Erdoğan Batman ve Diyarbakır'da HDP'yi hedef aldı

Erdoğan Batman ve Diyarbakır'da HDP'yi hedef aldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman ve Diyarbakır'da meydanda toplanan kalabalığa elindeki Kuran'ı göstererek, HDP'yi hedef aldı, "Bunlar Zerdüşt dininin eğitimini veriyorlar", "Camileri yakıyorlar" suçlamalarını yöneltti. Meydandaki kalabalık yuhalayınca da Erdoğan, "Bu yuhlar güzel de bu yuhların demokraside asıl atılması gereken yer belli değil mi?" diyerek HDP'ye oy vermemeleri imasında bulundu. Erdoğan, Demirtaş'ın "Meydanlara kimin parasıyla çıkıyor?" sorusuna da yanıt verdi, "Devletin parasıyla çıkıyorum. Bu benim en doğal hakkım. Yüzde 52'nin oyuyla buraya geldim" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman ve Diyarbakır'da toplu açılış törenlerine katıldı. Erdoğan'ın ilk durağı Batman'dı. Erdoğan, Batman Adalet Caddesi'nde düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Batman'da bugün, toplam yatırım değeri 302 milyon lira olan 75 yatırım ve hizmetin resmi açılışını gerçekleştireceklerini belirterek, yatırım ve hizmetlerin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Törenin yapılacağı alana gelirken ara sokaklarda çöpleri ve pislikleri gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Batmanlıyı pisliğe, çöpe mahkum etmeye kimsenin hakkı var mı? Modern bir Türkiye'den bahsediyorsak, modern bir ülkeden bahsediyorsak, her kurum görevini yapmak zorundadır" dedi.


Erdoğan, 12 yılda Batman'a yapılan yatırımlara değindi, bunlardan biri olan ve bedeli 1 milyon Euro olduğunu belirttiği Ilısu Barajı ile Türkiye'nin çok büyük güç kazanacağını söyledi. Erdoğan, çözüm sürecinin Batman'da gördüğü desteğe değindi. Kardeşliklerini kimsenin bozamayacağını, aralarına kimsenin giremeyeceğini söyleyen Erdoğan, çözüm süreci ile ülkedeki tüm ayrımları ortadan kaldırdıklarını dile getirdi. "Çünkü biz yaratılanı Yaradan'dan ötürü severiz" diyen Erdoğan, devletin, bugün artık, hiçbir vatandaşının etnik kökenine bakmadığını söyledi. Erdoğan, kendisinden önce Kürtçe bir konuşma yapan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in konuşmasını anımsatarak, "Bizden önce benim Kürt kardeşim acaba kalkıp da kendi diliyle konuşabilme şansına sahip miydi? Şimdi konuşabiliyor mu? Bunları biz getirdik" dedi.


Maliye Bakanı Şimşek'ten Kürtçe karşılama konuşması


Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması öncesinde, Kürtçe bir karşılama konuşması yaparak, "Sayın Cumhurbaşkanım bundan 20 yıl önce böyle bir konuşmayı Batman'da yapamazdınız, yapsanız yaka paça içeri atılırdınız. Allah sizden razı olsun, sizin liderliğinizde sadece ekmeği aşı büyütmedik, aynı zamanda özgürlükleri de büyüttük" diye konuştu.


Ayrımcılıkların kalktığını söyledi


İktidar olduklarında ilk iş olağanüstü hali kaldırdıklarını anlatan Erdoğan, bölgenin bu sayede normale döndüğünü ifade etti. Erdoğan, devletin artık hiçbir vatandaşının hangi inanç grubundan, hangi meşrepten, hangi sosyal kesimden olduğuna bakmadığını, sadece bu ülkenin vatandaşı olmasının, insan olmasının yeterli görüldüğünü öne sürerek, şöyle konuştu:


"Gençler belki hatırlamaz ama orta yaş ve üzeri kuşak iyi bilir, bu ülkede Kürt'üm, Laz'ım, Çerkez'im, Gürcü'yüm, Arnavut'um, Boşnak'ım, Roman'ım demek mümkün değildi. Hemen yakanıza yapışırlardı, derdinizi karakolda, mahkemede bile anlatamazdınız. Bırakın Kürtçe televizyonu, gazete, dergi yayınını, sokakta Kürtçe konuşamazdınız. Kürtçe ıslık çaldığı için hapse konulan insanlar gördü bu ülke. Rahmetli Ahmet Kaya, 'Kürtçe kaset yapacağım' dediği için başına gelmeyen kalmadı, medya tarafından linç edildi. Kardeşlerim, Türkiye'den gitmek zorunda bırakılan Ahmet Kaya, gurbet elde vatan hasretiyle hayata gözlerini yumdu. Hele Kürtçe eğitimi hayal bile etmek mümkün değildi. Bu sorunların hepsini biz çözdük. 2002 yılında başında bulunduğum parti iktidara geldiğinde kararlı şekilde bu adımları attık ve her geçen gün artarak devam ettik."


Faili meçhul cinayetler dönemini sona erdirmekten işkenceyle mücadeleye kadar her alanda tarihi önemde adımlar attıklarını dile getiren Erdoğan, ülkenin tüm geri kalmış, geri bırakılmış bölgeleri gibi bu bölgede çok büyük yatırımlar gerçekleştirdiklerini bildirdi. Eğitimde, okullarda her türlü ihtiyacı süratle giderdiklerini aktaran Erdoğan, Batman'da üniversite, hastane açtıklarını, 300 yataklı yeni bir hastane açılacağını anlattı.


'Bunlar Zerdüşt...'


"Bunlar Zerdüşt dininin eğitimini veriyorlar"


Erdoğan daha sonra HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı hedef aldı, "Şimdi birileri çıkmış diyor ki 'Biz gelince Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıracağız'. Hale bak. Diyanet'i kaldıracak. Niye? Çünkü bunların dinle işi yok. İşte bakıyoruz. Kaldıracağız dedikleri Diyanet, şu anda 'Qur'ana Piroz a Kurdi' adıyla Kürtçe Kur'an mealini yayınladı" diyerek, elindeki Kürtçe Kur'an mealini vatandaşlara gösterdi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bütün bunlarla beraber biz adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Ne diyor? Bakın çok ilginç, 'Kudüs Yahudilerindir' diyecek kadar ileri gidiyorlar. Değerli kardeşlerim, eğer zerre kadar buların İslam'la alakası olsa bu ifadeyi kullanamaz. Kudüs Müslümanların en önemli Kabesi biliyorsunuz, Kabe Kudüs ve biz buralarda hayat bulduk, buralarda ayağa kalktık. Şu anda Musevilerin orada attıkları adımın anlamının ne olduğunu biliyorsunuz. Fakat burada semavi din mensuplarının ortak mahali olmasına rağmen böyle bir ifadeyi kullanmak bunların nerede olduğunu gösteriyor. Dağlardaki kamplarda işte elimize geçen belgeler, bunlar Zerdüşt dininin eğitimini veriyorlar. Bunları çok iyi tanımamız, çok iyi bilmemiz gerekiyor ve bunları da benim Kürt kardeşlerime iyi anlatmamız gerekiyor. Bir oyuna geldik, bir daha aynı oyunlara gelmeyelim."


"Bugün üniversitelerimizde Kürt dili var"


Bugün üniversitelerde Kürt dili, Kürtçe bölümler açıldığını, özel kurslarda, okullarda Kürtçe ve diğer dillerde serbestçe eğitim verilebildiğini anlatan Erdoğan, normal liselerde Kur'an-ı Kerim'in, Siyeri Nebi'nin öğrenilebildiğini, aktardı.


Taşeron işçilere kızdı


Bu arada, Erdoğan, konuşması sırasında, kadro talebinde bulunan taşeron işçilere yüksek sesle tezahürat etmeleri nedeniyle tepki gösterdi. Erdoğan, "Arkadaşlar bakınız, şu yaptığınız şeyler çok yanlış. Yani bir yerde çalışıyorsunuz, nankörlük yapmayın. Bir imkan sizlere tanınmış, oralarda çalışıyorsunuz ve Sayın Başbakanımız da özellikle açıklamaları yaptı, bu açıklamaları da takip edeceksiniz. İnşallah seçimden sonra da bunların adımları zaten atılacaktır. Lütfen provake etmeyin. 20-30 kişi toplanıyorsunuz böyle bir adım atıyorsunuz" dedi.


Konuşmasına kaldığı yerden devam eden Erdoğan, çocuklara isim verilmesinden yerleşim yerlerinin adlarına kadar tüm yasakçı uygulamaları ortadan
kaldırdıklarını ileri sürdü. Erdoğan, "İşte bunun için ben 'ülkemizde artık bir Kürt sorunu yoktur' diyorum. Niye? Kürt vatandaşımın sorunu vardır, o sorunlarla da zaten ilgileniyoruz. Elbette Türkiye'de her vatandaşımızın kendine göre birtakım sıkıntıları, birtakım sorunları var. Bunların çözümü için gayret göstermek, bu yönde proje üretmek devleti yönetenlerin, siyasetçileri kadar herkesin görevidir. Ama şu gerçeği artık kabul etmek lazım. Devletin vatandaşları arasında etnik kökene, inanç grubuna veya başka herhangi bir kritere göre ayrımcılık yapılan dönem kapanmıştır. Bu tür uygulamalar eski Türkiye'nin hastalıklarıydı, bunların hepsini de adım adım temizledik" ifadelerini kullandı.


"Çözüm süreci onlara rağmen bugünlere geldi"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şahsımı Çözüm Süreci'ni bitirmekle itham edenler, bugüne kadar sözlerini tutmayarak bu sürece en çok zararı vermiş olanlardır. Çözüm Süreci, onların sayesinde değil onlara rağmen bugünlere geldi" dedi.


"Çözüm sürecinin mimarı bizzat şahsım"


Çözüm Süreci konusunda samimi olduklarını söyleyen Erdoğan, şunları söyledi:


"Bu sürecin mimarı, bizzat şahsım. Bu sürece tüm vücudumu koydum. Şahsımı Çözüm Süreci'ni bitirmekle itham edenler, bugüne kadar sözlerini tutmayarak bu sürece en çok zararı vermiş olanlardır. Çözüm Süreci, onların sayesinde değil onlara rağmen bugünlere geldi. Örgüte ve güdümündeki partiye kalsa... İşte Van'da bilboardlara bazı afişler asmışlar. Basın mensupları, gördünüz değil mi? Bir musluk, musluktan ne akıyor? Kan akıyor. Şu hale bak. Siz, bununla ne kastediyorsunuz? Kendilerini tanımlıyorlar, çünkü onların olduğu yerde kan var. Bizim olduğumuz yerde o musluklardan kan değil berrak su akar, su. Farkımız bu."


HDP'ye cemaat ile işbirliği suçlaması


HDP'ye "örgüt güdümündeki parti" diyen Erdoğan, "Örgüte ve güdümündeki partiye kalsa, Türkiye'nin çoktan 1990'lı yılların karanlık günlerine dönecek" iddiasında bulundu. Erdoğan, "Bu ülkenin geleceğini ne bölücü örgüte ne paralel örgüte teslim etmeyiz. Şimdi bu iki yapı el ele vermişler, yeni Türkiye'ye giden yolu tahrip etmeye, mayınlamaya çalışıyorlar. Her ikisi de aynı üst aklın farklı yöntemler kullanan bir taşeronu. Milletimiz, bunların gerçek yüzünü, attıkları her adımda, ağızlarından çıkan her sözde biraz daha görüyor, tanıyor. Bir de bunların hamiliğine soyunmuş muhalefet var. Fareli köyün kavalcısının arkasına takılmış hepsi de akıbetlerine doğru gidiyorlar. O akıbetin ne olduğunu biliyorsunuz değil mi? Gittikleri yolun sonu, uçurum. Biz, ikazımızı yapıyoruz. Artık gerisi onlara kalmış."


CHP ve HDP'nin asgari ücret vaatlerini eleştirdi


"Asgari ücreti açık artırmaya çıkardılar"


7 Haziran seçimleri sonrasında yeni bir anayasa hazırlanması ve başkanlık sistemine geçilmesi yönündeki ifadelerini Batman'da da tekrarlayan Erdoğan, muhalefet partilerini hedef aldı. Erdoğan, şunları söyledi:


"Yeni Türkiye'nin inşası için yeni anayasa şart, yeni anayasa ile birlikte başkanlık sistemine geçmek de aynı şekilde artık bir zorunluluk haline geldi. Bu formül, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasının garantisidir. Eski Türkiye koalisyonu ise bırakın Türkiye'nin 2023 hedeflerini gerçekleştirmeyi, mevcut kazanımlarını dahi koruyamayacak bir hırs ve hırçınlık içinde. Biz, Türkiye'nin 230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıkardığımız milli gelirini 2 trilyon dolara ulaştırmanın projelerini yaparken, onlar gözü bu 800 milyar dolara dikmiş durumdalar. Dikkat edin seçim taahhütleri, birbirinin aynı. Sadece 'Ona şunu vereceğiz, buna bunu vereceğiz' diyorlar. Asgari ücreti açık artırmaya çıkardılar. Birisi diyor ki 'Ben bin 500', öbürü bin 800, bir tanesi daha çıkmış, o da diyor ki 'Ben 5 bin.' Yahu, asgari ücret verilmez, asgari ücret bir korumadır. Yani ne demek? Asgari ücretin altında bir ücretle çalıştıramazsın. Bunun ucu açıktır. Şu anda hükümet ne demiş? Bin. Sen, binin üstünde ne verirsen ver, ona mani bir hal yok zaten. Bu noktada kamu ve işveren, bu işin belirleyicisidir ama bunlar devlet yönetmek nedir, bunu bilmezler ki."


CHP'yi hedef aldı: "Bu ülkenin bu milletin kazanımlarını kimseye yağmalatmayız"


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK'da görev yaptığı döneme ilişkin geçmişteki eleştirilerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin taahhütleri içinde Türkiye'nin nasıl büyüyeceğine, milli gelirini nasıl daha fazla artıracağına dair hiçbir şey olmadığını ileri sürdü ve "Ben de diyorum ki öyle yağma yok. Bu ülkenin, bu milletin kazanımlarını kimseye yağmalatmayız. Yeni Türkiye'nin inşasının önünde kimse duramaz. Su akar yatağını bulur. Bu millet, 1990'lı yılların karanlık günlerinden bugünkü Türkiye'ye giden yolu açtı. İnanıyorum ki 2023 Türkiyesinin, yeni Türkiye'nin yolunu da aynı şekilde açacaktır" şeklinde konuştu.


"Çözüm süreci belirli bir bölge ve belirli bir kesimle sınırlı değil"


Çözüm Süreci'nin tüm vatandaşlarla birlikte Kürtlerin de hakkının, hukukunun, taleplerinin, beklentilerinin tartışıldığı ve çözüm yollarının arandığı bir süreç olduğunu belirten Erdoğan, "Bu süreci sadece belirli bir bölgeyle, belirli bir kesimle sınırlandırmak her şeyden önce Kürt kardeşlerime haksızlıktır. Açık söylüyorum, Çözüm Süreci'ni, sadece Kürt sorunu parantezinde tutmak isteyenlerin dertleri başka. Onlar, Kürt kardeşlerimin hakkını, hukukunu savunmanın, sorunlarını çözmenin peşinde kesinlikle değiller. Onlar, bu mesele üzerinden kendilerine inisiyatif alanı, bir istismar alanı oluşturmak istiyorlar. Çünkü, tüm siyasi ikballerini buna borçlular. Geçmişte Kürt ifadesini yasaklayanlarla bugün aynı ifadeyi istismar edenlerin arasında, inanın bana göre hiçbir fark yok. Geçmişte Kürt kardeşimin, 'Ben Kürt'üm' demesine izin vermeyenler, bu sakat yaklaşımlarıyla milletimizi bölüyorlardı" diye konuştu.


Erdoğan bugün geçmiştekinin aksine "Kürt kavramı üzerinden Kürte ve diğer etnik gruplara ayrımcılık yapıldığını" ileri sürerek, bu durumun "Kürt kavramı üzerinden Türke ve diğer etnik gruplara teşmil edilmeye çalışıldığını" iddia etti.


Belediye Başkanını eleştirdi: "Havaalanında beni karşılamadı"


Erdoğan, "Diyorlar ki 'Kürtlerin temsilcisi biziz'. Hadi canım. Hadi canım. Ben, 'Kürtlerin temsilcisiyiz' diyenleri şu anda arka sokaklarda görüyorum. Pislikten geçilmiyor. Eğer temsilcisiysen buraları temizle. Öyle mi? Kürt vatandaşıma hizmetkar ol. Ben şimdi buraya geldim. Türkiye'nin Cumhurbaşkanıyım. Yüzde 52 oyla ilk defa milletin seçtiği bir cumhurbaşkanı. Tabi kendime göre bir plan yaptım. Dedim ki 'Valiliği ziyaret ederim, belediyeyi de ziyaret ederim'. Fakat sağ olsun belediye başkanı havaalanına gelme nezaketini bile göstermedi. Şimdi havaalanına gelme nezaketini göstermeyen bir belediyeyi, bir Cumhurbaşkanı olarak benim ziyaret etmem doğru mu? Dolayısıyla, bunu bilmenizi istiyorum ki bunun istismarını yapmasınlar" şeklinde konuştu.


Erdoğan, HDP'lilere yönelik eleştirilerini sürdürdü ve ayrımcılıkla suçladı. Erdoğan, "Tabi bir yerlerden bir emirler geliyor. Nereden? Dağdan emirler geliyor. Dağdan emir aldıkları için bu ülkenin sistemi içerisinde değiller. Bunlar sistemin dışındalar ve nezaket kuralları diye bir şey bunlarda söz konusu değil. Onlar varsın öyle devam etsinler" dedi.


Erdoğan daha önce Yüksekova'ya hastane açılışına gittiğinde de halkın buraya katılmaması için tehdit edildiğini öne sürdü. HDP'yi, güçlerini ve ikballerini Kürtlerin yaşadığı sıkıntılar üzerine kurmakla suçlayan Erdoğan, yine çözüm sürecine değindi:


"Siyasi irade ve devlet bugüne kadar Çözüm Süreci'nde, üzerine düşenleri sonuna kadar yaptı mı? Yaptı. Peki bu süreçte bölücü örgüt ve onun güdümündeki parti verdikleri sözleri tuttu mu? Örgüt silah bırakacaktı, bıraktı mı? Bölge halkının siyasi iradesini özgürce ifade etmesine karışmayacaklardı, bunu yaptılar mı? Maalesef hiçbir sözlerini tutmadılar. Bir tarafta bu toplumun tüm kesimleriyle birlikte Kürt kardeşlerimin üzerindeki ret, inkar, asimilasyon, baskı politikalarına son veren, hak ve özgürlük hizmet esaslı bir irade var, öteki tarafta ise hala silahtan, çatışmadan, kandan, acıdan, gözyaşından beslenen bir yapı var. Fotoğraf işte bu kadar açık, bu kadar net. Biz çözüm süreci konusunda samimiyiz."


Diyarbakır'da HDP'yi hedef aldı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batman'ın ardından Diyarbakır'a geçti. Burada da toplu açılış törenine katılan Erdoğan, İstasyon Meydanı'ndaki konuşmasında da HDP'yi hedef aldı. Konuşmasında din vurgusu yapan Erdoğan, "Diyarbakır tarihi boyunca coğrafyamızdaki tüm büyük medeniyetlerin merkezinde yer almış bir şehrimiz. 1376 yıldır bu mübarek beldenin üzerinden ezan sesi eksik olmadı. Fethinden bu yana Diyarbakır’da coğrafyamızda İslam’ın bayraktarlığını yaptı. Sarıkamış’ta Çanakkale’de bu ülkenin tüm evlatları birlikte mücadele verdi. Çanakkale’deki şehitliklere gidip mezar taşlarını incelediğinizde bu kardeşliği çok iyi görürsünüz" dedi.


"Bu yuhlar güzel de..."


Daha sonra HDP'ye yönelik eleştiriler yönelten Erdoğan, "Birileri, 'Kürtlerin yegane temsilcisi biziz' diyor" derken, meydandan yuhalama sesleri yükseldi. Bunun üzerine Erdoğan, "Bu yuhlar güzel de bu yuhların demokraside asıl atılması gereken yer belli değil mi?" diyerek, meydandakilere HDP'ye oy vermemeleri gerektiğini ima etti.


"Camileri yakıyorlar"


Erdoğan daha sonra Batman'daki gibi Kuran'ı kaldırarak, HDP'ye yönelik suçlamalarda bulundu. Erdoğan, şunları söyledi: "Bu mücadeleyi beraber veremezsek bu terör örgütlerinin mensupları cirit atmaya devam ediyor. Niye bu ülkede işsizlik buralarda fazla? Neden söyleyeyim, iş adamı buraya gelip yatırım yapmaya korkuyor. 'Acaba ne zaman gelir burayı yakarlar' diye korkuyor. Bunlar ki okulları yakıyorlar, kütüphaneleri yakıyorlar, bunlar ki camileri yakıyorlar. Çıkmış ne diyor? 'Diyanet'i kaldıracağız'. Ya benim Kürt kardeşim, Zaza kardeşim dindardır yahu. Şu hale, şu yaklaşım tarzına bak. Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman. Ve bunlar bizim inançlarımızla da adeta oynamaya başladılar. Onun için 7 Haziran'ın önemi çok büyük."


"Devletin parasıyla çıkıyorum, yüzde 52'nin oyuyla buradayım"


Kendisini AK Parti adına siyasi miting yapmakla suçlayan Selahattin Demirtaş'a yanıt veren Erdoğan, "Beyefendi rahatsız oluyor. 'Cumhurbaşkanı meydanlara kimin parasıyla çıkıyor?' diyor. Devletin parasıyla çıkıyorum. Bu benim en doğal hakkım, yasal hakkım. Cumhurun başı olarak ben buradayım. Yüzde 52'nin oyuyla buraya geldim, yüzde 52... Bu beyefendiler de aday değil miydi? Adaydı. Onların aldığı oy da belli. Ama sen yüzde 52'yi alsaydın sana da ben saygı duyardım ama sen saygısızlık yapıyorsun. Ama bunların demokrasi bilinci yok. Geçenlerde baktım ki, ağabeyi de dağlardaymış meğerse. Hal bu. Hamdolsun biz milletimizle bütünleştik" şeklinde konuştu.


Elindeki Kuran'ı kaldırarak Batman'da olduğu gibi meydandakilere gösteren Erdoğan, "Kaldıracağız' dedikleri Diyanet, Kuran-ı Kerim’in Kürtçe mealini hazırladı. Pek çok eseri de Kürtçeye tercüme ediyor. Neden? Ben 78 milyonun Diyanet'iyim' diyor" dedi.


"Kandil'den talimat almışlar"


Diyarbakır'da da Erdoğan'ı havalimanında karşılayanlar arasında şehrin HDP'li Belediye Başkanı Gültan Kışanak yoktu. Bu nedenle programında bulunan belediye ziyaretine Batman'da olduğu gibi burada da iptal eden Erdoğan, konuşmasında bu duruma değindi. HDP'nin "paralel yapı" ile işbirliği yaptığı iddiasını Diyarbakır'da da yineleyen Erdoğan, kendisini havaalanında karşılamadığı için Diyarbakır Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ı hedef aldı. Erdoğan, "Bugün Mehdi Bey ile konuşmuştum. Diyarbakır Belediyesi’ni ziyaret edecektim. Dediler ki 'havalimanında sizi karşılayacaklar'. Yüzde 52 oy ile seçilmişsin. Belediye Başkanı sizi gelip karşılamaz mı? Son anda bunlar Kandil’den talimat almışlar. 'Cumhurbaşkanı tarafsızlığını yitirdi, onun için havalimanına gitmeyeceksiniz'. Buradan sesleniyorum. Ben her partiye eşit mesafedeyim. Gönlümde bir parti var tabi. Gelmeyince Hanımefendi ben de belediyeyi ziyaret etmedim. Bunlar bilinsin ki, istismar edilmesin" şeklinde konuştu.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS