Cumhurbaşkanı Erdoğan Cenevre'de: Avrupa'dan hala ses yok!

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cenevre'de: Avrupa'dan hala ses yok!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsviçre’de düzenlenen Küresel Mülteci Forumu’nda yaptığı konuşmada ''Sığınmacılar için bütçemizden harcadığımız rakam 40 milyar doları aştı. Dışarıdan gelen yardım ise son derece sınırlı. Avrupa’dan halen ikinci 3 milyar için herhangi bir ses yok'' dedi.

Dünyanın devasa bir köye dönüştüğü bir dönemde hepimizin kaderi ortaktır.


Bugün dünya üzerinde 260 milyona yakın göçmen bulunuyor, insanlar sadece daha iyi bir iş, daha iyi bir ülke değil çocukları için iyi bir gelecek için de göçe zorlanıyor. Hiçbir ülkenin günümüz dünyasından mülteci sorununa coğrafi yakınlık uzaklık penceresinden bakma lüksü yoktur.


Türkiye'nin Suriye Politikası


Suriye’de çatışmalar başladıktan sonra ‘açık kapı’ politikası uygulayarak ülkemize sığınan hiç kimseyi geri göndermedik. Biz ırk, din, dil, etnik köken ayrımı yapmadan herkese kucak açtık, birkaç münferit hadise dışında hamdolsun mültecileri dışlayacak onları düşmanlaştıracak hiçbir üzücü olay yaşanmadı. Devlet olarak vatandaşlarımıza hangi imkanı sağlıyorsak, ülkemize sığınanlara da aynısını sağlıyoruz.


Suriyeli kardeşlerimizin kendi kendilerine yeter konuma gelmeleri için eğitimden sağlığa, istihdamda  kadınlar ve çocuklar gibi hassas kesimlerin korunması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Eğitim çağındaki 1 milyon Suriyeli çocuğun 685 binine okul imkanı tanıyoruz. 34 bin Suriyelinin ülkemizde lisans ve lisans üstü eğitim almasının önünü açtık. Bugüne kadar 21 bin 300 Suriyeliye Yüksek Öğrenim ve Türkçe dil bursu verdik. Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde ‘Göçmen Sağlığı Merkez’leri kurduk.


Son 8 yılda 516 bin civarında Suriyeli bebek dünyaya gelmiştir, bu bebeklerinde her türlü sağlık imkanından faydalanmasını da temin ettik.


Suriyelilere yönelik entegrasyon faaliyetlerimiz de her alanda devam ediyor, halkımızın ve mültecilerin bir araya gelerek birbirlerini tanımaları için sosyal ve kültürel etkinlikler icra ediyoruz.


Suriyelilerin istihdamını teşvik ediyoruz, her ilimizde mültecilere yönelik dil ve meslek edindirme kursları açtık. Suriyelilere insani yardım faaliyetlerimiz ise aralıksız devam ediyor, Türk Kızılay’ı, AFAD gibi sivil toplum kuruluşlarımızla yardımlar sağlıyoruz. Aynı zamanda Suriye’deki mültecilere de yardımlar ulaştırıyoruz.


BM’nin hassasiyet ölçütleri doğrultusunda mültecilerin ihtiyaçlarına süratle cevap verebilmek için koruma masaları kurduk.



Avrupa'nın taahhüt ettiği ödemeler yapılmadı


Yaptığımız harcamalar 40 milyar doları aşmıştır. Avrupa 3.6 milyar Avro bu kurumlara destek vereceğini söylemişti, şu ana kadar gelen destek ancak 2 milyar Avro’ya ulaşmıştır. Hala ikinci 3 milyar için herhangi bir ses yok.


Bu vesileyle BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne ülkemizde sergiledikleri dayanışma için teşekkürlerimi borç biliyorum.


Kıymetli misafirler, mülteci meselesinin bizim gibi bu insanlara layıkıyla ev sahipliği yapan birkaç ülkenin çabalarıyla önlenemeyeceği açıktır. Küresel sahiplenme konusunda halen arzu edilen seviyenin çok uzağında olduğumuzu görüyorum. Türkiye’nin uluslararası toplum adına 9 senedir tek başına taşıdığı bu sorumluluğu diğer ülkeler paylaşmak zorundadır.


Birçok devlet başkanıyla bu konuları görüşüyorum, örneğin Suriye’nin kuzeyinde gelin bir güvenli bölge tesis edelim dediğimde hepsi ‘Gayet güzel’ diyorlar, siz destek verin bunu bir an önce yapalım dediğimizde, dünyanın devleri parası en çok olanlar sadece bize gülücük atıyorlar, destek vermeye gelince destek yok.


Akdeniz'deki mülteci botlarının batırılması ve Arakan sorunu


Aynı şekilde az önce Pakistan Başbakanı kardeşim İmran Khan ifade etti, Pakistan'dan giden mülteciler var bunlarla bu imkanlarla bu mücadeleyi verebilmek ayrı bir dert.


En önemlisi Myammar-Arakan sorunu, orada yaşananları bir kenara koymak mümkün değil, açlık var sefalet var. Buna bütün ülkelerin destek vermesi lazım.


Akdeniz’deki mülteci botlarının batırılması dahil ileride utançla hatırlanacak önerilerle karşılaştık, bu botları şişlerle batırdılar.


DEAŞ terörü bahanesiyle Suriye topraklarından sınır illerimize saldıran Suriye’de etnik temizlik yapan terör örgütlerine destek verildi. 9 yıldır yaşanan insanlık dramını Halep’teki duvar yazısı çok net anlatmaktadır “Suriye’de ölen çocuklardan kan yerine petrol aksaydı, dünya anında müdahale ederdi.” Evet, petrol kuyularını koruma uğruna harcanan çabaların hiçbiri canını korumaya çalışan çocuklar için harcanmamıştır.


Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ile oradaki alanı DEAŞ ve YPG’den temizledik, Barış Pınarı Harekatı ile ise Suriye’deki 120 kilometre uzunlukta 30 kilometre derinlikte bir alanı terör örgütlerinden temizledik


Terörden arındırdığımız bölgelere 371 bin Suriyeli gönüllü olarak geri döndü, BM 74. Genel Kurulu’nda gündeme getirdiğim projeyi hayata geçirebilirsek bu sayının ilk etapta 1 milyonu bulacağına inanıyorum.


Bu amaçla önümüzdeki dönemde bir ‘Donörler Konferansı’ düzenlemeyi arzu ediyoruz.


Özellikle hassas durumdaki mülteciler için üçüncü ülkelere yeniden yerleştirme kotalarının çok düşük düzeyde olduğunu görüyoruz. Her şeyini geride bırakmış insanların dramları üzerinden siyaset yapmak, toplumdaki ön yargıları kaşıyarak siyasi rant peşine düşmek utanç vericidir.


Filistinlilere yapılan yardımları kesmek insanlık dışıdır.


Ülkemiz kamuoyunda olumsuz algı oluşmaması için, basından ve sosyal medyadan da istifade ederek, mültecilerle ilgili doğru bilinen yanlışları düzeltmek için çaba sarf ediyor.


Değerli kardeşlerim 15. Yüzyılda engizisyondan kaçan Musevilere sahip çıkan, 3 asır önce “Tahtımı veririm, ama ülkeme sığınanları vermem.” diyen bir ecdadın torunları olarak bu çabayı göstermeye devam edeceğiz.


Kalın sağlıcakla.



BM Cenevre Ofisi'nde 1. Küresel Mülteci Forumu'na katılmak üzere Cenevre'de bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı İmran Han ile görüştü.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS