CHP lideri Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ile görüşmesini anlattı

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Davutoğlu ile görüşmesini anlattı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun görüşmelerinde yeni anayasaya ilişkin hiçbir ayrıntı vermediğini belirterek, "Bir çalışma yapacaklarını ifade etti, yaparlarsa görürüz. Neyi öneriyorlar, ben açıkçası anlamış değilim" dedi. Davutoğlu'na "Bu anayasada görev yapmasını engelleyen bir hüküm var mı?" sorusunu yönelttiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Hayır" yanıtı aldığını aktardı.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu ile yeni anayasa hazırlanması için yaptıkları görüşmeye ilişkin konuştu. Kılıçdaroğlu'nun gündeminde Cumhurbaşkanı Erdoğan da vardı. Erdoğan'ın Suudi Arabistan kralı ile görüşmelerine ilişkin iddialarda bulunan Kılıçdaroğlu, TÜRGEV'e yapılan bağışlarla ilgili de konuştu. Kılıçdaroğlu terör olaylarına ilişkin de mesajlar verdi.


İran Emad füzelerini yeraltı deposuna taşıdı


HDP'liler üzerinden gündeme getirilen dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, "Dokunulmazlıklar konusunda CHP'nin tavrı çok açık, çok net, kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıklar kalksın" dedi.


"IŞİD terör örgütü var Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapıyor?"


Kılıçdaroğlu "70 ilde taban tutan bir IŞİD terör örgütü var. Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapıyor? Binlerce camimiz var. Kendi vatandaşlarımıza Müslümanlığı anlatamamışsak kime anlatacağız" diyerek tepki gösterdi.


Demirtaş: 'Başkanlık tartıştırmak size hak da özerklik önermek bize niye suç'


"İki kazık attılar sana senin paranla sana propaganda yapılıyor"


Asgari ücrete ilişkin Kılıçdaroğlu, "Asgari ücret yılbaşında bin 300 lira oldu. Asgari ücretli kardeşim kimin sayesinde bu artışı aldığını sormalı. Oturup sorgulayacaksın beni kim düşündü. Soruyu vicdanına sorarsan eminim vicdanın sana CHP cevabını verecektir. İki kazık attılar sana. Senin aylığından işsizlik sigortası aylığına para kesiliyor. Senin paranla sana propaganda yapılıyor. Buna itiraz etmesi gereken sendikalar. Onlar senin haklarına sahip çıkmak yerine Kamboçya'ya gezmeye gidiyorlar. Senin hakkını savunan yok, senin hakkını emekten yana olan biz savunuyoruz, bunu sakın unutma işçi kardeşim" diye konuştu.


Şehit pilotun babasından çarpıcı iddialar


"Asgari ücretini almadan iğneden ipliğe her şeye zam geldi"


Kılıçdaroğlu, "Daha asgari ücretini almadan iğneden ipliğe her şeye zam geldi. Zam alacağım diye sevinirken mutfağın yangın yerine geldi. Zam yaparak yönetilen başka bir ülke var mı? Her şeye zam yaptınız. Daha bin 300 liranın cebini görmediği süre içinde mutfağında yangın çıkardılar. Bunu daha iyi önümüzdeki günlerde göreceksin. Belki şunu diyeceksin; keşke bu zammı yapmasalardı mutfağımda bu kadar yangın olmasaydı. Hesap sor" ifadelerini kullandı.


Devlet Bahçeli'den AKP'ye 'dokunulmazlık' mesajı


"Kabahat PKK'da diyecekler, bizi kandırdılar diyecekler" 


Kılıçdaroğlu, "Güneydoğu'da, Doğu'da ne oluyor?  Bulunduğunuz kenti düşünün 10 gün sokağa çıkma yasağı olsa, önce sen isyan edersin. Hangi yetki ile böyle bir karar veriyorsun. 2002'de iktidara geldiklerinde terör diye bir şey yoktu. Kendine bu soruyu soracaksın vatandaşım. Kim yönetiyor bu ülkeyi. Kabahat PKK'da diyecekler, bizi kandırdılar diyecekler" dedi.


Akit'ten Genelkurmay'ın Hasan Karakaya mesajına 'sehven' ekleme


"Dilimde tüy bitti, çözüm adresi Meclis"


Kılıçdaroğlu, "Kandırılan bir hükümetten bu ülkeye hayır gelmez. Ben sana 50 defa söyledim dilimde tüy bitti. Bu sorunu çözmek istiyorsan adres İmralı değil, Meclis dedik. Sorunun çözümü TBMM'dedir. Buyur git. Gittin de ne oldu? Bu sorunu çözmek için samimi dürüst olacaksınız, gizli kişisel ajandanız olmayacak, millete hesabını veremeyeceğin vaatlerin altına girmeyeceksin" açıklamasında bulundu.


"Bize özerklik sözü verdi' diyor hükümet kanadından bir itiraz yok"


Kılıçdaroğlu, "İdris Baluken açıklama yaptı, 'bize özerklik sözü verdi' diyor. Hükümet kanadından bir itiraz yok. Millete bilgi vereceksin. Madem toplumsal uzlaşma ile çözülecek bu sorun, vatandaşa bilgi vereceksin" dedi.


HDP'den özerklik açıklaması


Mektupları okudu


Grup toplantısında kendilerine bazı vatandaşlardan gelen ve terör olayları ve yoksullukla ilgili şikayetleri içeren mektupları okuyan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Kürtçe yasağının kaldırılması için ilk adımı CHP'nin attığını söyledi. CHP'nin hiçkimseyi dili, etnik kimliği, yaşam tarzı nedeniyle ötekileştirmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bütün vatandaşları kucakladıklarını dile getirdi. 


PKK'dan Kanaslı saldırı: 1 şehit


"7 Haziran'dan sonra pim çekildi"


Artan terör olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, "7 Haziran'dan sonra pim çekildi. Viranşehir'de iki polisin öldürülmesinden sonra ki, kimin ve nasıl öldürdüğü belli değil, bölge ateş çemberine döndü. Daha önce değil de neden 7 Haziran'da? 'Bana 400 milletvekili verin, sorunu çözeceğim'. Çözdün de birisi engel mi oldu? Sen sorunu ve oradaki ölümleri de kendi çıkarın için kullanıyorsun. Bölgenin de oradaki annelerin de bunu bilmesi lazım. Analara yalan bir çözüm yarattılar. İtiraz eden mi oldu, kimse itiraz etmedi" diye konuştu. 


Diyarbakır ve Şırnak'ta 14 PKK'lı öldürüldü


Sokağa çıkma yasakları


Kılıçdaroğlu, 7 il ve 7 ile bağlı 17 ilçede sokağa çıkma yasağı bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu,1 milyon 200 bin kişinin sokağa çıkma yasağından etkilendiğini, 200 bin kişinin mülteci durumuna düştüğünü, 793 kamu kurumunun işlemez halde olduğunu ve 19 okulun yakıldığını açıkladı. CHP lideri ayrıca 7 bin kişinin de valiliğe başvurup yardım istediğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Türkiye İnsan Hakları Vakfı verilerine göre, 151 sivil vatandaş hayatını kaybetti, 193 güvenlik görevlimiz şehit oldu. Soru şu, bütün bunların sorumlusu kim? Bütün bunların sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir. Ülkeyi yönetenler bunun hesabını vermek zorundadır" dedi.


Sur'da öldürülen Melek Alpaydın Elazığ'da toprağa verildi


"Çatışmalar PKK'nın ekmeğine yağ sürüyor"


Diyarbakır'ın Sur ilçesinde evinde kahvaltı ettiği sırada öldürülen Melek Alpaydın'a değinen Kılıçdaroğlu, "Kahvaltıda öldürülen Melek anneyi düşünün, o kadının ne günahı var? Evinde oturmuş kahvaltı ederken, duvar yıkılıyor ve o kadın ölüyor. O kadına, onun çocuklarına yazık değil mi? Bu çatışmalar PKK'nın ekmeğine yağ sürüyor. Terör örgütü kandan besleniyor. Ne kadar çok kan akarsa onlar karlı çıkıyor" şeklinde konuştu.


Başbakan Davutoğlu Bahçeli ile birarada


"Bunlar ülkeyi yönetemez"


Hükümeti, terör sorununun çözümü konusunda önerilerini dikkate almamakla ve yanlış yol izlemekle eleştiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:


"Devleti yönetenler, yani iktidar sahipleri üç gün sonrasının hesabını yapmak zorundadır. Ben üç gün diyorum, 50 yıl sonrasını hesap etmeli. Şehirler silah deposuna dönüşmüş, terör örgütü üyeleri oralara konuşlanmış, vatandaşlara kapını açacaksın diye baskı yapıyor, hendek kazdırıyor, sen biliyorsun. Sen biliyorsan senin bir aklın var. Prefabrik konut yaparsın, 'gelin buraya oturun, ben terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getireceğim, gelin burada oturun' dersin. Akıl da yok bunlarda. Sonuçta fatura masum insanlara çıkıyor. AİHM şimdi bunlara soru soruyor, benim ağrıma gidiyor. Bir TC hükümeti neden bu olay nedeniyle AİHM'in sorularına maruz kalıyor. Bunlar ülkeyi yönetemez. Ülkeyi yönetme güçleri, kapasiteleri, bilgileri maalesef yok."


Hasan Karakaya'nın cenazesinde atama tartışması


"Üzerimize düşeni yapacağız"


"Ülkeye huzuru getirmek için üzerimize ne düşüyorsa yerine getireceğiz" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, "Düne kadar 'Biz sorunu çözeceğiz CHP engel oluyor' diyorlardı. CHP ne yaptı da engel oldu?" diyerek hükümeti eleştirdi.


Tanrıkulu Davutoğlu'na sordu: ''ODTÜ'deki olayların rektörlük seçimleriyle alakası var mı?''


TÜRGEV'le ilgili konuştu


Daha sonra sözü geçen haftaki grup toplantısında Suudi Arabistan Kralından 1 milyon dolar bağış aldığının belgesini açıkladığı TÜRGEV'e getiren Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi:


"TÜRGEV'den, afedersiniz 'Götürgev'den bahsetmiştim ve bir belge açıklamıştım, 'nasıl malı götürüyorlar' diye. Açıklama nedenim, 'Götürgev' beni mahkemeye vermişti, ben de resmi yollardan belgenin mahkemeye gelmesi için dilekçe vermiştim. Vakıfbank, 'Kralın hesabından TÜRGEV'in hesabına 999 bin 999 dolar yatmıştır' diye resmi belgeyi gönderdi. 'Biz onu biliyorduk' diye açıklama yaptılar. Biliyorduysanız niye beni mahkemeye verdiniz? TÜRGEV'e bağış yapan bütün şirket ve kurumların listesini açıklayın. Kimden, hangi kurumdan, şirketten ne kadar yardım aldıysanız açıklayın. Bu kamu yararına ise milletten gizli ne var? Bakın ÇYDD nereden bağış aldığını açıklıyor, sen niye açıklamıyorsun? Sen neden birilerinin korumasındasın? AKP müzik kutusu gibidir, kim parayı atarsa onun müziğini çalar. Bana  yazı yazan TÜRGEV avukatı 'siz de gelin bize yardım yapın' diyor. Size yardım eden ediyor, izin verin de biz de yoksullara, öğrencilere yardım edelim."


ODTÜ'nün dünya sıralamasında ilk 500'e giren 9 bölümü


Suudi Arabistan Kralı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişte aralarında geçen bir görüşmeye değinen Kılıçdaroğlu, TÜRGEV'e bağışın bu görüşmenin ardından yatırıldığını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, "Nisan ayında görüşme yapılıyor, paralar geliyor. Mayıs ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığına, Kral başvuruyor? 'Ben oraya sarayımı yapmak istiyorum'. Bakanlığın özelliği ne? Bütün imar yetkileri bu bakanlıkta. Bakanlık bu yazıyı alıyor, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne 'alın, bakın ve buna yapılaşma izni verin' diyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi buna AKP'lilerin oylarıyla yapılaşma izni veriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, o sırada verdiği bir röportajda, 'Adam 20 küsur yıl önce almış, yazıktır' diyor. Kendi Boğaz'ına, kendi ülkesine acımıyor da Krala acıyor. 'İmarı da çok vermedik, mütevazı bir imar verdik. Büyükşehir onayladı, şimdi 6 bakanın onayına çıkacak' diyor. Hani 'Niye ben istifa edeyim?' diyordu, 'talimatı Erdoğan verdi, o istifa etsin" diyordu ya o Erdoğan Bayraktar. Olay yine CHP'lilerin sayesinde yargıya götürüldü. Birilerine rüşvet karşılığı bir şey vermemek için 30.09.2015 tarihinde İstanbul 4. İdare Mahkemesi bu imarı iptal etti."


"Başbakan başkanlıkla ilgili ayrıntı vermedi"


Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yeni anayasa hazırlanması amacıyla yaptıkları görüşmeye ilişkin de bilgi veren Kılıçdaroğlu, "Başkanlıkla ilgili hiçbir ayrıntı vermedi. Bir çalışma yapacaklarını ifade etti, yaparlarsa görürüz. Neyi öneriyorlar, ben açıkçası anlamış değilim" dedi. 


CHP'ye değişik çevrelerden gelen eleştirilere yanıt veren Kılıçdaroğlu, "CHP demokrasiden yanadır. Darbe yasalarının değişmesi için elinden gelen çabayı istisnasız her dönemde göstermiştir" diye konuştu.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden TÜRGEV'e 6 bina daha


Davutoğlu'na anayasa sorusu


Görüşmede Başbakan Davutoğlu'na, "Bu anayasada sizin görev yapmanızı engelleyen bir hüküm var mı?" sorusunu yönelttiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:


"Bu soruyu hiç beklemiyorlardı, birbirlerine bakıp 'hayır' dediler. 'Ben size darbe anayasasından örnekler vereceğim' dedim ve verdim. Anayasa 'Basın hürdür, sansür edilemez' diyor. 'Basımevi kurmak izin ve mali teminat şartına bağlanamaz'. Darbe anayasası söylüyor. 'Devlet basın ve haber alma hürriyetini sağlamak için tedbirlerini alıyor' diyor. Döndüm şu soruyu sordum, 'Peki bugün Türkiye'de basın hür mü? İki gazeteci arkadaşımız Silivri Cezaevinde. Bunun anayasayla ne alakası var? Siz darbe hukukunu değiştirmediğiniz sürece bu ülkeye demokrasi getiremezsiniz."


 


TÜRGEV'den Kılıçdaroğlu'na 100 bin TL'lik dava


CHP lideri Kılıçdaroğlu daha sonra görüşmede Başbakan Davutoğlu'na aktardığını söylediği toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin anayasa maddesini de okudu. Kılıçdaroğlu görüşmelerinde Davutoğlu'na, yargı bağımsızlığı, üniversiteler ve Cumhurbaşkanının yetkilerine ilişkin de mesajlar verdiğini aktardı. Türkiye'deki sorunların anayasadan değil, "darbe hukuku" dediği yasalardan kaynaklandığını söyleyen Kılıçdaroğlu,  "Sayın Davutoğlu'na, Cumhurbaşkanının yetkilerinin fazla olduğunu söyledim. O yetkiler Kenan Evren'e göre ayarlanmış" dedi.


TÜRGEV'den açıklama: 'Alçaklık'


Kılıçdaroğlu, siyasi partiler yasası, seçim kanunu, seçim barajı gibi konularda önerilerini paylaştıkları Başbakan Davutoğlu'nun "12 Eylül darbe yasalarını tarayacakları" sözü verdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Şimdi onlar da bir darbe hukuku araştırması yapıp, bir liste çıkaracaklar. Çok memnun oluruz, eğer bu listeyi çıkarırlarsa o zaman demokrasi yolunda adım atılmış olur" diye konuştu. 


Hitler Almanyası açıklaması


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hitler Almanyası örneğini vermesine de değinen Kılıçdaroğlu, "Allah büyüktür. Başkan, başkan, başkan diye yanıp tutuşan, en sonunda Hitler örneğini verdi. Pes yani. Konuşuyor. Bir zamanlarda 'evlatlarıma helal lokma yedirmedim' dedi. Hitler örneğini Başkanlık için önerdin. Çünkü o geçiyor içinden. Kendi cümlesini Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde sansürledi. Kendisine sansür uygulayan bir Cumhurbaşkanı" dedi.


Cumhurbaşkanlığı'ndan 'Hitler Almanyası' açıklaması


Nazi Almanyası'nın Propaganda Bakanı Göbels'in bir sözünü hatırlatarak, "Gazeteciler bir piyanonun tuşu gibi olmalı, hangi tuşa basıyorsak o sesi çıkarmalı' diyor. Aynen bunların  istediği gibi. Hitler de milletin önüne çıkarken, 'ben fakirim, fukarayım' demişti. 'Benim yüzüğümden başka bir şeyim yok' demişti. Oysa dünyanın en zengin cumhurbaşkanları birisi" ifadelerini kullandı.


"Başkan olamayacaksın"


Kürsü dokunulmazlığı dışında milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından yana olduklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, başkanlık sistemine ilişkin şunları dile getirdi:


"Başkanlık sisteminin özelliği nedir? Ülkeyi bölmek, parçalamak istiyorsan başkanlık sistemini getireceksin. Neyimiz eksik bizim? Parlamenter sistemde 200 yıllık bir tecrübemiz var. 200 yılı çöpe atıyorsunuz. Varsa bir eksiğimiz giderelim. Hayır illa başkanlık istiyorum. Yav ülke ateş yerine dönmüş. Gencecik fidan gibi çocuklar hayatını kaybediyor. Her gün şehitlerimiz geliyor. Tutturmuş illa başkanlık. Olamayacaksın kardeşim olamayacaksın bir kere bunu bil."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS