Erdoğan: "Kötüleri aramızdan ayıkladık"

Erdoğan: "Kötüleri aramızdan ayıkladık"

Erdoğan: "Kötüleri aramızdan ayıkladık"

Başbakan Erdoğan, "Sicilimizin bembeyaz kalabilmesi adına kötüleri aramızdan ayıkladık. Hakkında iftira olanların da aklanıp gelmesini sabırla bekliyoruz" dedi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Başbakan Erdoğan AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşuyor.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan ifadeleri şunlar:

"AK Parti yolsuzluklara göz yummaz, müsamaha göstermez zira bunu yaparsa var oluş zeminini ortadan kaldırmış olur. Bizi bugünlere dürüstlüğümüz ulaştırdı.

AK Parti'nin ak kadroları olarak bembeyaz, süt kadar ak bir sicille yürüyoruz. En küçük bir çamur parçası, en küçük bir siyahlık bizim sicilimizde hemen dikkat çeker. Çektiğinde de gereği neyse onu yaparız.

Bizim başkalarını örnek almamıza gerek yok. İyiler bize örnek olabilir ama bizim için sicili siyah olanlar bize örnek teşkil edemez. Onların yaptıkları zaten ortada. Biz kendi sicilimize bakarız ve o sicil üzerinde en küçük bir leke olmaması için de azami dikkat ederiz.

Sicilimizin bembeyaz kalabilmesi adına kötüleri aramızdan ayıkladık. Hakkında iftira olanların da aklanıp gelmesini sabırla bekliyoruz.

Millet bize güvensin. Bizler her zaman hakkı söylemeye, doğruya doğru, eğriye eğri demeye devam edeceğiz. Halkın önünde hesaba çekilebiliriz. Bundan da öte, hesap gününde mahşerde hesaba çekileceğimizi de biliriz. Her adımı bu şuurla, bu anlayışla, bu korkuyla atarız. Bizim partimizi bu seviyelere çıkartan, bizi bu makamlara getiren, 11 yıl bizi burada tutan en başta dürüstlüğümüzdür, emanete olan bağlılığımızdır, yolsuzluklar karşısında sert, kararlı, tavizsiz duruşumuzdur.

Bizim bu noktadaki hassasiyetimiz sırf iftiraya maruz kaldı, sırf çamur atıldı diye söylentiler üzerinden, kimse kusura bakmasın, biz bu tür operasyonlara da aramızda girmeyiz.

"Bu operasyonun uluslararası boyutu var"

2013 yılında biz çok farklı bi Mayıs ayı yaşadık. Küresel finans krizinin etkileri tüm dünyada çok ağır şekilde devam ederken, Mayıs ayında biz Türkiye olarak tarihte örneği görülmeyen başarılara, rekorlara imzamızı attık. Bunları çok iyi değerlendirmemiz lazım. Çünkü şu olay, altını çizerek söylüyorum, ulusal bir operasyon değildir. Bu olayın uluslararası boyutu vardır. Uluslararası boyutta bunun en tepe noktası vardır. Ve onun altında
da bunun çeşitli yerlerdeki taşeronları vardır. Bu olay basit olarak ele alınmasın. Bu, AK Parti iktidarının Türkiye'nin büyümesine olan öncülüğü
sebebiyle yapılan bir operasyondur.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

"Demek ki çetelerle ilgili mücadele yetmemiş"

Demek ki çetelerle ilgili verdiğimiz mücadele yetmemiş, demek ki bu zincirin daha çok farklı halkaları var.

Şu anda borsaya kote olan bir Halk Bank'ı ve dünyada değişik ülkelerde misyonu olan bir Halk Bank'ı siz çökerttiğiniz zaman, bir genel müdürü çökertmiyorsunuz. Ülkeyi çökertiyorsunuz.

Devlet kurumlarının hiçbirini topyekün töhmet altında bırakmayız, çürükleri temizleriz ya da temizlenmesi için gerekeni yaparız.

"Çözüm sürecine suikast"

17 Aralık'ta Diyarbakır tablosuna da suikast düzenlendi. Bu aynı zamanda içerdeki barışımıza bir suikasttır.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Kamuoyunu yolsuzluk iddialarıyla meşgul ederken,arka planda, Diyarbakır'ın intikamını almak için, Mavi Marmara'nın intikamını almak, Oslo'nun, 7 Şubat'ın, bunun yanında Halk Bank'ın intikamını almak için tezgah kurdular.

9 günde 20 milyar dolar

Halkbank'ın 9 gün içerisindeki zararı 1 milyar 625 milyon dolar oldu.

Halka açık şirketler 9 günde yaklaşık 20 milyar dolar değer kaybetti. Birileri bu işten çok karlı çıktı.

"Maşa olarak kullanıldılar"

Türkiye içinde bir takım odaklar bu kirli komploda maşa olarak kullanıldılar.

Türkiye'de başkalarının çıkarlarını düşünen vatana ihanet içinde casusluk yapan medya kuruluşları ve sermaye var.

Devlet içinde paralel yapıların oluşmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.

"Milli iradeye tezgah kurdular"

Milli iradeye yönelik bir tezgah kurdular. Deşifre etmeye devam edeceğiz.

Dini kisve altındaki örgütlerin ülkemizde operasyon yapmasına asla izin vermeyiz.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

"Apaçık bir ihanete şahit olduk"

Gezi olayları denilen sokak eylemleri başladı. Uluslararası medya İstanbul'a, Ankara'ya adeta kamp kurdu. Bir yandan uluslararası medya, bir yandan ulusal medya, bir yandan sosyal medya Türkiye'yi dünyaya karalamaya başladı. Bu bir ihanettir, bu vatana ihanettir ve bunu acımasızca yaptılar. Apaçık bir ihanete, apaçık bir ekonomik suikaste bu dönemde şahit olduk.

CHP'ye eleştiri

CHP yolsuzluk yapan görmek istiyorsa gitsin kendi geçmişine baksın, gitsin aynaya baksın. On yıllardır eleştirdikleri, hatta hakaret ettikleri, hatta kuyusunu kazdıkları o örgütle şimdi ittifak yapıyorlar. Bunların birlikte yapabilecekleri tek bir şey var, bunlar birlikte ancak beddua seansları düzenlerler.

CHP seçimle görev almış bir parti değildir. CHP, hep atanarak gelen bir partidir. CHP'nin geçmişi budur. Ya darbelerle, ya da işte böyle kirli komplolarla iş başına getirilmiştir. İş başına geldiği zaman da arkasında enkaz bırakarak, onlarca yolsuzluk dosyası bırakarak iktidardan ayrılmıştır. İşte şimdi partilerinin içinde yolsuzluktan hüküm giymiş suçu sabit milletvekilleri var.

Bu yetmedi, İstanbul'a yolsuzlukla suçladıkları, kendi kongrelerinde yolsuzluk nedeniyle ihraç ettikleri şahsı büyükşehir belediye başkan adayı olarak koydular. Hatta genel müdür, yolsuzluk klasörünü bizzat kendisi raflardan indiriyor, o teşhir ediyordu. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

"Yeni Türkiye'de vesayetlere yer olmayacak"

Yeni Türkiye'de uluslararası operasyonalara yer olmayacak. Yeni Türkiye'de vesayetlere yer olmayacak.

Bu komplo sadece AK Parti'ye değil Türkiye'ye yapılmış bir komplodur. Bu komplonun Türkiye'nin hayrına değil şerrine olduğunu silin. Bu komplonun benzerleri Menderes'e Özal'a Erbakan'a yapıldı.

Milletim meselenin yolsuzluk değil Türkiye ekonomisi olduğunu bilsin.  Bu komployu hep birlikte bozacağız.

Çözüm sürecini ilerletip kan ve gözyaşı kapısını ilanihaye kapatacağız.

"Zihnimizde en küçük bir tereddüt dahi olmayacak"

Şer olarak görünende bir hayır olduğunu aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

"Olay sadece 17 Aralık'ta başlayan süreç değildir. Bundan sonra da bunu devam ettirecekler. Uydurma, şöyle böyle, aklınıza ne gelirse. Bütün bir teşkilat olarak yılmayacağız, asla yıkılmayacağız. Zihnimizde
en küçük bir tereddüt dahi olmayacak. Göreceksiniz kısa süre zarfında, eğer varsa, tüm tereddütler giderilecektir.

"Bu süreç 'İstiklal mücadelesi' sürecidir"

Bu çirkin komplodan güçlenerek çıkacağız ve yeni Türkiye'yi inşaa edeceğiz. Bu süreç yeni Türkiye'nin "İstiklal Mücadelesi" sürecidir.

"Bize milletimizin hayır duası yeter"

Yanlış içinde olanlar yara alır, onların maskeleri düşer. Kim olursa olsun. İster şahsım olsun ister başkaları olsun düşer. Kime ve niye hizmet ettikleri açıkça ortaya çıkar. Birliğimizi, kardeşliğimizi, milletimizin bekasını ilgilendiren bir durum ortaya çıkıyorsa biz de anayasa ve yasalar çerçevesinde gereken adımı hiç tereddüt etmeden atarız. Dini bir kisve altındaki örgütlerin, birtakım ülkelerin ve çevrelerin maşası olarak benim ülkemde operasyon yapmalarına, ameliyat yapmalarına kesinlikle müsaade etmeyiz.

Arif, alim olan insanlara beddua değil tam aksine dualar yakışır ve o insanlara ıslah ifadesini kullanmak bile yakışmaz. Hele hele bir Müslüman kardeşi için hidayetinin artırılması talebi yakışır. Ama görünüyor ki bu iş şirazesinden çıkmış. Böyle bir sürecin içerisindeyiz. Her zaman söylüyoruz, bize milletimizin hayır duası yeter."

"Bu komplonun benzerleri Baykal’a  da yapıldı"

Başbakan Erdoğan, "Bu komplo sadece AK Parti'ye değil, sadece hükümete değil, Türkiye'ye 76 milyona yapılmış bir komplodur. Bu komplo sadece AK Parti'yi değil, milletin tamamını, milli iradeyi, siyaset kurumunu hedeflemiş bir komplodur. Hangi partiye oy verirseniz verin ama bu çirkin komployu lütfen görün" şeklinde konuştu.

Bu komplonun altında eğitimde, sağlıkta, adalette, ulaşımda, enerjide, gıda tarımda yapılan reformların, Türkiye'nin kalkınmasında yapılan reformların hepsinin hedef olduğu bir tablo olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bu komplonun Türkiye'nin hayrına değil, şerrine olduğunu lütfen görün. Bu komplonun benzerleri dün merhum Menderes'e yapıldı, merhum Özal'a yapıldı, merhum Erbakan'a yapıldı. Bu komplonun benzerleri inanın merhum Ecevit'e, Sayın Demirel'e Sayın Baykal'a dahi yapıldı. Eğer, bugün bu çirkin operasyonlara en sert, en kararlı cevabı vermezsek, biliniz ki bu komplolar yapılmaya, gelecekte de milli irade üzerinde mühendislik tasarımları yapılmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.

"İçeriden dışarıya sürekli bilgi sızıyor"

Erdoğan, 9 gündür, bir operasyon yürütüldüğünü, ilk günden operasyonun adının "büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu' adı konulduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

"Ardından bir sıfat daha takıldı. Tarihin en büyük yolsuzluğu. Daha ikinci günden itibaren gözaltı, sorgu, savunma, mahkeme aşamaları geçildi, medya tarafından siyasetçiler tarafından doğrudan infaz yapılmaya başlandı. Bu arada içeriden dışarıya sürekli bilgi sızıyor. Güya gizlilik kaygısı olan bir süreç. Bu nasıl gizlilik kaygısıysa. Bu gizlilik kaygısının olmasına rağmen bu adımların atıldığı bir sistem içerisinde başka şeyler var.

O zaman kusura bakmasınlar, burada yürütmenin uzantısı veya yargının belli bir yapı içerisindeki safhası, demek ki bunlar burada servis yapıyor. Şimdi burada bize düşen nedir? Burayı da temizlemektir. Bir taraftan hukuk içerisinde beraati zimmet asıldır diyeceksin, böyle yürüteceksin işi, öbür taraftan da dışarıya servis yapmaya devam edeceksin. Bu insanları kirletmeye kimsenin hakkı yok.

Bugüne kadar birçok olaylar yaşandı ve bu olayları yaşayanlar belli bir müddet sonra beraat ettiler. Peki bu beraat eden insanların, o süreç içerisindeki kirletilmelerinin temize çıkarılmasının bedelini kim ödeyecek? Bunları bir kenara koymak mümkün mü? Bunlar da bizim ülkemizde yaşandı."

"Bu mudur hukuk?"

"Fotoğraflar, bilgiler, iddialar her gün manşetlerde, her gün ekranlarda" diyen Erdoğan, "Garip garip bakıyorsunuz ki montajlar. Bunlar bundan sonra da bunu yapabilecek karakter, kabiliyettedir. Bunun üzerine yetiştiler. Bu mudur hukuk? Yürütmenin içerisinde olanlara söylüyorum, bu mudur yürütme? Eğer kararı o operasyonun ikinci gününde anamuhalefetin, yavru muhalefetin temsilcileri verecekse hakime ne ihtiyaç var, mahkemeye ne ihtiyaç var? Eğer kararı medya verecekse, anında infaz yapılabilecekse böyle bir yetkisi varsa bütün bu uzun hukuk süreçlerine ne ihtiyaç var" şeklinde konuştu.

Günlerdir Halk Bankası genel müdürünün evinden çıkan kutuların konuşulduğuna işaret eden Erdoğan, "Ya siz bu kutuların ne olduğunu nereden biliyorsunuz? Kim yaptı bunların servisini? O paraların ne olduğunu nereden biliyorsunuz? Eğer evinde para çıktı diye bir insan anında suçlu oluyorsa buradan ben şimdi CHP'nin genel müdürüne soruyorum: Evinden 2,5 milyon euro çıkan şahsı siz neden milletvekili yaptınız? Hani çok temizdiniz? Bu iş bu kadar basit mi?" ifadelerini kullandı.

"Çünkü CHP'ye bu vazifeyi verdiler"

CHP'nin kendince AK Parti'ye yolsuzluk ithamlarında bulunduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çünkü CHP'ye bu vazifeyi verdiler. Ona düşen rol bu. CHP hükumetlerde
hiçbir zaman seçimle görev almış bir parti değildir. CHP, hep atanarak gelen bir partidir. CHP'nin geçmişi budur. Ya darbelerle iş başına gelmiştir ya da işte böyle kirli komplolarla iş başına getirilmiştir. İş başına geldiği zaman da arkasına enkaz bırakarak, onlarca yolsuzluk dosyası bırakarak iktidardan ayrılmıştır.

İşte şu anda partisinin içinde yolsuzluktan hüküm giymiş, suçu sabit milletvekilleri var. Bu yetmedi, İstanbul'a yolsuzlukla suçladıkları, kendi
kongrelerinde yolsuzluk nedeniyle ihraç ettikleri şahsı, büyükşehir belediye
başkan adayı olarak koydular. Hatta bu genel müdür, yolsuzluk klasörünü bizzat kendisi raflardan indiriyor, o teşhir ediyor. Bu ne perhiz, ne lahana turşusu.

CHP'nin genel müdürü bu şahsın yolsuzluk dosyası önünde biliyorsunuz
çok pozlar verdi. Dün yolsuzluk iddiasıyla attıklarına bugün kucak açıyor,
kurtuluş reçetesi olarak bakıyorlar. Bu ilkesizliği, bu çarkı örtmek için de AK
Parti'ye saldırıyor, iftira atıyorlar. CHP yolsuzluk yapan görmek istiyorsa
gitsin kendi geçmişine baksın, gitsin aynaya baksın. 10 yıllardır eleştirdikleri, hatta hakaret ettikleri, hatta kuyusunu kazdıkları o örgütle şimdi ittifak yapıyorlar. Bunların birlikte yapabileceği tek bir şey var. Bunlar birlikte ancak beddua seansları düzenlerler."