100. yıl törenlerinin çok güzel organize edildiğini, etkinliklerin, geçmişteki büyük mücadeleleri hatırlattığını belirterek, yaşadığı heyecanı dile getirdi. Richard Kees'in eşi Janette Kees de, Çanakkale'yi "çok büyülü ve çok dokunaklı bir yer" olarak nitelendirerek, "Buraya geldiğim için çok mutluyum. Bu topraklarda büyük bir mücadele ve başarı görüyoruz. Büyük babalarımızın, atalarımızın, burada, sizin topraklarınızda yatması, sizin onlara kucak açmanız çok duygulandırıcı. İlk kez geldiğim bu şehirde insanlar, çok cana yakın ve yardımsever" şeklinde konuştu.

Avustralyalı Robert Fietcher ise kentte çok kalabalık bir ortamla karşılaştığını ifade ederek, "Tarihten ve Birinci Dünya Savaşı gazilerinden Çanakkale'yi biliyorum. Burayı çok sevdim, çok güzel bir yer " şeklinde konuştu.

"Ragbi Dostluk Müsabakası"

Çanakkale Savaşları'nın 100. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında "Çanakkale 2015 Ragbi Dostluk Müsabakası" oynandı. Valiliğin proje ve öneri çağrısı çerçevesinde Gelibolu ilçesinde düzenlenen maçta, İstanbul Ottomans Veteran ile Avustralya Ordusu Veteran ragbi takımları karşılaştı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği karşılaşma Avustralya temsilcisinin 20-5 galibiyetiyle sona erdi. Maç sonunda Gelibolu Belediye Başkanı Mustafa Özacar, iki takımın oyuncularını kutlayıp hediyeler verdi.

İngiliz Helles Anıtı'nda duygusal tören

Çanakkale Kara Savaşları'nın 100'üncü yıldönümü anma törenleri Şehitler Abidesi'nin ardından İngilizler'in Helles Anıtı'nda devam etti. Buradaki tören öncesinde Galler Prensi Charles ile küçük oğlu Prens Harry, bir görevli nezaretinde konuklarını beklerken anıtın çevresinde dolaştı. Duvarların içindeki kaidelerde yazılı asker isimlerini inceledi. Tören hakkında bilgi aldı.

Tören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İrlanda Cumhurbaşkanı Higgins'in, Prens Charles tarafından karşılanmasıyla başladı. Türkiye, İngiltere ve İrlanda milli marşlarının çalınmasıyla devam eden törenin açılış konuşmasında Gelibolu Yarımadası'nda yaşanan savaş hakkında kısa bilgi verildi.
Törende konuşan Galler Prensi Charles, savaşta yaşanan acılara değindi. Prens Charles, "Çanakkale'deki birçok kaybımız kasabalardan ve şehirlerdendi. Onların acılarını derinden hissediyoruz. Burada çok canlı hikayeler yaşandı. Askerlerin bu kara parçasına çıktıklarında, anılarını birbirine anlattı. Birçok milletten asker geldi buraya. Askerlerden büyük çoğunluğu dostluklar kurduğu sırada, hayatını kaybetti. Genç yaşlarda bir daha memleketlerine dönemediler. Büyük acılar yaşandı burada. Bu topraklarda son anlarını yaşadılar. Birçok insan bu kadar küçük kara parçası içinde kanlar içinde kaldı. Buraya gemilerle gelen askerler, karaya çıktıklarında savaşın gerçeğini her zaman hissetti" diye konuştu.

Üç devlet başkanı birlikte çelenk sundu

Prens Charles'in konuşmasının ardından bir askerin savaş günlüğü okundu. Ardından da 1. Dünya Savaşı'nda çalınan bir parça seslendirildi. Onu, Mustafa Kemal Atatürk ile yapılan söyleşinin bir bölümünün okunması izledi. Savaşta yaşamlarını yitiren askerler anısına saygı duruşu gerçekleştirildi. Bu sırada İngiliz Donanması'na ait Bulwark zırhlısından iki kez saygı atışı yapıldı ve dua edildi. Prens Charles ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, İrlanda Cumhurbaşkanı Higgins ile diğer devlet başkanları anıta çelenk bıraktı.

Savaşta hayatını kaybedenlerin verdiği mesajı onurlandırmalıyız

Galler Prensi Harry de yaptığı konuşmada, savaşta hayatını kaybedenlerin verdiği mesajı onurlandırdıklarını ifade etti. Harry, "Hayatlarını burada feda ettiler. Elbette biz bu insanların hayatlarını düşünerek günlerimizi geçiriyoruz. Bir çok çok farklı yerden insanlar burada bir araya gelerek bu birlikteliği ortaya koydular. Hayatlarını evlerini terkeden insanları görmekteyiz. Onların bize verdiği mesajı onurlandırmamız gerekiyor. Tüm bu zorlukları bu süre içinde anmalıyız" dedi.

Tören, Kanadalı bir askerin anlatısının ardından yapılan kapanış duası ve gayda çalınmasıyla son buldu.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan Çanakkale klibi

Avustralya'dan Gelibolu'ya 10 yıl önce gönderilen kapsül açıldı

Derinlerden siperlere: Siperlerden düşmana sigara attılar

Derinlerden siperlere: İngiliz komutan yenilmenin kitabını yazdı