Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Bize gelen yardım 450 milyon dolar''

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Bize gelen yardım 450 milyon dolar''

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10.Balkan Ülkeleri Genelkurmay Başkanları konferansında konuştu. Mülteci meselesine değinen Erdoğan, ''Biz mülteciler için toplamda 20 milyar dolar harcadık, bize BM'den gelen şuana kadarki yardım 450 milyon dolar'' dedi.

Konuşmasından satır başları:

90'lar boyunca Balkan coğrafyasında hepimizin yüreğini acıtan olaylara şahit olduk. Krizleri çözmek yerine dondurmanın doğru bir yaklaşım olmadığını çok acı tecrübelerle öğrendik. 

Balkanlar küresel barışı sağlamakla mükellef olan kurumların ataletinin yükünü en fazla çekmiş bölgedir. Sizler yüklendiğiniz görevler nedeniyle bölgesel barış ve istikrarın önemini en iyi şekilde takdir edebilecek pozisyonlarda bulunuyorsunuz. Bugün üzerinden geçen onca zamana, alınan mesafeye rağmen bu tıkanıklık ve atalet nedeniyle ödenen bedeli çok yakından biliyorsunuz. Maalesef burada şu üzüntü verici tespiti yapmak zorundayım; bugün uluslararası kuruluşların 1990'larda yaşanan acı tecrübelerden gerekli dersi çıkarmadığını görüyoruz. Bu kuruluşlar, birkez daha iç çekişmelere, kısır siyasi tartışmalara taraf yapılarak yıpratılıyor. Komşumuz Suriye başta olmak üzere birçok kriz ve çatışma bölgesinde süre giden hadiseler en acı tezahürüdür. 6 yıldır Suriye'de tüm kırmızı çizgilerin aşılmasına, yaklaşık 600 bin insanın hayatını kaybetmesine rağmen bir adım atılmadı. Yemen, Irak, Ukrayna konusunda halen umut verici gelişmeler yaşanmıyor. Göç krizi ve terör sorunu ise bırakın çözülmeyi giderek daha çok ülkeyi etkisi altına alacak şekilde genişliyor. 

Suriye meselesi yerel ve bölgesel bir sorun olmaktan çıkmış, küresel bir tehdit haline dönüşmüştür. Türkiye gibi, Balkan ülkelerinin de çok ağır bir yükün altına girdiğini, ciddi maliyetlerle yüzleştiğini biliyoruz.  

Savaştan ve zulümden kaçan 3 milyon insana biz sahip çıktık. Bunun başka bir örneği yok. Acaba bize Avrupa'dan para gelecek mi, acaba bize yardım gelecek mi? Biz bunları düşünmedik. Kendi milli bütçemizden 10 milyar doları aşkın harcama yaptık. Bir de STK'larımızın, belediyelerimizin yapmış olduğu harcamalar var ki, toplam yaklaşık 20 milyar dolara ulaşmıştır. Batının yaklaşım tarzına baktığımızda, verelim mi vermeyelim mi, bu mülteci sorununu nasıl hallederiz? Ya biz böyle bir şey düşünmüyoruz. Biz onlara kapımızı kapamadık. Şuanda onların gıda, eğitim, giyecek tüm sorunlarını çözüyoruz. Ama bakın 3 milyar avro yılda destek verme kararına varan Avrupa Birliği daha henüz buraya doğru dürüst bir desteği, yardımı direkt olarak yapamamıştır. Biz milli bütçemize destek istemiyoruz, Suriyeli ve Iraklı mültecilere destek istiyoruz. Ama ne yazık ki batı hala bu işin farkında değil, bize bugüne kadar gelen destek BM'den 450 milyon dolardır. 

DAİŞ'le mücadelede yalnız bıraktılar

DAEŞ ile mücadele konusunda kaynak ülkeler hiçbir adım atmazken gerekli istihbarat paylaşıma gitmezken herşeyi Türkiye'nin yapması beklenmiştir. Hatta bu süreçte birçok süreçte haksız ithamlarla da mücadele ettik. Bu tablonun devam etmesi mümkün değildir. Türkiye'yi DAİŞ'e yardım eden ülke olarak gösterme gibi kusura bakmayın ağır olacak ama alçaklığa gidenler olmuştur. Biz şuanda DAİŞ'le yaptığımız mücadeleyi dünyada hiçbir ülke yapmıyor. DAİŞ'e karşı verdiğimiz kayıpları dünyada hiçbir ülke vermedi. Biz tabi bu kayıpları verirken DAİŞ'e de ciddi kayıplar verdirdik. Ama biz DAİŞ'in elindeki silahların batının hangi ülkelerine ait olduğunu gayet iyi biliyoruz. 

Karadeniz adeta Rusya'nın gölü haline dönüştü

Balkanlar tüm acılara rağmen son 25 yıldır barış ve istikrar konusunda önemli adımlar atmıştır. Bunun artarak devam edebilmesi için koordinasyon ve işbirliğini güçlendirmemiz gerekiyor. Bölgemizde hiçbir ülkenin güvenlik kaygıları bir diğerinin hilafına giderilemez. Varşova'da 8-9 Temmuz 2016 tarihinde yapılacak NATO zirvesinin önemi artmıştır. Bu zirveden somut sonuçlar çıkmasını arzu ediyorum. Saraybosna ve Üsküb'ün oranın izninden giderek NATO üyelik süreçlerini en kısa sürede tamamlamaları Balkanlar'da güvenliğin kalıcı temellere oturtulması bakımından önemlidir. Kapasite geliştirme çabalarına katkılarımızı NATO kapsamında sürdüreceğimizi vurgulamak istiyorum. Karadeniz'de güvenlik anlayışı temelinde tekrar bir istikrar havzası oluşturmamız gerekiyor. Karadeniz adeta Rusya'nın bir gölü haline dönüştü. Burada kıyıdaş ülkeler olarak hepimiz üzerimize düşen görevi yapmak konumdayız. Eğer adımlarımızı atmazsak tarih bizi affetmez.

Ortak güvenliğimizin yalnızca askeri açıdan sağlanamacağını hepimiz kabul ediyoruz. Ekonomik ve ticari bağların da pekiştirilmesi gerekiyor. Ulaştırma ve iletişim kanalların geliştirilmeliyiz. Bölgesel sahiplenmenin parlamenter boyutlarının da geliştirilmesini arzu ediyoruz. Güneydoğu Avrupa ülkelerindeki asamblenin sekreterliğinin İstanbul'da kurulmasını bu toplantıda teklif ediyoruz. Bu konularda atacağımız adımların bölgemizin de ötesinde müspet sonuçları olacağını düşünüyorum. Tüm yetkililere, konferansa iştirak eden değerli misafirlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Konferansın barışa, huzura ve istikrara vesile olmasını temenni ediyorum. 

 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS