CHP milletvekili Sencer Ayata: 69 yaş söylemi sakıncalı

CHP milletvekili Sencer Ayata: 69 yaş söylemi sakıncalı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 25 günlük Adalet Yürüyüşü'nü tamamladı. CHP Milletvekili ve sosyoloji profesörü Sencer Ayata yürüyüşü değerlendirdi. 'Yürüyüş ve benzeri protesto eylemlerini başkaldırıyla, isyanla karıştırmamak gerekir. Bu eylemler tam tersine hoşnutsuzluğu ve tepkiyi şiddete başvurmadan ifade eder. Özellikleri barışçıl olmalarıdır' dedi. Ayrıca Kılıçdaroğlu hakkında söylenen '69 yaşında İstanbul'a yürüdü' söylemenin de sakıncalı olduğunu ifade etti.

 Ayata, Hürriyet'ten İpek Özbey'e konuştu. Adalet Yürüyüşü'ne toplumun her kesiminden insanın katıldığını söyledi.


İşte röportajdan ilgili bölüm:


"Adalet" yazan tişörtle yürüyerek adalet gelir mi?


Siyasi iktidar parlamentonun denetim gücünü zayıflattı, yasama yetkisini kısıtladı. Türkiye OHAL ve KHK'larla yönetiliyor bir yıldır. Ama en önemlisi yargı taraf gibi davranmaya başladı. Yürüyüşe katılanlar bunlara tepki olarak adalet yani hukuk devleti diyorlar. Demokratik toplumlarda esas olan yöneten ile yönetilen arasındaki toplumsal sözleşme anlayışıdır. Bu sözleşmede yönetilenler devlete itaati kabul eder. Ama devletin de vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini koruması şartıyla. Türkiye'de toplumun yarısı yönetenlerin bu sözleşmeye uymadığı kanısında. Adalet Yürüyüşü bu sözleşmeyi yeniden hayata geçirmek içindir.



Yürüyüşün duygusu neydi?


Beraberlik ve dayanışma... Bu tür eylemler, eyleme katılanlar arasında ortak görüş ve değerler oluşturmalarını sağlar. Harekete katılanlar yaşadıklarını kolay unutamazlar, herkese anlatmak isterler. Beraberlik onlara güçlülük hissi ve cesaret, cesaret de umut verir. Fikirlerini,taleplerini daha iyi ifade etmeye başlarlar.


Maltepe mitinginde kaç kişi vardı?


Yürüyüşte muhafazakârlar da var mıydı?


Yağmurlu günlerde çok sayıda kimse orucunu sürdürdü. İslamcı kimliği öne çıkaran gruplar katıldı. Yürüme nedenlerini İslami geleneklere dayandıranlar vardı. Bu arada kadınlar yine öne çıktı. Emekli, işçi, öğrenci. Çoğunluk beyaz yakalılardan oluşuyordu. Otoriterleşmenin sonucu farklı kesimler ve bireyler yaşam alanlarının daraldığını hissetmeye başlıyor. Bu onları özgürlük ve hak talepleri etrafında bir araya getiriyor. Yani referandumun dinamiğinin ve kompozisyonunun devamını gördük burada.


Kemal Kılıçdaroğlu 'Adalet Mitingi'nde konuştu, 10 maddelik çağrı yaptı


69 yaş söylemi sakıncalı


Pek çok kişi ağız birliği etmişçesine şunu söylüyor: Tam umudu kestiğimiz anda 69 yaşında bir lider, Kılıçdaroğlu yola düştü ve umut verdi. Bu ne demek?
Genel Başkan her zaman enerjikti, çok çalışkandı. İradesi çok güçlüdür. Onun kararlı yürüyüşü çoğu kimseyi vicdani bir değerlendirme yapmaya zorladı. "O yaşta CHP Genel Başkanı yürüyor, ben burada oturuyorum, bir şeyler yapmalıyım." Bu düşünce "Maltepe'ye gideceğim" diyenlerin sayısını artırdı. Diğer yandan bu 69 yaş söylemi de biraz sakıncalı. Gençler, yeni gelişen toplum kesimleri siyasete sürekli yeni enerji taşımalı. Bu çok doğru. Ama her şeye deneyimli yaşlılara bırakılsın demek ne kadar yanlışsa yalnız gençler olsun demek de o kadar yanlış. Kaldı ki demokratik ülkelerde 'yaşçılık' yapmak tıpkı ırkçılık, erkek şovenizmi yapmak gibi kınanıyor. Siyasette enerji, donanım, deneyim, öngörü, inisiyatif hepsi önemli. İşte aynı yaştaki Corbyn.


Tepkilerini ortaya koymak isteyenlerin sayısı arttı


Bu yürüyüş neyi değiştirecek?


Otoriterleşme, bireylerin ve grupların taleplerini dile getirme kanallarını kısıtlıyor. Kanalların daraldığı hissedilince sıkıntı başlıyor. Parlamento muhalefetine ancak milletvekilleri doğrudan katılabiliyor. Medyada az kişinin sesi duyuluyor. Sivil toplum kuruluşları sindirildi. Ama 'haksızlığa' tepki duyup, tepkilerini ortaya koymak isteyenlerin sayıları da hızla çoğaldı. Bu yürüyüş, sesini duyurmak isteyenlere 'ses' verdi. Katılanlar kendilerini ifade etmiş, tepkilerini ortaya koymuş, duygularını paylaşmış oldu.


Şimdi bitti mi, yoksa devamı var mı?


Olmalı. Hele başka kanallar daraltılıyorsa toplantı ve gösteri hakkından sonuna kadar yararlanılmalı. Ama tek başına protesto eylemleri de yetmez. Daraltılmış da olsa tüm demokratik muhalefet kanalları kullanılmalıdır. Medya, sosyal medya, sivil toplum, parlamento, siyasi parti kampanyaları.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS