Davutoğlu: "Silahları magmaya kadar gömün"

Davutoğlu: "Silahları magmaya kadar gömün"

AK Parti Konya İl Teşkilatı'nın toplantısında konuşma yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'de silahlar bırakılana, meşru güvenlik güçlerimiz dışında tek bir silahlı unsur kalmayana kadar mücadele devam edecek. Silahları gömün. Değil toprak altına, magmaya kadar gömün" dedi.

Davutoğlu, Dedeman Oteli'nde gerçekleştirilen AK Parti İl Teşkilatının akşam yemeği ve bayramlaşma programına katıldı.


Türkiye'de terör belasıyla mücadeleyi sürdürürken, demokratikleşme üzerinden insan haklarını ve hukuk devleti kurallarını işletmeye çalıştıklarını belirten Davutoğlu, Ramazan Bayramı'nın hemen ertesinde terör örgütleri DEAŞ, PKK ve DHKP-C'nin ülkenin her yerinde devlete ve millete neredeyse savaş ilan ettiğini kaydetti.


Davutoğlu, terör örgütlerinin 7 Haziran seçiminin ardından Türkiye'de bir yönetim boşluğu olacağını düşünerek, "tam da vakit bu andır, Türkiye'ye darbe vurma vaktidir, Türkiye'deki kardeşliği tahrip etme vaktidir" diye "puslu havalarda harekete geçen çakallar sürüsü" gibi Türkiye'ye saldırıya niyetlendiklerini belirtti.


Terörle mücadelede 23 Temmuz'dan bu yana huzur ve demokrasinin temini için süren operasyonlarda ne kadar kararlı olduklarının herkes tarafından görüldüğünü ve bu kararlılığın devam edeceğinin yine herkes tarafından bilinmesi gerektiğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "Bu ülkenin bölünemeyeceğini, bu ülkede kardeşin kardeşe kırdırılamayacağını herkes gördü" dedi.


Çatışmasızlık çağrısı


Davutoğlu, yurt içinden ve yurt dışından bir takım çevrelerin gizli ya da açık bazı teşebbüslerde "çatışmasızlık ortamına tekrar girilsin" diye çağrıda bulunduklarını belirterek, şöyle devam etti: "Onların duyması için söylüyorum, Türkiye'de meşru güvenlik güçlerimiz dışında tek bir silahlı unsur kalmayana kadar mücadelemiz devam edecek. Çatışmasızlığı çok denedik, fakat her çatışmasızlık döneminde haince bir sonraki saldırıya hazırlık içine girildiğini de gördük. Onun için bu mübarek arife gününde Türkiye'nin huzuru için, kardeşliği için sesleniyorum, silahları gömün, silahları değil toprak altına, magmaya kadar gömün.


Demokrasinin olduğu her yerde herkes fikrini serdedebilir, ama demokrasinin olduğu yerde fikirler serbestçe serdedilirken eğer birileri silah üzerinden bize bir şey dayatmak isterse, bu dayatma karşısında bugün Kurban Bayramı'nın hemen arifesinde gönül birlikteliğiyle hep beraber Türk, Kürt, Sünni, Alevi her kökenden kardeşimizle omuz omuza, gönül gönüle bir arada oluruz. Silahların karşısındaki en büyük güç,
gönüllerin birliğidir. Burada Konya'da ve Türkiye'nin her yerinde yarın bayram namazında omuz omuza verirken, kimse kimseye hangi kökendensin, Türk müsün, Kürt müsün, Sünni misin, Alevi misin, İstanbullu musun, Hakkarili misin, Konyalı mısın diye sormayacak."


Sözcü gazetesinin manşetine tepki


Türkiye'nin iki aşırı ucun tehlikeli saldırısıyla karşı karşıya kaldığını, bir tarafta Türkleri, Kürtleri, Sünnileri ve Alevileri birbirine düşürmek isteyen terör örgütlerinin, diğer tarafta ise ırkçı söylemlerle, terör örgütüyle aynı safta durmaya gayret gösteren, Ergenekon benzeri yapıların saldırılarına maruz kaldığını anlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


IŞİD üyesi Türk'e 4 yıl hapis


"Bugün adını anmaktan imtina edeceğim, ama çok satan ve her zaman yalanıyla maruf olan bir gazete bir manşetle yayınlandı. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta 'Teröre Karşı Milyonlarca Nefes' mitinginde zikrettiği bir söz, doğru ve arkasında durduğumuz bir söz üzerine, 'yerli ve milli 550 milletvekilini Meclis'e gönderin' diye halka hiçbir parti ayrımı yapmadan bir çağrıda bulunduğunda bir takım tepkiler geldi. Bugün bu gazete manşetinden yıllarca bu millete hizmet için gece gündüz çalışan bazı bakanlarımızı da manşetinden göstererek ve bunların Kürt olduğunu ifade ederek, 'bunlar mı milli' diye sordu. Sizin gibi milli olmaktansa bu vatanın birliği için gece gündüz çalışan o Kürt kardeşlerimiz gibi milli olmak en büyük onurdur.


Ben o bakan arkadaşlarımı Sayın Mehmet Şimşek'in, Sayın Mehdi Eker'in yıllardır gece gündüz nasıl çalıştığına şahidim. Onlar çalışırken bu ülkenin asil evlatları olarak çalıştılar, hiçbir ayrım gözetmeden onurlu Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olmanın aşkıyla çalıştılar, şimdi onları milli olmamak ya da bir suçlu gibi gazetelerde teşhir eden zihniyet ırkçılığın en adicesini ortaya koyuyor. Her türlü ırkçılığa karşıyız. Kürt kardeşlerimizi istismar eden PKK'nın bölücü zihniyetine ve onlara en büyük baskıyı yapan, geçen sene Kurban Bayramı'nda 16 yaşındaki, 18 yaşındaki Kürt gençlerini beşinci kattan linç ederek atan o zihniyet ne kadar lanetliyse, onlar karşısında bütün vatandaşlarımızın eşit olduğu, Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içinde bazı kardeşlerimizi kökenleri dolayısıyla ötekileştiren, dışlaştıran zihniyette aynı ölçüde bu vatanda düşmandır, aynı ölçüde hain ve alçaktır."


Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Haydi Bismillah tepkisi


"Evet Rumeli'nin bütün evlatları sizden daha millidir"


Başbakan Davutoğlu, aynı gazetenin "Bunlar mı milli" diyerek, Batı Trakya'da çile içinde büyüyen ve okumak için Meriç Nehri'ni geçerek, kaçarak Türkiye'ye gelen Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nu da manşetine taşıdığını belirterek, "Evet Rumeli'nin bütün evlatları sizden daha millidir, sizden daha çok bu vatana sadıktır. Yine Afganistan'dan gelmiş bir Türk soylu, Türkmen milletvekili adayı için de soruyor 'bu mu milli' diyerek. Evet, Orta Asya çocukları, Mezopotamya çocukları, Rumeli çocukları hepsi yerlidir, millidir.
Hepsi bu vatanın evladıdır, hepsi bu vatanda birlikte onurlu bir şekilde yaşama mücadelesinde sizden çok daha ulvi yerlere sahiptir. Yine aynı gazete bir Ermeni milletvekili adayımız için de soruyor, asırlarca bu topraklarda yaşamış olan Müslüman, Hrıstiyan, Türk, Ermeni, Kürt, Arnavut, Boşnak, Alevi, Sünni kim varsa hepsi yerlidir, hepsi millidir. Milli olmak, yerli olmak kanla değil, genetikle değil, zihniyetle olur, bu topraklara bağlı olup olmamakla olur" değerlendirmesinde bulundu.


AK Parti'nin 'Haydi Bismillah' adlı seçim şarkısına yasak


Haydi Bismillah tartışması


'Haydi Bismillah' kelimesinden de rahatsız olanların olduğunu ifade eden Davutoğlu,  şöyle konuştu: "Haydi Bismillah'tan rahatsız olanlar var. Biz, son dönemde CHP'nin ideolojik bir takım tavırlardan uzaklaşıp, milletin inancıyla, diniyle daha az uğraştığı gibi kanaatine sahip olmaya başlamıştı kamuoyu. Bir CHP milletveki bizim 'Haydi Bismillah' şarkımızdan rahatsız olup, bismillah kelimesi geçtiği için YSK'ya müracaat edip, şarkımızı yasaklatmak için karar aldırtmaya çalıştı ve kararda bugün çıktı. Allah aşkına ister inansın, ister inanmasın, Türkiye'de 'haydi bismillah' demek, bismillah herkesin dilinde olan bir kelimedir. Bismillah demeden bir iş olur mu? Bismillah demeden biz sanki bir adım atar mıyız.


Sanki bir şarkıda bismillah kelimesi geçti diye o şarkı yasaklanıyorsa, bunun içinde CHP devreye girmişse, bu bizim gönlümüzdeki, yüreğimizdeki, dilimizdeki bismillahı söylememize engel olabilir mi? İşte söylüyorum haydi bismillah. Biz yola çıkarken bismillah deriz, nefes alırken bismillah deriz, demediğimiz zaman huzursuz oluruz. Bereket olsun diye bismillah deriz. Selam verirken selamünaleyküm deriz. Bunlar bu milletin mayısında. Bunların üzerinden ideolojik kavga yapmaya kalkanlar, milletle kavga yapar. Milletle kavga yapana da, millet prim vermez.


Biz, hem bu kültürleri yaşatacağız, hem de çağdaş bir devlet olmanın gereği olarak insan hak ve özgürlüklerini hukuk devleti kurallarını, istisnasız, kesintisiz olarak mutlak bir şekilde bu ülkede egemen kılacağız. Bizim bu anlamda yolumuz; bismillah diye yola çıkan, evladını bismillah diye cepheye gönderen annelerin dilindeki o bismillahı bugünlere taşımaktır. Bismillah diye konuşmaya başlayan ilim adamlarının, bismillah diye ilk kaşığı sofrada helal lokma niyetiyle aile içinde sallayan bütün aile fertlerinin dilindeki bu bismillahı kimse silemez."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS