Engelli kızı önce pavyona satıldı sonra öldürüldü

Engelli kızı önce pavyona satıldı sonra öldürüldü

Engelli kızı önce pavyona satıldı sonra öldürüldü

Burdur Çavdır'da otogarda çalışan Şakir amca, 4 yıldır kaçırılan, pavyona satılan ve sonra öldürülen engelli kızının hesabını sormak için mücadele ediyor. "İnsan hakları örgütleri, kadın örgütleri, devlet bu davaya sahip çıksın. Özgecan kızımızda olduğu gibi. Kızımın nasıl öldüğü bile belli değil. Elimizden tutun, davamıza destek verin" diyor.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

 Milliyet gazetesi yazarı Gökçer Tahincioğlu bugün köşesine çok acı bir hikayeyi taşıdı. Kaçırılan ve öldürülen engelli kızının hesabını arayan Şakir amcayı.

İşte Tahincioğlu'nun o yazısı:

4 yıldır, 16 yaşını henüz bitirmişken Türk filmlerindeki gibi kaçırılıp pavyonlara satılan ve kuşkulu bir kazada yaşamını kaybeden engelli kızının hesabını sormak için mücadele ediyor.

Arkasında avukat ordusu, devlet, büyük bir tahsil, büyük bir kariyer yok.

Şakir Bakan, eşi Ayşe Bakan ve hayatta kalan diğer kızı.

Burdur Çavdır'da otogarda lavaboda çalışıyor Şakir Amca.

Gözyaşı dolu gözlerini güçlü tutmaya çalışarak haykırıyor Burdur'dan:

"İnsan hakları örgütleri, kadın örgütleri, devlet bu davaya sahip çıksın. Özgecan kızımızda olduğu gibi. Kızımın nasıl öldüğü bile belli değil. Elimizden tutun, davamıza destek verin."

14 yaşındaki kıza cinsel istismardan tutuklandı

***

Çocuk, henüz 17'sine yeni adım atmışken 2 Kasım 2013'te sır dolu bir ölümle yaşama veda etmiş olan Emine Bakan.

Bir de raporu var ölüm dosyasında.

Yüzde 50 oranında "hafif" düzeyde zekâ geriliği, yüzde 26 duyma sorunu, yüzde 63 engellilik oranı.

Emine Bakan, 21 Ekim 2013 günü, babasının yanına gitmek üzere çıktığı evine bir daha dönemedi.

Şakir Bakan, kızı bir türlü gelmeyince endişelendi, telefonuna ulaşamadı.

Saatler geçti, yoktu.

Karakola gitti.

Çavdır'da uzun süredir "kız kaçırma" olayları yaşanır, sonradan "tatlıya" bağlanırdı.

Aklına bu olaylar geldi, şüphelendiği bir ismi verdi.

Ertesi gün savcılığa da başvurdu.

Tacizle suçlanan öğretmen: Öğrencilerimi bazen ısırırım

Hemen her saat polisi arıyor, yeni bir haber olup olmadığını soruyorlardı ki Emine Bakan'dan bir telefon geldi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Komşusunun telefonunu kendisine ait olmayan bir telefondan arayan Emine Bakan, annesini çağırmasını istedi.

Anne, konuşmadan önce polise de haber verdi.

Emine, telefonda, "İstanbul'da olduğunu, kendisini merak etmemelerini, kendi isteğiyle kaçtığını, parasının bittiğini" söyledi.

Anne Ayşe Bakan'ın dikkatini, kızı konuşurken arkadan bazı kadınların "Böyle söyle" diye fısıldanmaları çekmişti.

***

Polis, araştırmalarını sürdürürken bir ihbar daha geldi.

Emine'nin kaçırıldığı gün Erhan Tunç adlı kişi, Çavdır'da çalıştığı işine gelmemişti; Emine'yi Afyon Dazkırı'daki bir pavyona getirmişti.

Telefon kayıtları da Emine'nin en son Erhan Tunç'la görüştüğünü doğruluyordu.

Erhan Tunç çağrıldı, suçlamaları reddedip, Emine'yi görmediğini söyleyince bırakıldı.

Şakir amca, Dazkırı'ya kadar gitti, araştırdı, kimseyi bulamadı.

5.5 yaşındaki çocuğa istismara beraat!

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Emine için "arama" kararı çıkartıldı.

Evinden çıktıktan tam 12 gün sonra Emine'nin haberi geldi.

Denizli Çivril'e doğru giden bir araç, elektrik direğine çarpmış, kazada yaşı küçük bir kız çocuğu yaşamını yitirmişti.

Kaza yerine giden aile, yaralı sandıkları kızlarının cenazesiyle karşılaştı.

***

Hikâyenin tamamı sonra ortaya çıktı.

Şakir Bakan, yaşananları ortaya çıkartmak için uyumadı, azarlanmayı umursamadı, her saat savcılığın kapısında yaşadı.

Emine Bakan, Erhan Tunç tarafından kaçırılmış, Afyon Dazkırı'daki 10 numaralı birahaneye bırakılmıştı.

Birahanenin sahibi, "'1-2 gün kalsın, evleneceğim' diyerek bıraktı" şeklinde ifade vermiş, kızı eşinin de olduğu evde sakladığını söylemişti.

Gerçek böyle değildi.

Emine Bakan, başka kadınların da çalıştığı birahanede birkaç gün çalıştırılmış, sonra da Afyon Dazkırı'daki pavyona çalışması için "aktarılmıştı."

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Birkaç gün burada "çalıştırılan" Emine Bakan, daha sonra Denizli'ye gönderilmiş, Çivril'de "çalıştırılmış", buradan da Denizli Baklan Dağal Mahallesi'ndeki bir pavyona götürülmek istenmişti.

Kaza, o yolculuk sırasında, pavyonu işleten kişinin arabasında, pavyonda çalışan bir başkası arabayı kullanırken yaşanmıştı.

Arabayı kullananda yara bile yoktu.

Arabadan mermiler çıkmıştı.

Şakir Bakan, fuhuş yaptırılmak için oradan oraya gönderilen kızının öldürüldüğüne emindi.

Kızının "arandığına" yönelik emniyet kayıtları ortada olmasına rağmen savcı, otopsi yapılmasına bile yanaşmamıştı.

***

Şakir Bakan ve eşi Ayşe Bakan o günden sonra hayatlarını kızlarının hesabını sormaya adadı.

Israrları sonucu, kızını kaçıran kişi ile pavyonların sahibi üç kişi ortaya çıkartıldı, dava açıldı.

"Çocuğu alıkoymak, fuhuşa sürüklemekle" suçlanan bu isimlerden hiçbiri tutuklanmadı.

Bakan ailesinin arkasında kimse yoktu.

Küçük bir ilçede görülen, bir çocukla ilgili davayı kim ne yapsın ki, karı-koca kimin kapısını çalsa kimse oralı olmadı.

Ancak Şakir Bakan kararlıydı.

Cumhurbaşkanlığı'na, Başbakanlık'a, İçişleri Bakanlığı'na, Adalet Bakanlığı'na yazdı.

İnternet nedir bilmiyordu, bileni bulup, aklına gelen her yere başvurdu.

Barolar Birliği'nden insan hakları örgütlerine, Aile Bakanlığı'ndan profesörlere kadar her yere dilekçe gönderdi.

Her birini usanmadan aradı.

Sonunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bir avukatı görevlendirdi.

Dava, FETÖ operasyonların-dan sonra atanan hâkimin kararıyla Denizli Ağır Ceza Mahkemesi'ne alındı.

23 Mayıs'ta, Şakir Bakan'ın, "Bu mahkeme güveniyorum" dediği Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek duruşması.

***

Şakir Amca ağlıyor 4 yıllık mücadelesini anlatırken.

Adalet istiyor, sadece kızı için değil, hayatları çalınan tüm kızlar için.

Sorumluların tutuklanmasını, gerektiği gibi sorgulanmasını istiyor, cinayet şüphesinin araştırılmasını, cinayet yoksa, kızını o pavyonlarda "çalıştıran", "Buraya kadınlar kendileri gelir, bazen de dostları getirir" diyerek sıyrılan kişilerin indirim almadan cezalandırılmasını.

Otopsinin neden yapılmadığının yanıtını istiyor, telefon kayıtlarının neden doğru düzgün araştırılmadığını, ihmali bulunanların da ceza almasını.

Özgecan'ın yaşamını çalan bakışın, kızının da hayatını elinden aldığına inanıyor.

Ve toplumun, kızı için de kenetlenmesini istiyor.

Toplumun, çetelerden, insan yaşamını çalanlardan ve bunlardan hesap sormayan, her koşulda kadınları suçlu bulan kafalardan bu defa olsun güçlü olabilmesini.

Şakir Bakan çabalıyor.

Ve sesine ses istiyor.