Fatih'te 4 kardeşin intiharı hakkında 33 yıllık arkadaşları konuştu: "Ben ölürsem onlar da ölmeli"

Fatih’te üç kardeşiyle birlikte intihar eden Oya Yetişkin’in 33 yıllık arkadaşı ve sırdaşı Serpil Alkan, Hürriyet’e konuştu.



Fatih'te apartmanın birinci katında oturan Cüneyt (48), Oya (54), Yaşar (56) ve Kamuran Yetişkin (60) kardeşlerin evinin kapısında 'Dikkat siyanür var' yazılı notu gören komşuları durumu polise bildirmiş ardından olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edilmişti. Kilitli olan kapı çilingir yardımıyla açıldığında 4 kardeş de ölü bulunmuştu.
Yapılan incelemelerde siyanür içerek öldükleri belirlenen kardeşlerden Oya Yetişkin’in 33 yıllık arkadaşı ve sırdaşı Serpil Alkan, Hürriyet’ten Fırat Alkaç'a konuştu. Serpil Alkan, Hürriyet’e, birlikte ölüme giden kardeşlerin tek tek özelliklerini anlattı...
OYA YETİŞKİN - "KARDEŞLERİNE BAKIYORDU"
"Oya benden 5 yaş küçüktü. 1986 yılında tanıdım, 18 yaşına yeni girmişti. Aynı yıl birlikte yaşadıkları anneannesi pencereden atlayıp intihar etmişti. Annesi kolundan tutup Cengiz Özer’in yanına getirdi. Kızımı dansçı yapın diye. Birlikte Cengiz Özer’in ekibinde şarkılar söyleyip dans ediyorduk. Alışveriş yapmayı çok severdi, hiç para biriktirmezdi. Annesi elindeki parayı hep alırdı. Kızına kötü davranırdı. Diğer kardeşlerine ve eve bakıyordu. İlk tanıdığım yaşlardan itibaren psikolojik tedavi görüyordu, ilaçlar kullanıyordu. Ek para kazanmak için modellik yapıyordu. Asabi biriydi, çabuk sinirlenirdi. Modellik dışında sporla da uğraşıyordu. Karate ve aerobik dersleri veriyordu."
KAMURAN YETİŞKİN - "ÇOK GÜZEL SESİ VARDI"
"Gençliğinde şarkıcılık yapıyordu. Diğer kardeşlerine göre daha olgundu. Bana ‘abla’ derdi. Evlerine çok giderdim, birlikte kalırdık. Neşe dolu bir insandı, ancak geçim sıkıntıları nedeniyle üzülüyordu. Yaşı ilerleyince ve annesi ölünce ağır depresyon geçirdi. Evden dışarı çıkmıyordu. Kilosundan dolayı sahne onu kaldırmıyordu. Bana ‘İş bul birlikte sahneye çıkalım’ diyordu. Çok güzel bir sesi vardı. En son geçen hafta konuştum. Erkek kardeşlerinin çalışmamasından şikâyetçiydi."
CÜNEYT YETİŞKİN - "ANNESİ EN ÇOK ONU SEVERDİ"
"Anne Safiye hanım en çok Cüneyt’i severdi. Onu sakınırdı, dışarı bile göndermezdi. Bu nedenle evden dışarı çıkmayan, asosyal bir kişi oldu. Ben dışarı çık, gez, gör derdim. Ama sürekli evde bilgisayar başında dururdu. Saçları çok erken beyazladı. Çok bakımsızdı. Annesi onu askere göndermemiş. Bu nedenle asker kaçağıydı. Korkusundan bir yere gitmezdi. Yakalanırım diye abisi Yaşar’ın kimliğini kullanırdı bir yere gittiğinde. Korkak bir çocuktu, hayatında hiç çalışmadı. Hiç arkadaşı yoktu. Seni askeriyeye şikâyet edeceğim diye takılırdım. Bir odaya kapanır, konuşmazdı bile."
YAŞAR YETİŞKİN - "BİR MOTORU VARDI SATTI"
"Cüneyt’e göre biraz daha sosyaldi. Anneleri kız çocuklarını erkek gibi, erkek çocuklarını da kız gibi yetiştirdi. Yaşar sessiz, sakin, kimseyi incitmeyen bir kişiydi. Bir motoru vardı. Çiğköftecide kuryelik yaptı. Motorla ufak işlerle uğraşıyordu. Son yıllarda borçları nedeniyle motorunu sattı. Annesi öldükten sonra bunalıma girdi. Eve kapandı. Ablası Oya’nın kendi gibi modellik yapan Dora adında yabancı uyruklu bir arkadaşı vardı. Onunla bir süre arkadaşlık yaptı. Son günlerde iş bulmak için çabalıyordu. Keyfi yoktu."
SIR EVİN SIRDAŞI ANLATTI
Fatih’teki evlerinde ölümü birlikte kucaklayan dört kardeşin 33 yıllık sırdaşı Serpil Alkan, o gecenin sinyallerinin aslında çok önceden geldiğini söyledi: "Geçen yaz Oya ile Silivri’de tatil yaptık. ‘Hepsi benim elime bakıyor. Bana bir şey olsa onlar ölür. Ben ölürsem onlar da ölmeli. Yoksa perişan olurlar’ dedi. Kamuran ile de olaydan 5 gün önce konuşmuştuk. ‘Bize bir şey olursa bizimle ilgilen’ dedi. Anlamamıştım o cümlesini o zaman."
Kapısında “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu, içeride etrafa saçılmış çok sayıda antidepresan bulunan evlerinde ölen Yetişkin kardeşlerin bilinmeyen öyküsünü, hayattaki tek yakınları Serpil Alkan anlattı.
Soruşturma kapsamındaki ilk incelemeler de Serpil Alkan’ın anlattıklarını destekler nitelikte: Kardeşlerden Oya Yetişkin’in diğerlerinden daha sonra öldüğü belirlendi. Siyanürlü meyve suyunu önce kardeşlerine içirdiği sonra da kendisinin içtiği ihtimali üzerinde duruluyor. İstanbul Valiliği, Adli Tıp’tan gelen ön otopsi raporunda ölümcül miktarda siyanür tespit edildiğini, ölüme yol açacak başka bir bulgu olmadığını açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada ise 4 kardeşin ölüm saatinin ardışık olup olmadığının Adli Tıp Kurumu’nca hazırlanacak rapor sonucunda belli olacağı ifade edildi. Ayrıca siyanür notunun dış kapıda değil, salonun kapısında asılı olduğu belirtildi. Polisin, evde biri kadın, biri erkek iki kardeşi yan yana sırtüstü yatar vaziyette bir odada, diğer kardeşleri de ayrı odalarda biri sırtüstü, biri yüzüstü yatar vaziyette bulduğu belirtildi.
"KARDEŞLERİNE KIZIYORDU"
"Son dönemlerini yokluk içinde geçirdiler. Babaları Mersin’de yaşıyordu. Vefat ettiğinde bir miras kalmış bunlara. O sıralar ev sahibi de Oya ve Kamuran’dan borç para istemiş. Bunlar o parayı vermiş. Bankadan da kredi çekmişlerdi. Oya’nın maaşına haciz geldi. İstanbul’da modellik yaptığı işten iyi para kazanamıyordu. Bursa’da modellik işi bulmuştu. Son üç dört yıldır Bursa’ya gidip geliyordu. Orada kalıyordu bazen. Eve para yolluyordu. Kardeşleri de çalışmadığı için durumları kötüydü. Geçen yaz birlikte Silivri’de Oya ile tatil yaptık. Yol parasını gönderdim. Bunalımdaydı. Kardeşleri çalışmadığı için kızıyordu. Bana ‘Kardeşlerimin hepsi benim elime bakıyor. Bana bir şey olsa onlar ölür. Ben de yaşamak istemiyorum. Ben ölürsem onlar da ölmeli. Yoksa perişan olurlar’ dedi. Ben çok şaşırdım bu cümle karşısında. ‘Yok öyle şey olur mu’ dedim. Parasızlık moralini bozuyordu. Her yere borçları varmış, bana hepsini anlatmazdı. Sonradan öğrendim."
"Ben Oya’ya para yardımı yapıyordum. Ama kimseden yardım almak istemiyordu. Ramazanlarda evlerine erzak gönderiyordum. Kabul etmiyordu. Zorla veriyordum. Geçen yıl haciz gelmişti evine. Gittiğimde eşyaların yarısını topladıklarını gördüm. Devletten yardım alması için ikna etmeye çalıştım. Kamuran bana ‘Bizden daha kötü durumda insanlar var’ diyerek istemiyordu. Gururlu insanlardı. Bir defasında zorla Yaşar’a alışveriş kartı verdim. Aynı zamanda kardeşlere iş bakıyordum."
"Kamuran ile en son, olaydan beş gün önce konuşmuştuk. Parasızlık olaylarından dolayı morali bozuktu. ‘Bize bir şey olursa, bizimle ilgilen’ dedi. Anlamamıştım o cümlesini o zaman. Ama ben siyanür içme olayının Oya’dan kaynaklandığını düşünüyorum. Siyanürü nasıl buldu, nasıl aldı bilmiyorum. Oya biraz asabi, çok laf dinlemeyen bir insandı. Duyduğuma göre Oya kapıya not bırakıp son olarak o canına kıymış. Parasızlık ve muhtaçlık duygusu onu perişan ediyordu. Hiç keyfi yoktu. Sürekli ek işler bulmaya çalışıyordu."
"CENAZELER SAHİPSİZ KALDI"
Cüneyt Yetişkin (48), Oya Yetişkin (54), Kamuran Yetişkin (60) ve Yaşar Yetişkin’in (56) cenazeleri hiçbir akrabaları olmadığı için Adli Tıp Kurumu’nda bekletiliyor. Prosedüre göre cenazeleri yalnızca kan bağı olanlar teslim alabiliyor. Cenazeler 21 gün içinde teslim alınmazsa kimsesizler mezarlığında toprağa veriliyor. Yetişkin kardeşlerin tek yakını olan Serpil Alkan, cenazeleri teslim alabilmek için soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde model olarak çalışan Oya Yetişkin’in ölümünün ardından büstü okulda sergilenmeye başlandı. Öğrenciler tarafından yapılan büstün yanına çiçekler konuldu. 
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS