Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Anayasa Mahkemesi Başkanı'na sert sözler

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Anayasa Mahkemesi Başkanı'na sert sözler

Cumhurbaşkanı Erdoğan Burdur'da toplu açılış töreninde konuştu. Cumhurbaşkanı, HDP'yi, Anayasa Mahkemesi'ni, paralel yapıyı eleştirdi. Can Dündar ile Erdem Gül hakkında tahliye kararı veren Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan'a kırgın olduğunu belirtti. ''Daha önce gerekçe hazırlanmadan karar verilmez diyen Başkan, önce kararı açıkladı sonra gerekçeyi söyledi. Üzgünüm, o makamdaki birinin dürüst olması gerekir'' dedi.

Konuşmasından satırbaşları:


Burdur, 10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan ülkemizin ilk Cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye ortalamasının üzerinde yüzde 54 bir oranda şahsıma oy verdi. Karşıda da 14 siyasi parti vardı biliyorsunuz. Hepsi bir araya geldi ama bu kardeşinizde yüzde 54 oy vermek suretiyle iş başına getirdiniz. Sizlere layık olma gayretindeyiz.


Diyorlar ki ya muhtarları niye çağırıyor? Muhtarlar kim? Ya muhtar; cumhur cumhur. Muhtarsız cumhur olur mu? Salı günü yine 450 muhtarla bir araya geleceğim. Her ay yaklaşık 1600 civarı muhtarımızı davet ediyorum. Şu parti bu parti yok, muhtar var. Çünkü muhtar halka en yakın demokratik organdır. Beraber yürüyeceğiz. 


Burdur, sipsi gibidir. Mütevazi görünür ama sesi bayağı gür çıkar. 


 Hani ben en az 3 diyorum ya boşuna demiyorum. Bu millete yıllarca doğum kontrolü yaptırdılar. Bu milletin nesli kurusun diye. İnşallah bunu tersine çevireceğiz. Biz istiklalimizi ve istikbalimizi Burdurlu Koca Mustafalar gibi kahramanlara borçluyuz. 


Çözüm süreci


Tek millet, tek bayrak diyoruz. Karşımıza paçavralarla çıkanlara gerekli cevabı bu millet askeriyle, polisiyle, korucusuyla verdi, veriyor. Tek bayrak, tek vatan. Bu vatanı bölmek, parçalamak isteyenlere şu andan yapılan operasyonları izliyoruz değil mi? Ta çözüm sürecinden önce, bak akıllı olun, yanlış yapmayın, eğer yanlış yapacak olursanız size dar ederiz. Şu anda sabır sabır, naptılar, benim Kürt kardeşlerimi sokağa döktüler. Bir tane eş başkan çıkmış ne diyor? Dökülün sokağa. Ve orada 52 vatandaşımız öldü.  Ölen Kürt, öldüren Kürt. Benim Kürt kardeşlerimin bunlar, kanını emdiler, sömürdüler, sokağa döktüler. Çözüm sürecine saygı duymadılar. Şehitler veriyoruz, ciğerimiz kanıyor ama şehitlik sıradan bir olay değildir. 


 Paralel yapı


Devlet içinde devlet yok. Paralel devlet yapılanması, yok böyle bir şey. Bunlar sahtekar, bunlar cambaz. Bak çıkıyor bütün hileler. Yok neymiş, basın hürriyetiymiş. Gazeteleri var, suç üstü yakalanıyorlar. Emniyet görevlileri oraya girecek, toplamışlar oraya başı açık, başı örtülü tüm kardeşlerimizi, orada polisin önüne onlarla bariyer oluşturuyorlar. Orada başı örtülü kardeşlerimiz bunlar var ya Güneydoğu'da PKK'lılarla sırt sırta seçimlerde bir araya getirdiler. Bunları gözlerimle gördüğüm zaman yazıklar olsun dedim. Ama ne demiştim, inlerine gireceğiz, girdik. 


Sur'daki operasyonlar


Sur temizlendi dediler, dedim ki ne temizliği, rehavete kapılmayın, devam edin. Ve hemen ertesi gün bodrumdan 8 tane terörist çıktı. Ama onları da etkisiz hale getirdiler, elleri dert görmesin. 


Tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet; bizim Rabiamız bu. 



 Hiçbir zaman işimiz kolay olmadı. Şimdi birileri Güneydoğu'da buradaki operasyonlar nedeniyle sürekli istismar peşindeler. Buradan sesleniyorum, yeni bir Güneydoğu inşaa edilecek, hiç şüpheniz olmasın. Dün Başbakanımızla beraberdim, bu konuda atılacak adımları kendileri de Bakanlarımızla görüşüyoruz. Böylece de o leş kargalarına gerekli cevap yeni düzenle birlikte verilecektir. 


 Fezleke açıklaması


Bu parlamentonun içinde teröre bulaşanlar varsa ki var, bunlar bedelini ödemelidir. Çünkü anayasa ne diyorsa bunun gereği yapılmalıdır. Ülkeyi parçalamak, bölmek için bize saldırıyorlar. Üç senede yaşadıklarımızın hiçbiri tesadüfi değildir; işte paralel örgüt, bölücü örgüt, şu bu vs. Hepsi de farklı amaçlar için böyle görünüyorlar ama hedef aynı. 


Anayasa Mahkemesi


Türkiye 2014 yılı başında kamuoyunda MİT TIR'ları hadisesi olarak bilinen büyük bir ihanet olayına şahit oldu. Ülkemizin güvenliğine yönelik bu saldırının failleri bugün adalete hesap veriyor. Bu olayı uluslararası kamuoyunda Türkiye'yi köşe sıkıştırmak için kullanmak isteyenler var. Bu meseleyi farklı biçimlerde sürekli gündeme getiriyorlar. Bir gazetede aynı oyunda figüranlık yapmaya kalkınca sorumluları adalete hesap vermek zorunda kaldı. Kendilerine yönelik suçlama ''casusluk''tu. Savcılar tutuklama talebinde bulunmuştu. Halen konu yargı aşamasında. Ama bu arada Anayasa Mahkemesi Anayasa'yı hiçe sayarak kendini mahkemenin yerine koymuş bir karar vermiştir.  Bu aceleniz ne ya? Bu konuyda mahkeme kesinlikle yetkisi olmadığı halde karar vermiştir. Yine hukuka aykırı bir şekilde önce kararı sonra gerekçeyi açıklamıştır. Daha önce başkan kendisi bana bizzat söylemiştir, gerekçeyi açıklamadan asla karar açıklamayız diye. Şimdi ben bu olayı yaşayınca çok üzüldüm. Buradan söylüyorum, çok kırgınım. O makamda olana dürüstlük yaraşır da onun için. Anayasa'yı korumak görevim, takdir edilen bir Anayasa Mahkemesi istiyoruz. 


Meclis'teki manzarayı görüyorsunuz, ana muhafeletin başındaki adam çıkıyor, diktarör bozuntusu diyor. Bu ne terbiyedir ya? Siz nasıl bir siyasetçisiniz, nasıl bu ifadeyi kullanırsınız? Bunlardan bir şey olmaz. Tutturmuşlar bir şey biz başkanlık istemiyoruz. Şimdi dert başka. Onlar şunu görüyor, bu millet bizden başkan çıkarmaz diyorlar. Dertleri bu. 


 


 


 


{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS