Son Dakika

Çanakkale'nin hasretzede validelerinin mektuplarından yürek sızlatan satırlar

A A

18.03.2022 - 08:46

Çanakkale’yi geçilmez yapan binlerce kahramanın ya şehit ya da esir haberi ulaştı ailelerine. Kiminden ise tek bir haber alınamadı. Geride bıraktıkları gözü yaşlı anneler, Resimli Ay Dergisi’nin açtığı Hasret Kavuşturan Sayfası’na yazdıkları mektuplarla, evlatlarını yıllarca aradı. İşte kendilerine ‘hasretzede’ diyen o validelerin mektuplarından yürek sızlatan satırlar...

Çanakkale'nin hasretzede validelerinin mektuplarından yürek sızlatan satırlar

“Şam’da hayvanat deposunda misafir 606 numaralı Alman Makinalı Tüfenk Tamirhanesi’nde mahdûmum Hacı Hidayet’den mektup alırdım. En son mektubunu 4 Haziran 1334 (1918) tarihinde almıştım. Bu tarihten sonra hiçbir malumat alamadım. İnsanım, bilhassa valideyim, ümit ile yaşıyorum. Belki şehit değildir de esâretde kalmıştır. Muhterem mecmuanızla neşr buyurulup da mevkiini tanıyanlardan belki birisi zuhur eder fikriyle işbu istirhâmâtımı takdime ictisâr ettim. (Tekfurdağı’nda Belediye Ebesi Hüseyin oğlu Hacı Hidayet’in validesi.-1925)

1331 (1915) senesinde Bursa’nın Hacılar Mahallesi’nden biraderim Halil oğlu Mehmed Efendi bütün emsalleriyle birlikte askere sevk edilmişti. Bir defa Edirne’den mektubu geldi. Bir daha hayat ve memâtından malumât alamadım. Lutfen mecmuanız vasıtasıyla nerede olduğunu öğrenmek ehass-ı emelimdir. Hayatından beni haberdar eden zevâta fakr halime rağmen 50 lira müjde vereceğimi vaat ederim. (Halil Kerimesi ve Mehmed Zevcesi bedbaht Cemile.-1924)

 

Muhterem gazetenizin kayıpları arayıp bulduğunu ve benim gibi dertli valideleri sevindirdiğini işittiğim zaman dünyalar benim oldu. Oğlumun 1333 (1917) senesinde Suriye cephesinde Alay 191 kaleminde müstahdem olduğuna dâir en son bir mektubunu aldım. O günden beri sağ mıdır ölü müdür ne olduğuna dâir hiçbir haberini alamadım. (Piyade küçük zâbit ve el-yevm kayıp Halil Rıfat Efendi validesi Hafize.-1926)

 

O tarihte 17 yaşında olan çok sayıda genç, cepheye sevk edilmişti. Bunların arasında lise son sınıf öğrencileri de vardı. Bu nedenle İstanbul Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi gibi köklü eğitim kurumları o yıl çok az mezun verebildi. Yıldız Teknik Üniversitesi ve Türk Tarih Kurumu Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Fatmagül Demirel, “Harbe gönderdikleri evlatları cephelerden dönmeyen anneler veya yakınlarını arayanlar, gazete ve dergilere mektup yazarak içinde bulundukları durumu anlattı” dedi.