İbrahim Kalın'dan Reza Zarrab açıklaması

İbrahim Kalın'dan Reza Zarrab açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın bir açıklama yaptı. Açıklamada; yaşanan terör saldırılarından da bahsetti, Cumhurbaşkanı'nın, konsoloslara gösterdiği tepkiden de. Reza Zarrab ile ilgili sorulan sorulara ise, ''biz de hukuki sürecin takipçisiyiz, bize intikal eden bir bilgi yok'' diye cevap verdi.

Konuşmasından satırbaşları:


Öncelikle bu DEAŞ belasından dünyanın kurtulması gerekiyor. Tabi DEAŞ'ı besleyen bir çok unsur var. Gerekçesi ne olursa olsun, her ne gerekçeyle bu terörün asla meşru gösterilmesi mümkün değildir. DEAŞ'ı besleyen en önemli unsurlardan birisinin Suriye'de devam eden savaş olduğunu da tekrar hatırlatmakta fayda var. Suriye'de yaklaşık 5 yıldır devam eden kanlı bir savaş aynı hainlikle masum insanları öldürmeye devam etmekterdir, ölü sayısı 400 bini aşmıştır. Suriye savaşı devam ettikçe terör örgütlerinin kendine bir alan bulması maalesef devam edecektir. Suriye'de bir siyasi geçişin sağlanması çok büyük bir önem arz ediyor. Bizim başından beri yaklaşımımız, Suriye'nin toprak bütünlüğünün garanti altına alan bir geçiş sürecinin sağlanmasıdır. Oldu bittilere başvurmadan Suriye'nin bütünlüğünü sağlayacak bir formülün uygulanması gerekir.


Teröre karşı ortak tavır alınmalıdır. Biz bu konuda baştan beri ifade etmekteyiz; iyi terörist kötü terörist yoktur. Terör dünyanın her yerinde terördür. Biz nasıl DAEŞ terörünü kınıyorsak aynı şekilde PKK terörünün de aynı kararlılıkta kınanması, bunlara karşı somut adımların mutlaka atılması gerekir. İstihbarat paylaşımı noktasında ülkeler daha aktif olmalıdır. Brüksel ve Paris saldırılarını yapan kişiler sınır dışı ettiğimiz şüpheliler arasında yer alıyor. Türkiye bu konuda üzerine düşeni yapmaktadır. Ama tabi ki muhattaplarımızın hayata geçirmesi büyük önem arz ediyor. Müslüman karşıtı duyguların siyasete alet edilmesini gördük. Bu konularda da siyasi liderlerin, dini liderlerin büyük bir sorumluluk içerisinde hareket etmesi gerekiyor. Bu tür söylemler terör örgütlerini güçlendirir. 


 Erdoğan'ın ABD ziyareti


Cumhurbaşkanımız yarın ABD'de Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katılacak. Bu ziyaret çerçevesinde uluslararası nükleer güvenlik zirvesi bulunuyor. Üst düzey bir zirve. Bu zirve bağlamında yoğun bir programı olacak. Programlar el verdiği ölçüde yapacağız. Bu ziyaret çerçevesinde işadamları ile programları olacak. Türkiye yatırımlarını dinleyecek. 


Cumhurbaşkanımız, ABD'de yerleşik bulunan Türk toplumunun temsilcileri ile bir araya gelecek. Yine aynı şekilde Musevi cemaatinin liderleriyle de bir araya gelecek. 2 Nisan Cumartesi günü, diyanet merkezinin açılışını yapacağız. Burası hepimizin gurur kaynağı olarak inşaa edildi, bir külliye olarak faaliyet gösterecek. 


 Soru cevap


Erdoğan ile Obama görüşecek mi?


Cumhurbaşkanımızın ziyareti ikili ziyaret değil, çok uluslu çok katılımlı bir zirve ziyaretidir. Ama ikili görüşmeler üzerinde durulacak, Obama ile de böyle bir görüşme üzerinde çalışılıyor. ''Görüşmüyor, görüşmeyecek'' diye bir algı operasyonu yapılıyor, biz en son Obama ile en son Paris'te görüştük, telefonla görüşüldü. Bu tür spekülasyonları bir yana bırakıp, resmi açıklamaları ciddiye almakta fayda var. 


Reza Zarrab açıklaması


İkinci soru ise; Amerika'da bir yargıçın verdiği karardır, yürüyen bir süreçtir. Şuanda bizim onunla ilgili farklı bir şey söylememiz uygun olmaz. Biz de hukuki süreci takip ediyoruz, bize intikal eden bir durum yok. 


 İsrail'in vatandaşlarına yaptığı uyarı


Bu tür durumlarda ülkeler vatandaşlarına uyarıda bulunur, bizde aynısını Brüksel'de yaptık. Ama bu tür durumlarda teröristleri sevindirecek davranışlardan kaçınmak gerekir. İsrail bağlamında söylemiyorum bunu. Elbette teröre karşı tedbir en ince ayrıntısına kadar alınmakta, biz de terörle mücadele ediyoruz. MİT ve İçişleri Bakanlığımızın çalışmalarıyla bir çok terörist, intihar saldırıcıları yakalandı. Bomba düzenekli araçlar yakalandı. Ama dediğim gibi teröristleri sevindirecek bir psikoloji içerisine girmemek gerekir.


Pakistan'daki saldırı


Lahor'da meydana gelen saldırıyı üstlenen grubun amaçlarının orada kutlama yapan Hristiyanlar olduğu şeklindeki açıklamaya atıfla, bu terör saldırısını tekrar en sert şekilde kınadığımızı ifade etmek istiyorum. Müslüman, Hristiyan, Sünni, Şii olsun veya hangi etnik, dini gruptan, mezhepten olursa olsun masum insanların böyle katledilmesi asla ve asla kabul edilemez. Hele bu din adına İslam adına yapılıyorsa, şunu herkesin bilmesi gerekir ki bunun ne bizim dinimizde ne inancımızda ne kültürümüzde hiçbir karşılığı yoktur. Bu olsa olsa barbarlıktır, ondan öte bir şey değildir.


Suriye'de PYD koridoru iddiası


Menbic civarında devam eden bir süreç var. DEAŞ terör örgütüne karşı bizim uluslararası koalisyonla birlikte devam eden bir çalışma var. Nitekim geçen hafta ABD Dışişleri Bakan Yardımcısının ziyaretinde de bu konuyu ele aldık. Şu anda oraya PYD, YPG unsurlarının yerleştirilmesi gibi bir durum söz konusu değil. Ancak bu konuda bizim hassasiyetimiz belli. DEAŞ'la mücadele ediyoruz bahanesiyle başka yerlere atlamaya çalışanlara karşı da bizim tavrımız bellidir.


 Yeni anayasa ve başkanlık


Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var. 82 Anayası bugünkü Türkiye'nin ihtiyacını karşılamıyor. 2023 hedeflerine giderken, mevcut anayasının engellerinin aşılması gerekiyor. Tabi bunlar Meclis'te tartışıldığı için hükümetin getireceği teklifi biz de izleyeceğiz. Bu konuda katkımız olursa bunu Cumhurbaşkanı ifade edecektir. 


Reza Zarrab'la ilgili bilgi talebi


Bize intikal eden bir bilgi yok ama detayları Adalet Bakanlığı'na sorabilirsiniz. 


 ''Partili Cumhurbaşkanı''


Böyle bir anlaşmaya varıldılar falan, bilmiyorum ama dediğim gibi yeni anayasa ve başkanlık konusunda zaten kamuoyunda yürüyen bir tartışma var. Cumhurbaşkanımız önerilerini zaten dile getiriliyor. Meclis'e sunulan idare fikrini de değerlendiririz, vatandaşlar olarak fikrimizi söyleriz. Sayın Cumhurbaşkanımızın geleceği ile ilgili gibi bir vaaz edilmesi doğru değil.


 Konsoloslar


Bu konu bildiğiniz gibi, diplomatik ilişkiler hakkında Viyana Sözleşmesi'nin 41. maddesinin 1. fıkrası ve 55. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiştir. Diplomatik temsilcilikler, konsolosluklar faaliyetlerine bu ilkeler çerçevesinde, kısıtlama olmaksızın devam etmektedirler. Ama Türkiye'deki kanunlara riayet etmeleri ve içişlerine karışıyor gibi durmaktan kaçınmaları gerekir. Dolayısıyla, T.C devleti ve halkının hassasiyetlerine önem göstermeleri, yargıyı etkiliyor gibi görünmekten kaçınmaları esastır. Nitekim Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız da buna dikkat çektiler. 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS