CHP lideri Kılıçdaroğlu'dan "diktatör bozuntusu" tepkilerine yanıt

CHP lideri Kılıçdaroğlu'dan "diktatör bozuntusu" tepkilerine yanıt

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "diktatör bozuntusu" ifadesini kullandığı konuşmasını parti grubunda tekrarladı, tepkilere yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, "Aslında kızdığı nokta kendisine diktatör dediğim için değil, diktatör bozuntusu dediğim için" dedi. Tepki gösterenlere ise, "Cumhurbaşkanlığı makamı, delidir ne yapsa yeridir makamı değildir" diye seslendi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.


CHP lideri Kılıçdaroğlu, son dönemde artan terör olaylarına ve art arda gelen şehit haberlerine değindi. Kılıçdaroğlu, hükümeti terör olayları üzerinden eleştirerek "Defalarca sordum. Yine soruyorum. 2002'de Türkiye'yi sıfır terörle devraldınız. Bugün kan gölüne döndü Türkiye. 13 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor? 13 yıldır kim tek başına iktidarda? Bu soruyu herkesin kendi vicdanına sormasını istiyorum. Eskiden terör dağlardaydı. Şimdi şehrin merkezinde. Güvenlik güçleri kentlerden terör örgütü mensuplarını temizlemeye çalışıyor. Bölgeye bakın Allah aşkına? Fotoğraflara bakın. Suriye'den ne farkı var fotoğrafların? Memleketi bu hale kim getirdi? Bunu sorgulamayacaksak neyi sorgulayacağız?" diye konuştu.


Azez'de PYD ile Şam Cephesi arasındaki çatışmalar yoğunlaştı


"Şehitlerimizin kanları onların yakalarında ve alınlarında"


Terör örgütlerinin bölgedeki faaliyetlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "O şehir merkezleri silah deposu haline getirilirken valilere ve kaymakamlara 'Sakın bunlara dokunmayın' diye talimatı veren bu iktidar sahiplerini hiç mi sorgulamayacaksınız? Talimatı verdiler. 'Sakın bunları dokunmayın'. 'Efendim ağır silahlar getiriyorlar'. 'Olsun siz dokunmayın'. Şehitlerimizin vebali onların omuzlarındadır. Şehitlerimizin kanları onların yakalarında ve alınlarındadır. Terör örgütleri kendi bölgelerinde vergi mahkemesi kurarken bunlar seyrediyordu. Şimdi kalkmış aslan kesiliyorlar. Önce bunun hesabını vereceksin. Bu memleketi bu hale nasıl getirdin kardeşim?" ifadelerini kullandı.


Sedat Peker hakkında soruşturma


Kılıçdaroğlu, er ve erbaşların asgari ücrete endekslenen maaşlarında Meclis çalışmasıyla değişikliğe gidilmesini eleştirdi.


Selahattin Demirtaş'tan eşiyle ilgili haberlere yalanlama


"Kim bunların arkasındaki güçler?"


Konuşmasında Hrant Dink'in 9'uncu ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, faili meçhullerin demokratik bir ülkede kara leke olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu, Tahir Elçi'nin de ölüm nedeninin hala aydınlatılmadığını dile getirerek "Hrant Dink'in ölümünden bu yana 9 yıl geçti. Şişli'de caddenin ortasında bir gazeteciyi katlettiler. Sonra öğrendik ki bunun arkasında başka güçler var. İçlerindeki bazılarının devlet uzantıları, hükümet uzantıları var. Gerçek faillerin ortaya çıkmasını istedik. Arkasındaki güçler ne? Uğur Mumcu, Hablemitoğlu, Ahmet Taner Kışlalı böyle katledildi. Kim bunların arkasındaki güçler? Bu güçler ortaya çıkarılmadıkça siz bu tür olayları engelleyemezsiniz. Faili meçhul demokratik bir ülkede kara bir lekedir. Tahir Elçi aynı şekilde. İzleyeceğiz. O da bir faili meçhule gitti" dedi.


"Bizde lider sultası yok"


Partisinin 35'inci Olağan Kurultayı'na yönelik yapılan eleştirilere yanıt veren CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Hiçbirisinden ötürü en ufak alınganlık duymuyoruz. Çünkü biz demokrasiyi savunuyoruz. Evine demokrasiyi getirmeyen bir siyasal parti ülkeye demokrasiyi zaten getiremez. Biz evimize demokrasiyi getiriyoruz. Onların yaptığı gibi yapmıyoruz. Bizde lider sultası, asmak, kesmek yok. Demokrasiyi kendi evimizde bütün kurallarıyla çalıştırıyoruz" diye konuştu.


Davutoğlu'na anayasa çağrısı: "Açık çek veriyoruz, kaçmak yok"


Yeni Anayasa çalışmalarıyla ilgili Başbakan Ahmet Davutoğlu'na çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, "Çok açık çok net açık çek veriyoruz. Diyorsanız ki darbe hukuku uzun iş, uzun iş değil darbe hukuku. Biz sana söz veriyorsak sözümüzün arkasında dururuz. Ben senin ne kadar demokrat olup olmadığını demokrasiyi ne kadar savunup savunmadığını öğrenmek istiyorum. Demokrasiyi savunuyorsan gel kardeşim beraber yapalım. Kaçamak yok, kaçmak da yok" şeklinde konuştu.


Erdoğan'a seslendi


Daha sonra sözü Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında CHP Kurultayı'ndaki konuşmasında yaptığı eleştirilere ve bu konuşmada sarf ettiği "diktatör bozuntusu" sözlerinin gördüğü tepkilere getiren Kılıçdaroğlu, o konuşmasını yeniden okudu.


Kılıçdaroğlu'ndan soruşturma açıklaması


Kurultaydaki o sözlerini tekrarladı


Kılıçdaroğlu, "Senin için şeref ve namus ne anlama gelir? Evet bir daha soruyorum: Senin için şeref ve namus ne anlama gelir? Oturacaksın bunun hesabını vereceksin. Ya adam gibi tarafsızlığını korur saygı görürsün, tarafsızlığını korumazsan sana her gün her dakika namus ve şeref kararını hatırlatacağız. Sen bütün milletin önünde 'namusum ve şerefim üzerine' diye bu yemini niye ettin?" diye konuştu.


Binali Yıldırım da Hitler örneğini verdi


"Koro halinde yaylım ateş başladı" dedi, savcıyı hedef aldı


Kurultaydaki bu sözlerini tekrarladıktan sonra "Bu bu kadar açık" diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bunu açıkladık koro halinde bir yaylım ateşi başladı. Cumhurbaşkanlığından, AKP kanadından, bakanlardan, gençlik kollarından, sosyal medyadan, havuz medyasından yaygın bir saldırı başladı. Bu arada tabii Cumhuriyet savcılığı da soruşturma açmış. Önce o Cumhuriyet Savcısına seslenmek isterim, 'sarayın kapıkulluğunu yapan adama cumhuriyet savcısı denmez!"


Davutoğlu: 'Dikta CHP siyasetine ait bir kavramdır'


"Diktatör dediğim için değil, diktatör bozuntusu dediğim için kızdı"


Dava açtığı korkacaklarının sanıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Sen kim dava kim?" diye Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek, sözlerine şöyle devam etti:


"Biz bu yola çıktıysak, Kurultayda öyle söyledim, 'ölümüne demokrasiyi savunacağız' dedim, ölümüne ölümüne... Hani diyorlar ya, 'Kurultayda ne mesaj verdiler?' Daha ne mesaj vereceğiz? Sanıyorlar ki, kendilerinden korkacağız. Savcı da olsa, Cumhurbaşkanı da olsa, Başbakan da olsa, Allah'tan başka kimseden korkmayız. Aslında kızdığı nokta kendisine diktatör dediğim için değil, diktatör bozuntusu dediğim için. Çünkü diktatör bile olamıyor. Kendisine ilk kez Aydın'daki mitingde diktatör demiştim, o zaman tık çıkmadı, memnundu hayatından. Ne zaman ki sen diktatör bozuntususun dedim. O zaman bozuluyor. Mahkemeye vermiş... Mahkemede hiçbir şey yapmayacağım, sadece TBMM'de ettiği yeminin kasedini mahkemeye göndereceğim. 'Ben bir şey demiyorum, kendisi TBMM'de bu yemini etti' diyeceğim. Tarafsızlık üzerine yemin etti. Hesabını o verecek. Namus ve şeref kavramı bizim için çok önemlidir. Hakime, 'bunu sadece ben seyretmedim, milletin önünde, dünyanın önünde yaptı' diyeceğim. Ben kendisine yeminine sadık kalmasını hatırlatıyorum. Sadık kalmazsan sana hatırlatmak da bana düşüyor. Neden bana düşüyor? Seçimlerde tarafsızlığını korumadı, meydan meydan gezerek 400 milletvekili istedi. YSK, seçimlerin tarafsızlık içinde yapılmasını sağlamakla görevli bir kurul. Koca koca hakimler, diktatör bozuntusuna, tarafsız kal diyemediler."


Dolayısıyla hesabını kim verecek, o verecek. Ben kendisine yeminine sadık kal, diyorum" ifadelerini kullandı.


Bozdağ'dan Kılıçdaroğlu'na: 'Edepsizliğin, ahlaksızlığın ve terbiyesizliğin... '


Bekir Bozdağ'a yanıt

Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a yönelik sözleri nedeniyle kendisine "Seviyesizliğini, edep, terbiye ve ahlaktan yoksunluğunu bu açıklaması ile bir kez daha ortaya koymuştur" diyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a da yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, "Ne zamandan beri 'namusa ve şerefine sahip çık' diye uyarı geldiği zaman, bu uyarı edepsiz oldu. 'Onun arkasında yüzde 52 oyu var' diyor, Kenan Evren'in arkasında yüzde 92 oy vardı. Ona sen diktatör demiyor muydun? Peki nasıl oluyor bunların hepsi? Millete bir şey diyecekseniz doğruyu söyleyeceksiniz" şeklinde konuştu.


Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: ''Bir hendek de sen kaz''


"Cumhurbaşkanlığı makamı, delidir ne yapsa yeridir makamı değildir"


"Cumhurbaşkanlığı makamı, delidir ne yapsa yeridir makamı değildir" diyen Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Şeref Malkoç'a da açıklamaları nedeniyle değindi. Kılıçdaroğlu, "Bunun bir de başdanışmanı var, diktatör bozuntusunun. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Şeref Malkoç, o da başka bir fırıldak. Partiden partiye geziyor" ifadesini kullandı ve kendisinin Cumhurbaşkanlığı yeminini hatırlattığını tekrarladı.


"Ben namusu ve şerefi savunuyorum" sözlerini yineleyen Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ı Cumhuriyet Savcısına, "derhal soruşturma açsın" diye talimat vermekle suçlayarak, açılan davanın kendisi de takipçisi olacağını ve AİHM'ye kadar götüreceğini söyledi.


Erdoğan'dan Gürsel Tekin hakkında suç duyurusu


Başbakan Davutoğlu'na yanıt verdi


Kılıçdaroğlu, aynı konuda "Kötü söz sahibinindir" diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu'na yönelik de, "Sayın Davutoğlu da tabii Bremen Mızıkacılarının bir başkası. Dediğini aynen kabul ediyorum. Yeminini bozup, namus ve şeref kavramını ayaklar altına alanı affetmem. Asıl Cumhurbaşkanının tarafsız olmamasına itiraz edenin Sayın Davutoğlu olması gerekir. Namus ve şeref kavramına sahip çıkacaksanız, uyarıyı bana değil, Cumhurbaşkanına yapacaksınız" dedi.


Akademisyenlere bir soruşturma daha


Diktatörlüklerin özelliklerini sıraladı


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ona "diktatör" dediği için değil, "diktatör bozuntusu" dediği için bozulduğu iddiasını yineleyen Kılıçdaroğlu, konuşmasında diktatörlerin özelliklerini saydı. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:


"Diktatörler dünyanın her yerinde hırsızdır, hırsız olmayan tek bir diktatör yoktur. Pinochet'e bakın, Hitler'e bakın öyledir. Birinci özellikleri bunlar hırsız olurlar. İkinci özellikleri kamu kaynaklarını kendi cebi görürler. Vatandaşın ödediği vergiyi kendi paraları gibi harcarlar. Hitler, Mussolini, Pinotchet... Halkı din imanla uyutur, parayı da aile boyu götürürler. Bizim ülkemizdeki duruma bakalım. Bütçe görüşmeleri yapılacak, Sayıştay raporları gelmedi. Dedim ya, devletin bütçesini kendi cepleri gibi görüyorlar. Erdoğan'ın örtülü ödeneği ilk 11 ayda eski parayla 1 milyon 610 bin lira parayı kullanmış, nereyi kullandığını kimse bilmiyor."


Akademisyenlerin Üniversitedeki odalarının kapısına çarpı kondu, tehdit mesajı bırakıldı


Cumhurbaşkanlığı bütçelerini karşılaştırdı

Daha sonra Cumhurbaşkanlığı bütçelerinden örnek veren Kılıçdaroğlu, Ahmet Necdet Sezer'in görevde olduğu 7 yılda 167.4 milyon TL; Abdullah Gül'ün 722 milyon TL para harcadığı bilgisini paylaşarak, "Erdoğan'a geliyorum. Daha 7 yılı falan dolmadı, 2 yıl oldu. 2 milyar 800 milyon TL. Yani 2 katrilyon 8 trilyon lira. Ben bu milletin fakir fukarasının parasına karşı çıkıyorum, onların paralarını yiyor bunlar. Düşünebiliyor musunuz? Abdullah Gül'ün 7 yılda kullandığı paranın 4 katını, Ahmet Necdet Sezer'in 7 yılda kullandığı paranın 18 katını 1 buçuk yılda kullandı. Daha bunun hesabı verilmiş değil" şeklinde konuştu.


Dünya akademisyenlerinden de Türkiye bildirisi


Kılıçdaroğlu, diktatörlerin hukuk tanımadıklarını, ülkeyi babalarının çiftlikleri gibi yönettiklerini, diktatörlüklerde ise basın ve düşünceyi açıklama özgürlüğünün olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Bizim ülkemizde hepsi var. En son akademisyenler bildiri yayımladı, diktatör bozuntusu dahil olmak üzere topluca saldırıya geçtiler. Yazıktır günahtır bu ülkeye, aydınlara yazıktır. 2016'da ortaçağı yaşatmak isteyen bir yönetim var Türkiye'de, 30 gazeteci hapiste" diye konuştu.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS