Demirtaş, saldırganlara seslendi: ''Yargılanacaksınız''

Demirtaş, saldırganlara seslendi: ''Yargılanacaksınız''

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Diyarbakır HDP İl Binası'nda basın açıklaması yaptı. İki gündür ülke genelinde HDP binalarına, Kürt vatandaşların evlere ve işyerlerine saldırı ve linç kampanyası düzenlendiğini söyledi. Saldırılara katılan kişilere yönelik olanlara da, ''Hepinizi tespit ettik, yargılanacaksınız'' dedi. Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın kendisine yönelik suçlamalarına karşı da hakim ve savcıları göreve çağırdı. ''Veremeyeceğimiz hesabımız'' yok dedi.

Demirtaş'ın açıklamaları:


Burada bulunmamızın asıl nedeni hep birlikte Cizre'ye gitmek. Birazdan gidiş gerekçelerimizi ve beklentilerimizi paylaşacağım. Dün akşam ve ondan önceki gün neredeyse 48 saattir Türkiye genelinde devlet eliyle bir hükümet desteğiyle yaşanan linçlere dair görüşlerimizi paylaşmak istiyorum.


İçinden geçtiğimiz dönem sıradan, normal, tesadüflere dair bir süreç değil. Büyük kırılmalara yol açabilecek, Ortadoğu genelinde ve ülkemizde değişimlere yol açabilecek çalkantılı bir dönemin içinde bulunuyoruz.



Yapılan seçimlerde ortaya çıkan siyasi sonuçlar da küçük iktidar değişimleri, aritmetik meclis değişimlerinin çok ötesinde anlamlar içeriyor. Böylesine kaotik bir dönemde ülkemizde de bir kez daha silahların konuşuyor olması, bir devlet politikası olarak savaş kararıyla beraber kan gölüne görmüş olması büyük bir tarihsizlik, kayıptır. Her şeyden önce asker, polis, gerilla, kadın, çocuk, sivil her gün insanlarımızı kaybediyoruz. HDP olarak yiten canların, kaybedilen canların üniformasına bakmadan, siyasi düşüncesine bakmadan, etnik kimliğine bakmadan, kim tarafından niye öldürüldüğüne bakmadan bütün acılara amasız, ancaksız sahip çıkıyoruz. Bir yandan da bu acıların son bulması için ısrarlı bir barış çağrısı, çabası yürütüyoruz.


Henüz maalesef ki sonuç alamadık. Maalesef halen ülkemizde kan akıyor. 


Halen genç bedenler tabutlarda Türkiye'nin dört bir köşesine gönderiyor. Ve bu acıyı durdurma konusunda maalesef ki henüz başarılı olabilmiş değiliz. Açık yüreklilikle söylüyorum bu savaşın başlamasında bu savaşın büyümesinde bu operasyonların veya eylemlerin karar alma süreçlerinin hiçbirinde biz yokuz. Hiçbirinin ne onaylayıcısı, ne destekleyicisi ne karar vericisi olduk. Akan kanla ilgili HDP'nin siyasi sorumluluğu yoktur. Siyasi kararı alan Cumhurbaşkanı ve Başbakan ikilisidir. Savaşı başlatma kararı alanlar bunlardır. Ama buna rağmen biz muhalefet partisi olarak vicdanen ve ahlaken bu ölümlerden kendimizi de sorumlu tutuyoruz. Ölümlerin durması için çaba sarf ediyoruz. Bizler siyasetçi olmadan önce insanız. Hiçbir koltuk baki değildir, kalıcı olan insanlıktır. Biz insanlığımızdan dolayı kendimizi sorumlu tutuyoruz. Allah şahittir ki, biz kendi çocuklarımıza sarılamıyoruz, öpemiyoruz. Çünkü bugünlerde o kadar çocuk babasız kaldı ki, kendi çocuklarımıza sarılmaktan utanıyoruz.


''Yargılanacaksınız''


HDP ne Kürtlerin ne Türklerin partisi. Ne Kürtçü ne Türkçü bir parti. Mezhepçi de dinci de değil. Bütün inançlara, kimliklere saygılı. Hepsinin hakkını hukukunu eşit savunan bir partidir. Partimiz bu yönüyle Türkiye halklarına umut olmuştur. Şükür ki 7 Haziran seçimlerinde önemli bir başarıya imza atmıştır. Biz 7 Haziran'a gelene kadar tüm barışçıl söylemlerimize rağmen henüz ateşkes devam ediyorken henüz PKK eylemleri yokken 176 yerde partimize saldırı oldu. 2 gündür her yerde partimizi yakıp yıkanlar, terör gerekçesiyle bunları yapıyoruz diyenler biz sizin alçaklıklarınızı 7 Haziran öncesinde de gördük. 7 Haziran öncesinde ne vardı ülkede? Ölümler mi vardı? Bizim dışımızda ölen yoktu. Öldürülen bizdik, mitingleri bombalanan, teşkilatları bombalanan bizdik ama buna rağmen barış mesajları veren yine bizdik.


Dolayısıyla 2 gündür ortaya çıkan şey teröre tepki değil. Şiddete tepki değil, AKP kararıyla Davutoğlu- Erdoğan ikilisinin dağlarda çıkardıkları savaşı ve bir yönüyle şehirlere gönderdikleri cenazeleri oya dönüştüremediklerini görünce iç savaş çıkarma kararı aldılar. 2 gündür onun provası yapılıyor. Ve kendine Türk milliyetçisiyim diyenler de bunlara tetikçilik yapıyor. Sokaklarda faşizm yapıyorlar Kürt adına ne varsa Kürde benzeyen ne varsa her şeyi yakıp yıkma ve ülkede toplumun muhalif kesimlerine diz çöktürme operasyonu yaptırılıyor. Zannedilmesin ki bu insanlar kendiliğinden sokağa çıkıyorlar. Protesto amacıyla sokağa çıkıp gösteri yapanlar, partimiz de dahil olmak üzere herkesi protesto etme hakları var biz saygı duyarız. Bu söylemim onlara değil, bu söylediklerim AKP ve MİT eliyle örgütlenmiş tetikçileredir. İsim isim tespitli, maaşlı ve bu işleri yapsınlar diye resmi olarak görevlendirilmiş çetelerdir. 2 günde 400'den fazla yerde saldırı yaşanmıştır. Şehirlerarası otobüsler, evler, iş yerleri, gazete binaları, mevsimlik işçiler... Daha önceden tespit edilmiş yerlere tek elden linç kampanyası devlet eliyle başlatılmıştır.


Topluma şu mesaj verilmek isteniyor, 'bize 400 vekil vermezseniz burnunuzdan getiririz.' Bunu söylemekten çekinmiyorlar. Devlete el koymuş durumdalar. Devlet imkanlarını kullanarak yapabilirler. Fakat açıkca söylüyorum parti binalarını yakıp, yıkanlar, otobüsleri durdurup insanlara hakaret edenler, insanların evlerini yakıp yıkanlar, mevsimlik işçilerin çadırlarını yıkanlar, hepinizin görüntüsü var. Hepinizin görüntüsü sosyal medyada, medyada, kamera kayıtlarında var. İşlediğiniz suçlar 20 yıllık zamanaşımına tabiidir. Yani önümüzdeki 20 yıl içerisinde bu suçlardan tutuklanıp yargılanacaksınız. Bugün olmaz yarın, seneye olmaz öbür sene. 


Hükümet arkanızda yok ama olsun biz onlara güveniyoruz diyorsanız siz bilirsiniz. Cana gelmesin mala gelsin. Parti binalarımız kurban olsun önemli değil ama hepiniz bunun hesabını vereceksiniz. Çoğunuz da cebinizde çay parası olmayan yoksullarsınız. Onlara da üzülüyoruz, aklınızı başınıza alın bu iktidar arkanızda olmayacak çünkü düşmüş durumda. Tek başına iktidar olamayacak. Bunlar gidiciler ve siz ortada kalacaksınız. Hepinizin görüntüleri var, yargı önüne çıkacaksınız.


''Veremeyeceğimiz hesap yoktur''


1 Kasım'da göreceksiniz AKP tek başına iktidar olamayacak belki iktidar bile olamayacak. İç savaşa sokan iktidar anlayışı devlet yönetemez. Bundan emin olun. Bunlara tetikçilik yapanlar zaten başından beri sarayın koltuk değneği oldunuz şimdi de sokakta gereğini yapıyorsunuz. Onun takdirini de bunlara oy vermiş milliyetçi seçmenlere bırakıyorum. Günlerdir Erdoğan Davutoğlu ikilisi partimizi hedef gösteriyorlar. Bu ülkede ben inanıyorum ki bütün baskılara rağmen onurlu yargıçlar vardır. Onlara çağrı yapıyorum, ülkenin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı bütün dökülen kanlardan bizi sorumlu tutuyor. Ve lütfen sizden rica ediyoruz, Başbakan ve Cumhurbaşkanından bunun delilini isteyin, delilini. Bir tane delil sunsunlar bizi yargılayın, hesap vermeye hazırız. Bu ülkenin alçak medyası Dağlıca'daki emri de benim verdiğimi yazdı. Soruşturma açsınlar bize, emri kim vermiş, nasıl olmuş ortaya çıksın. Biz korkmuyoruz, veremeyeceğimiz hesap yoktur.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS